Seçen Seçilen İlişkisi
Tarih: 28.5.2018 08:01:54 / 775okunma / 0yorum
Vahdet Nafiz AKSU

 

 

 

Yıllardır müşahede ettiğim bir gerçek var.

Helal oylarımızla iş başına getirdiğimiz siyasetçi dostlarımıza karşı iki davranış biçimi sergiliyoruz.

Kendilerini gördüğümüzde asla hürmette kusur etmiyoruz, bihakkın karşılayıp uğurluyoruz, izzet ikramdan geri durmuyoruz. Bu birinci, aleni davranış biçimimiz.

Bir de bu zatlar hakkında yedek kanaatlerimiz var. İşte onu gıyaplarında dile getiriyoruz. Onların hazır bulunmadığı dost meclislerinde, yarenliklerde, ayaküstü sohbetlerde seçtiklerimize karşı yeterince kibar ve hakşinas olmuyor bazılarımız. Haklı haksız çok eleştiriyoruz onları, hani debbağın sevdiği deriyi yerden yere vurması gibi, eleştiri oklarını yüreklerine nişan alıyoruz.

Bir şey daha dikkatimi çekiyor, atanmışlara karşı sanki biraz daha müsamahakârız. Mesela bir valiye, kaymakama, bürokrata fazla ilişmiyoruz, kabahatlerini görmezden gelme eğilimindeyiz.

Sanırım seçilmiş kadroların yetki ve sorumluluklarını abartıyoruz biraz. Onları her kelamları padişah buyruğu kişiler zannediyoruz. Kanun, mevzuat, kuralın bağlamadığı Süpermenler farz ediyoruz. Böyle olunca da beklentilerimiz makulün dışına taşıyor.

Aklım kesmiş keseli seçenle seçilen ilişkilerindeki sorunlu alanlar dikkatimi çekmiştir hep, başta da söylediğim gibi.

Şark medeniyetinde tenkit müessesesi pek gelişmemiştir, diyenler haksız sayılmaz. Ya sınırsız övgü yahut insafsızca eleştiri sağanağı hâkimdir bizde.

Adalet terazisinin bir kefesine kusurları, diğerine marifetleri koyup tartmayız, ya iyilik gözümüzü kapatırız, ya kusur gözümüzü körleştiririz.

Bu iyi değil… Yiğidin hakkını yiğide vermektir adalet. Mertlik, dostu edep dairesinde dostça uyarmaktır. Özellikle yetkili mevkilerdeki dostlarımıza en büyük hediyemiz, onların yanlışlarını, hatalarını, kusurlarını yüzlerine söylemek, adap ve edebince ikaz etmektir.

Yüzüne söylemediğimiz şeyleri, arkasından saydırmak, gıybet çukurlarına yuvarlanmak değil midir? Ve hak etmişlerse övgüyü de esirgememeliyiz hizmet erbabından, hem yüzüne karşı, hem gıyabında. Marifet iltifat dengesi şanlı vicdanların alametifarikasıdır çünkü. Kusur olarak sıraladıklarım elbette ekseriyeti, derin milleti, makul çoğunluğu itham etmeyen genel tespitler, gözlemler…

Makam mevki sahibi dostlarımızı kelamıkibar ile uyarmak boynumuzun borcu dedik ya. Yıllar önce makam mevki sahibi bir ahbabın misafiriydim. Birkaç ziyaretçi geldi, dertlerini anlattı. Dostum, kibarca özür dileyerek talepleri konusunda bir gelişme elde edemediğini,  bu konudaki iyi niyetinden emin olmalarını rica etti. Talep sahibi genç gözleri çakmak çakmak, ama son derece terbiyeli bir tavırla şöyle dedi: “ Efendim, iyi niyetinizden hiç kuşkumuz yok, bu konuda eksik olan çabanız değil, dirayetiniz!” Evet, evet aynen böyle dedi, müsaade istedi ve gitti. Ahbabım sarsıldı, “Haklı, bana müthiş bir ders verdi bu genç kızımız.” dedi.

İyi niyetle uğraştığı halde, belki yeterince ağırlık koyamadığından, belki kredisini sonuna kadar kullanmadığı için dostlarına yardımcı olamayan arkadaşlarımın çaresizliklerine şahit oldukça bu hadiseyi hatırlayıp tebessüm eder, “ Kime edeyim şikâyet, ah dirayet, ah dirayet.” Diye mırıldanırım.

Sözün burasında diyeceğim bir şey daha var. 

Hem seçim öncesinde, hem sonrasında seçtiğimiz dostlarımıza elimizden gelen desteği göstermek gibi bir vazifemiz olduğunu unutmamalıyız. Hep isteyen değil, dağarcığımızdakini dostluk sofrasına cömertçe sunan olmak yakışır bize.

 Siyasi heyeti eleştiri, alkış, fikir, öneri ile beslemek münevverin kadirşinaslık, hakşinaslık görevidir, ihmali memleket aleyhinedir.

Şimdi diyeceksiniz ki nereden icap etti bu lakırdılar. Hiç, sadece içimden geldi!

 

 

Anahtar Kelimeler: Seçen, Seçilen, İlişkisi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bunu Gerçekten Yapabiliriz (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah Şu İçimizdeki Tramp´lar (04 Eylül 2018 - Salı)
Şen Ol Köyüm Şen Ol Sende Nem Kaldı (28 Ağustos 2018 - Salı)
Bir Savaş mı Bu? (14 Ağustos 2018 - Salı)
Tuğlanın Altındaki Karıncalar (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Bugün Şehrimiz İçin Ne Yapacağız (31 Temmuz 2018 - Salı)
Kurucu Şehir Olmanın Haklı Gururu (24 Temmuz 2018 - Salı)
Vereceğimiz Bir Can, Vatana Millete Kurban! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
MANŞETLERE YAKIŞAN ERZURUM (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tabanıyassızadeler… (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Gülleri Soldu, Bülbüller Perişan (01 Mayıs 2018 - Salı)
Erzurum´un Seçimi (24 Nisan 2018 - Salı)
Erzurum Lisesi´ni Nasıl Bilirdiniz? (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Kaplıcada Erzurum´u Düşündüm (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜL KOKLUYOR EL BURUNLAR (02 Ocak 2018 - Salı)
İÇİMİZDEKİ KUDÜS (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Dilsiz Şeytan Olmamak Lazım… (12 Aralık 2017 - Salı)
AKILLI TELEFONUMU SEVİYORUM (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Ah Şu Metal Yorgunları (14 Kasım 2017 - Salı)
AK Partideki Değişim İradesi (31 Ekim 2017 - Salı)
MÜFTÜ KIYSIN NİKÂHIMI… (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ordun Seferde İse Eğer… (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİYASET VE DEĞİŞİM… (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gıda Sanayii Hep Gündemimizde Olmalı (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Gidip Şu Musul´u Alalım! (19 Eylül 2017 - Salı)
BİZİM BİR HALİSE TEYZEMİZ VARDI... (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Ürünsüz Şehir, Yarınsız Şehir (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
SOHBET OLA BERİ GELE (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Bu Türkiyeliler Garipleri Dövücüler midir? (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İL BAŞKANI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
EFKAN ALA´YA YENİ GÖREV BEKLİYORUZ (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM SOSYAL MEDYA ATÖLYESİ (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM KİTAP FUARI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EĞİLMEZSEN, GÖLGEN BİLE DİK OLUR! (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUMLUNUN ELİ TUTULMAZ… (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANDIK MÜBAREK BİR KUTUDUR! (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
EVET´İN GÜÇLÜ AYAK SESLERİ… (14 Nisan 2017 - Cuma)
ERZURUM NEREYE, NASIL, NE ZAMAN? (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ, GEÇİLEMEYECEK! (20 Mart 2017 - Pazartesi)
NARMAN´IN PERİ KANATLARI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
 EVET (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEREDEN ÇIKARDIN ŞU ÇOBAN MESELESİNİ? (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İNSAN NASIL ÖLÜR BİLİR MİSİNİZ? (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
ERZURUM´UN TEŞVİKLE İMTİHANI (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
RAFLARDAKİ ERZURUM (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
GÖKYÜZÜNÜN MELEKLERİYLE BİR UZUN GECE (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
ŞU HEMŞEHRİ SERMAYE HALA NAZLANIYOR MU? (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Ankara´da Bir Dost Yemeği (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
8 ARALIK´TA ERZURUM GÜNLERİNDE BULUŞALIM (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
DİYANET ERZURUM İSLAM AKADEMİSİ (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları