BAL, BAR, BALIK, BALÇIK
Tarih: 10.4.2018 08:01:34 / 7688okunma / 0yorum
Murat ERTAŞ

 

Zaman zaman sosyal medya hesabımdan bazı kelimelerin anlambilim açıdan incelemesini takipçilerimle paylaşıyor, kelimeyi tartışıyoruz. İlginç kelimeleri dikkate sunuyorum. Dedim ya zaman zaman…  Bu kelimelerden biri “balık”. İşin ilgilisi için bilinen bir kelime; ancak bu işe yeni yeni merak salanlar için ilginç… Hele ülkemizde ideolojik yaklaşımların kelimeleri esir ettiğini hesaba katar ve şehir/kent tartışmasını da hatırlarsak, Eski Türkçe´deki “balık”ı da bilelim derim.

Hanbalık, Semerkent (Semerkant), Taşkent, şehir ve Medine… kelimelerini inceleyeceğiz…

 

“Şehir” kelimesinin Eski Türkçe´deki karşılığı “balık”. Eski Türkçe´de “balk” kale demek, “balık” şehir. Balık kelimesinin”balçık” kelimesiyle ilgisi olduğu düşünülebilir. Balçık, çamur… Çamurdan balçıktan yapılan kerpiç evlerin bulunduğu yerleşim yeri… Göçebelerin yaşadığı yere ise daha “oba” kelimesiyle karşılanır.

 

Balık kelimesinin köken itibariyle “bar-“ ile de ilgili olduğu düşünülmektedir. Bar-mak, varmak… Barmak, barılan yer, bir yeri yaşanılacak yer yapmak… “Ev bark” ikilemesinde geçen “bark/ barık” ve hatta “barınak” kelimelerini de dikkate aldığımızda balıkın barıkla ilgisi olsa gerek.

 

Konuyu biraz daha detaylandırdığımızda kelime “ba” köküne kadar iner. İlk kelimelerin seslerden oluştuğun hakikatiyle “ba” sesinin Türkçe´de “içine girmek” anlamı taşıdığı göz önünde bulundurulursa, balçığın/bataklığın içine çeken anlamı, balığın denizin/suyun içine girmiş canlı anlamı “balık” kelimesinin sığınılan yer anlamına geldiğini kuvvetlendiriyor.

 

Divânu Lügati´t-Türk´te “balk/balık” kale, şehir; “balıklık” ise çamurlu yer olarak açıklanmıştır.

 

Kelimeyle ilgili İslam Ansiklopedisi´ndeki bilgiler yeterince aydınlatıcı:

“Kale” ve “saray” mânasını da ihtiva eden kelimeye Türkçe metinlerde “şehir” anlamında ilk defa Orhun âbidelerinde rastlanır. Göktürkler İlteriş Kağan´ın 680 yılında devleti yeniden teşkilâtlandırdığını işitince “balıktakiler dağa çıkmış, dağdakiler de aşağı inmişti.” Tonyukuk Kitâbesi´nde de Çin´e yapılan Türk akınlarından bahsedilirken Çin şehirleri balık sözü ile anılmaktadır. Kitâbede Tonyukuk, bir akın sırasında yirmi üç Çin balığını tahrip ettiğinden ve Çin´in doğusunda bulunan Şantungbalık´tan söz eder. Göktürkler´in kuzey ve doğusunda yaşayan Dokuz Oğuz Türkleri´nin ise Togubalık adlı bir şehirleri vardı.

Aurel Stein tarafından Tunhuang şehrinde bulunan ve V. Thomsen tarafından okunan Göktürk yazısı ile yazılmış bir el yazmasında Turfan şehrine Koçubalık denmektedir. Yine Göktürkçe yazılmış Ongin Yazıtı´nda “kamug balıkka tegdim” (bütün şehirlere yetiştim) cümlesi geçmektedir ki bu şehirlerin Dokuz Oğuz şehirleri olması muhtemeldir.

Uygurlar büyük şehirleri küçük şehirlerden “ulug balık” adıyla ayırıyorlardı. Uygur Hâkanı Moyen-çor (747-759), Orhun ile Selenga´nın birleştiği bölgede Baybalık adlı şehrini Çinli ve Soğdlu ustalara yaptırmıştı. Yine Moyen-çor zamanında Karabalgasun yanında kurulan bir diğer şehir de Ordubalık adını taşıyordu. Uygur Hâkanlığı´nın meşhur başşehrinin adı ise Beşbalık´tı. Yengibalık veya Yangıbalık da Uygurlar´ın bir diğer şehriydi. Fakat daha sonraki Türk şehirlerine de bu ad sık sık verilmiştir. Yine Uygur şehirleri arasında Canbalık adını taşıyan başka bir şehir daha vardı.

Hazar Hâkanlığı´nın başşehri olan İtil şehrinin bir diğer adı Hanbalık´tı. Hatunun oturduğu şehre de Hatunbalık deniliyordu. Bunun yanında Asya´daki Karakorum ve Pekin şehirleri Hanbalık adıyla tanınmışlardı. Ayrıca bazı seyyahlar Pekin şehri için İlibalık deyimini de kullanmışlardır.

Eski Türkler´de balık sözünün diğer bir mânası da “çamur”dur ve balçık kelimesi buradan gelmektedir. Fakat bu anlam yalnız Oğuz Türkleri´nde görülüyordu. Bugün eski Türkler´in yaptıkları şehirlerden herhangi bir iz kalmamış gibidir. Bunun sebebi balık sözü ile açıklanabilir. Kelime aslında “bal” kökü ile bir nevi toprağı ifade etmekteydi ve Türkler´in kurdukları şehirlerdeki binalar da daha çok çamur-toprak (kerpiç) ile yapılmıştı. Bazı Çin kaynaklarında Asya Hunları´nın evlerini “dövülmüş toprak”tan yaptıklarına işaret edilmektedir.

Türkçe balık sözü daha sonra Moğolca´ya da geçmiştir. Moğol kaynakları şehirleri balakat sözü ile anıyorlardı. Moğolca balakat veya balgat kelimeleri balık sözünün çoğul şeklidir.

Balık kelimesi Uygurlar´ın son zamanlarına doğru, yerini Soğdca´dan gelen kent ve Farsça şehir kelimelerine bırakarak unutulmuştur.

 

Anahtar Kelimeler: BALIK, BALÇIK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SIKI KAPANIYORUZ! (22 Şubat 2018 - Perşembe)
İSİMBİLİM (Antroponim) (16 Şubat 2018 - Cuma)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

İlginç bilgiler 7
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları