Nerede Büyük Bir Proje Orada Bir Rüstem!
Tarih: 13.4.2018 08:00:12 / 329okunma / 0yorum
Vahdet Nafiz AKSU

 

 

ABD işgal ve zulüm imparatorluğunun ülkemizdeki fitne merkezidir İncirlik Üssü. Memleket ahvalini ele aldığımız birçok dost sohbetinde gündemimizi işgal etmiştir üssün ülke ve bölge coğrafyasına etkileri.

Soğuk savaşın yoğun dönemlerinde buranın Sovyet tehdidine karşı etkili bir kale olduğu fikrinde olan çok sayıda aydın vardı. Tabii karşı olanlar da az değildi.

*

Beni bu tür sohbetlerde en tedirgin eden husus, üste nükleer başlıklı füzelerin bulunduğuna dair iddialardı.

Ne zaman “İncirlik/Nükleer Füze”  muhabbetlerine muhatap olsam “Acaba Türkiye´nin nükleer silah ürettiği, bu ileri teknolojiye sahip olduğu günleri görebilecek miyim?” diye iç geçirir, hayıflanırdım.

*

Beni ülkem adına sıkıntılara gark eden bir haber okumuştum yıllar önce. İran´da 70´li yılların sonu ve 80´li yılların başında Şahab füze projesi sonuca ulaşmıştı. Bir köşe yazısında diyordu ki " İran bu füzelerle istese bizim boğaz köprüsünü bile uzaktan imha edebilir."

Evet, İran dost bir ülkeydi,  Kasr-ı Şirin Antlaşmasından beri aramızda ciddi bir sorun yaşanmamıştı.

Buna rağmen, bölgenin Türkiye ile hükümranlık yarışına girebilecek yegâne ülkesinin bize böyle ciddi alanlarda fark atması canımı çok sıkmıştı.

Diyordum ki bu konuları konuştuğumuz dostlara “ Ülkemiz için asıl büyük tehdit bu gibi gelişmeler, hatta PKK´dan bile.” Abartılı bulunuyordu bu değerlendirmelerim.

Büyük ambargolarla bunalan İran uzun menzilli füze projeleriyle uğraşırken, bir yandan da nükleer denemeler yapıyor, bu alanda ABD´ye bile kafa tutuyordu.

Bizim ordumuza musallat olan gayri milli çeteler ise milli iradeye pranga vurmakla meşguldü o sıralar. Darbe, muhtıra, mektup zinciri, maalesef NATO/FETÖ ittifakıyla milletin tepesinden bomba yağdırma ihanetine kadar vardı

*

Çok şükür milli bir uyanış, silkiniş şuuruyla karanlık dönemler yerini aydınlık sabahlara bıraktı. Ordumuz, ileri teknoloji devrimiyle kendi silahını, mühimmatını üretip, bunlarla yedi düvele karşı zaferler kazanıyor artık. İşte Fırat Kalkanı, Afrin.

*

Çünkü geleceğe emin adımla yürüyen Türkiye´nin bu çetin, iç ve dış hain kaynayan coğrafyada nükleer güç olmadan tutunması mümkün değil. Bu, sabırla sebatla, gayretle kat edilecek uzun, meşakkatli bir yol. O yola çıktık, milli nükleer bilgi ve tesis üretiminin ilk adımını Akkuyu ile atmış olduk işte.

Santrali´nin temelinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin´in katıldığı törenle atılması Türkiye için bir dönüm noktası. Bu tesisin Türk nükleer bilim adamları için bir atölye, bir başlama merkezi olacağına inanıyorum. Hayırlı olsun.

İnşallah sıra santral ötesi milli nükleer projelerimizin hayata geçirilmesinde, Türkiye´nin nükleer silaha sahip bir ülke olmasında.

*

Bu büyük projeye çevresel kaygılarla samimiyetle itiraz edenlere diyeceğimiz yok. Elbette gerekli tedbirler alınmalı, alınıyor da.

Ancak malum istemezükçü geleneksel büyük proje muhaliflerinin bu tarihi gelişmeyi hazmedemeyişleri hazindir.

Hazindir ama ne ilktir, ne son olacaktır.

Boğazın ilk köprüsünden, duble yollara, dev havalimanları projelerine kadar her büyük işe kırmızı kart gösteren bu zihniyetin kökleri çok eskilere dayanıyor. Yazımızı, payitahta göç akınını önlemek gerekçesiyle, Muhteşem Süleyman´ın büyük bir projesine itiraz eden Rüstem Paşa´nın öyküsüyle bitirelim.

*

Kanuni Sultan Süleyman 35 kilometre öteye atla gidip su keşfetmiş, Mimar Sinan´a soruyor: «Bu suyu hendese ile İstanbul´a getirtmek mümkün müdür?»

Koca Sinan arz ediyor:

«Mümkündür ama yol boyu dört sıra kese akçe dizilse, o kadar masraf olur.»

Bütçe meselesi tabi. O halledilir de devşirme Rüstem engeli var bir de.

Diyor ki:

«O zaman İstanbul´da su bollaşır, yaşamak kolaylaşır, herkes buraya akın eder. Sonuçta hayat pahalılaşır. Bu suyun getirilmesi caiz değildir.»

Velhasılıkelam, Rüstem damarı hiç eksik olmadı bu diyarlarda.

Nerede büyük bir proje orada nice çağdaş Rüstem!

Anahtar Kelimeler: Nerede, Büyük, Proje, Orada, Rüstem
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bunu Gerçekten Yapabiliriz (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah Şu İçimizdeki Tramp´lar (04 Eylül 2018 - Salı)
Şen Ol Köyüm Şen Ol Sende Nem Kaldı (28 Ağustos 2018 - Salı)
Bir Savaş mı Bu? (14 Ağustos 2018 - Salı)
Tuğlanın Altındaki Karıncalar (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Bugün Şehrimiz İçin Ne Yapacağız (31 Temmuz 2018 - Salı)
Kurucu Şehir Olmanın Haklı Gururu (24 Temmuz 2018 - Salı)
Vereceğimiz Bir Can, Vatana Millete Kurban! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
MANŞETLERE YAKIŞAN ERZURUM (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Seçen Seçilen İlişkisi (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Tabanıyassızadeler… (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Gülleri Soldu, Bülbüller Perişan (01 Mayıs 2018 - Salı)
Erzurum´un Seçimi (24 Nisan 2018 - Salı)
Erzurum Lisesi´ni Nasıl Bilirdiniz? (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Kaplıcada Erzurum´u Düşündüm (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜL KOKLUYOR EL BURUNLAR (02 Ocak 2018 - Salı)
İÇİMİZDEKİ KUDÜS (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Dilsiz Şeytan Olmamak Lazım… (12 Aralık 2017 - Salı)
AKILLI TELEFONUMU SEVİYORUM (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Ah Şu Metal Yorgunları (14 Kasım 2017 - Salı)
AK Partideki Değişim İradesi (31 Ekim 2017 - Salı)
MÜFTÜ KIYSIN NİKÂHIMI… (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ordun Seferde İse Eğer… (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİYASET VE DEĞİŞİM… (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gıda Sanayii Hep Gündemimizde Olmalı (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Gidip Şu Musul´u Alalım! (19 Eylül 2017 - Salı)
BİZİM BİR HALİSE TEYZEMİZ VARDI... (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Ürünsüz Şehir, Yarınsız Şehir (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
SOHBET OLA BERİ GELE (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Bu Türkiyeliler Garipleri Dövücüler midir? (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İL BAŞKANI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
EFKAN ALA´YA YENİ GÖREV BEKLİYORUZ (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM SOSYAL MEDYA ATÖLYESİ (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM KİTAP FUARI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EĞİLMEZSEN, GÖLGEN BİLE DİK OLUR! (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUMLUNUN ELİ TUTULMAZ… (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANDIK MÜBAREK BİR KUTUDUR! (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
EVET´İN GÜÇLÜ AYAK SESLERİ… (14 Nisan 2017 - Cuma)
ERZURUM NEREYE, NASIL, NE ZAMAN? (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ, GEÇİLEMEYECEK! (20 Mart 2017 - Pazartesi)
NARMAN´IN PERİ KANATLARI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
 EVET (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEREDEN ÇIKARDIN ŞU ÇOBAN MESELESİNİ? (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İNSAN NASIL ÖLÜR BİLİR MİSİNİZ? (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
ERZURUM´UN TEŞVİKLE İMTİHANI (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
RAFLARDAKİ ERZURUM (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
GÖKYÜZÜNÜN MELEKLERİYLE BİR UZUN GECE (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
ŞU HEMŞEHRİ SERMAYE HALA NAZLANIYOR MU? (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Ankara´da Bir Dost Yemeği (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
8 ARALIK´TA ERZURUM GÜNLERİNDE BULUŞALIM (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
DİYANET ERZURUM İSLAM AKADEMİSİ (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

İlginç Bilgiler 6
Dolma iç için kullanacağınız pirincinizi mutlaka ılık suda bekletip yumuşatın ve nişastasından arındırmak için birkaç defa sudan geçirin. Böylece içinin sert kalmasını önlersiniz. Dolmamızın daha lezzetli olması için sızma zeytinyağı kullanın.

Dolma - Sarma Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları