SIKI KAPANIYORUZ!
Tarih: 22.2.2018 08:01:51 / 1784okunma / 0yorum
Murat ERTAŞ

                        

Bir hudut ve gümrük şehri olan kadim Türk yurdu Erzurum, Osmanlı döneminde Gürcünün, Yahudinin, Hintlinin, İranlının, Türkmenin, Rumun, Rusun velhasıl 72 milletin yaşadığı ve sosyal hayatı her yönüyle paylaştığı önemli bir kavşak şehriydi.

Şehrin hanlarına gelip giden kervanlar ticareti, kültürü ve sosyal yaşamı zenginleştirip canlı tutuyordu. Erzurum bu haliyle sadece bölge şehri değil, Doğu ve Batı medeniyetleri arasında köprü olan, hinterlandı geniş bir medeniyetler merkeziydi.

Osmanlı devletinin yıkılması, ulus devlet fikriyle Türkiye Cumhuriyeti´nin kurulmasıyla tüm şehirlerde olduğu gibi Erzurum´da da eskiye göre millet çeşitliliği azaldı. Ülkenin dış politikasına (İran, Sovyetler Birliği ve Ermenistan´la olan ilişkiler) bağlı olarak da daha önce yolların kavşağında capcanlı olan Erzurum hızla uzak ve yalnız şehir olmaya başladı. Bir de Doğu cephesindeki savaşların her açıdan perişan etmesini hesaba katarsak Erzurum´un, tarihte iki defa çok ağır yaşadığı ıssızlaşmayı (Moğol İstilası ve Akkoyunlu Karakoyunlu mücadelesi) yeniden yaşadığını söyleyebiliriz. Muhacirlik, göçler, ölümler, afetler…

Erzurum Kongresi´ni yapan ve Doğu´daki harplerin merkezi olan şehir, bu dönemde garnizon özelliğiyle diasporasını sürdürdü, böylelikle önemini harp yıllarında muhafaza etti. Lâkin, şehrin zengin sosyal ve ticaret hayatından söz etmek mümkün değildi.

Erzurum´un virane halini İstanbul´dan 1930´larda gelen gazeteci heyeti ve hükümet müfettişleri tespit edip Erzurum´da zamanın sanki bin yıl geriden geldiğini ifade etmişlerdir. Şehrin geri kalmışlığı ve fukaralığı bu raporlarla sabit kılınmıştır. Hatta bu vesileyle Erzurum´a gelen ve gözlemlerini “Yurttan Yazılar” adlı kitapla kayıt altına alan İsmail Habib Sevük, devletin Erzurum´a borçlu olduğunu vurgulamıştır.

Bu durum, önce 1939´da şimendiferin Sivas´tan Erzurum´a gelmesi, ardından İsmet İnönü´nün Erzurum´u hükümet gündemine alması ve bilhassa Adnan Menderes döneminde Şeker Fabrikası´nın, Atatürk Üniversitesi´nin açılmasına kadar devam etti. Atatürk Üniversitesi Erzurum´un nüfusuna ve nüfuzuna büyük katkı sağladı. Erzurum tekrar dışa açılmaya başladı. Gariban şehirde garnizonun varlığıyla şehrin nüfusuna karışmış subay asker ailelerine Türkiye´nin dört bir yanından gelen bilim adamları, öğrenciler Erzurum´un yüzüne gülen gün gibi oldu. Şehir nüfusu yeniden çeşitlenmeye başladı. Erzurum´da Türkiye´nin her şehrinden insana rastlamak mümkündü. Bu durum Erzurum´un sadece nüfusunu değil ülke genelinde nüfuzunu, lobisini de güçlü kıldı.

Bugün yaşı 40´ın üzerinde birçok milletvekili ve bürokrat, iş ve sanat dünyasından birçok kişi, dünyanın farklı bölgelerinde hizmet veren çok sayıda bilim adamı, iş adamı Atatürk Üniversitesi mezunudur, eğitim yahut askeri vazife nedeniyle yolu Erzurum´dan geçmiştir. İnsan kaynağındaki zenginlik elbet sosyal, kültürel ve ticari hayatı da zenginleştiriyordu.

Önce Üçüncü Ordu´nun Erzincan´a gidişi, daha sonra askeri birliklerin küçülmesi nedeniyle garnizon şehir özelliğinden ve asker nüfusundan olan Erzurum´u 1970´lerden sonra ayakta tutan büyük oranda Atatürk Üniversitesi oldu. Ancak, 1990´ların sonundan itibaren sayıları artan özel üniversiteler ve her şehre açılan devlet üniversiteleri nedeniyle Erzurum süratle farklı şehirlerden, kültürlerden gelen öğrenci nüfusunu kaybetti. Parası olan özel üniversiteye, diğerleri de şehrindeki yahut Batı´da açılan yeni üniversitelere yönelince Erzurum´da sosyo-ekonomik durumu düşük öğrencilerin sayısı arttı. Erzurum´da Erzurumlu ve yakın şehirli öğrencilerin sayısı ziyadesiyle arttı. Erzurum hem nitelikli hocalarını hem paralı ve başarılı öğrenci potansiyelini diğer üniversitelere kaptırdı.

Binaenaleyh Erzurum, Atatürk Üniversitesi´ndeki bu gelişmeler nedeniyle 2000´lerin başında hızla dibe vurmaya başladı.

Yoksul öğrencilerin şehrin ekonomisine en büyük katkısı "tavuk döner" sektöründe olmaktadır. Sonra kafe ve çorbacı... Alışverişin, internet üzerinden yapıldığı bir çağda yaşıyoruz, unutmayalım.

Aileleriyle göç eden asker, öğrenci ve bilim adamı nüfusuyla birlikte ülke genelindeki nüfuzunu, lobisini kaybetmeyle karşı karşıya kalan Erzurum hızla içe kapanmaya, yerelleşmeye başlamıştır artık.

Ağrı´ya Tıp Fakültesi açılıyor... Doğu´dan gelen halktan rahatsız olanlar size müjde...(!) Erzurum ekonomisi daha küçülecek... Birkaç yıl sonra doğunun hastaları Ağrı´dan bu tarafa gelmeyecek. Askeriyede ve üniversitede yaşanan nitelikli göç, beyin göçü Erzurum´un sivil nitelikli insan kaynağını da rüzgârıyla alıp götürmeye başlamıştır. Erzurumlunun kızılelması Batı´ya göç etmek olmuştur artık.

İçe kapanmanın sivil ayağında ise iki tahammülsüz, arızalı çevreden bahsedebiliriz:

İlki;

Kendisini Erzurum´un sahibi sanıp şehirde öne çıkan her girişimciyi, kendilerinin olmadığı her yeni fikri türlü desiselerle, romantik söylemlerle ve zamanında edindikleri muhitlerin baskısıyla olumsuzlayıp etiketleyip, canından bezdirip göçe zorlayan “küçük olsun, bizim olsun” zihniyetindeki üçüncü sınıf şehirliler…

İkincisi;

Senelerdir iliklerine kadar yaşadıkları çok boyutlu mağlubiyet psikolojisi ve özgüven kaybıyla biçimlenmiş kişilerin devlet kadrolarını ellerine geçirme fırsatı yakalamaları neticesinde bu gücü paylaşmama adına, çok geniş çaplı bir içe kapanma, buna bağlı olarak her farklı ses ve farklı görüşü kendilerine karşı bir tehdit ve rakip görmeleridir… Devlet tecrübesizliğini cıbıl kabadayılık psikolojisiyle kapattığını sanan bencil taşralılar…

Velhasıl; biz demiyoruz TÜİK diyor. İller arası genel gelişmişlik düzeyimiz 70.sıralara dayanmış. Her geçen gün sıkı sıkı içe kapanıyoruz… Tükeniyoruz…

Tecrübe edilmiş, görülmüştür ki Erzurum´a el atacaksa devlet el atmalıdır. Aksi halde korkarım kader olacak; bizdeki zihin daralması, içe kapanma, ufuk kaybı, alternatif düşünce yoksulluğu ve eylemsizlik...

 

Anahtar Kelimeler: SIKI, KAPANIYORUZ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BAL, BAR, BALIK, BALÇIK (10 Nisan 2018 - Salı)
İSİMBİLİM (Antroponim) (16 Şubat 2018 - Cuma)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
-Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle) -Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir. -Uranüs çıplak gözle görülen

İlginç Bilgiler 4
deneme deneme

deneme 4