TEVAZU MİLLETVEKİLİNİN GÖNÜL ROZETİDİR
Tarih: 9.7.2018 08:05:55 / 856okunma / 0yorum
Vahdet Nafiz AKSU

Sayın Cumhurbaşkanımız AK Parti´yi yükselten en önemli başlığın tevazu olduğunu ifade ettiler, geçen günkü Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı´ndaki konuşmalarında. 

*"Tevazu ahaliyi hoşnut eder, kibir evliyayı nemrut eder." Diye sevdiğim bir sözü hatırlattı bu güzel konuşma bana. 

Evet, evliyayı Nemrut eden kibir, siyasetçiyi de hem Nemrut, hem berbat ediyor! 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi´nde kırmızı plakaya veda etmiş olsalar da milletvekillerimiz hâlâ demokratik sistemin temel aktörleri arasında yer alıyor. 

Yasama görevinde yoğunlaşacak olmaları, halka hizmet misyonlarını ortadan kaldırmıyor elbette. 

Halk ile Parti, vatandaş ile Külliye arasındaki sağlıklı  iletişimde onların hayati rolü devam edecek şüphesiz yeni modelde de. 

Öyleyse, bir önceki seçimlerin ardından kaleme aldığım şu yazıyı tekrar paylaşabilirim sizinle. 

*

Milletvekilini, bu güzel, sevimli;  muhatabında haklı bir itibar ve saygı uyandıran sıfatın dışında sizce hangi kelime en iyi şekilde tanımlar?

Buna verilecek çeşitli cevaplar olabilir.

Ben ‘Kolaylaştıran adam´ diyorum.

*

Evet, milletvekili kolaylaştırıcıdır.

Halk içinde muteber, efsaneleşmiş siyaset adamlarını şöyle bir hatırınıza getirin. 

Bunların ortak özellikleri ‘kolay ulaşılabilir ve kolaylaştırıcı´ olmalarıdır.

Odaları, eski köy odaları gibi seçmene açık olanlar…

Yüzleri pekmez, turşu satmayanlar…

Hava atmayanlar…

Taleplerin, isteklerin üstüne yatmayanlar…

Samimiyetle mükrim olanlar…

Ellerine, bellerine, dillerine hâkim olanlar…

Sabırlı, sebatlı, sakin olanlar…

Halkın gönlünde taht kurmayı başarmışlardır.

Vakit saat gelip, mazbatalarının günü dolduğunda…

Bile… Böyleleri ‘sürekli itibar nişanı´ ile milletçe ödüllendirilmişlerdir.

Nice bahtlı eskimeyen siyasetçi vardır ki dönemleri bitmiştir, önemleri bitmemiştir ve hiç bitmeyecektir.

Zira millet vefalıdır, vefadar olana… 

Gönül kapısı ebediyen açıktır kafadar olana…

*

Şöyle bir düşünelim.

Başımız dara düştüğünde can havliyle ilk kimin kapısına koşarız?

Kimin telefonunu; kardeş, ağabey, amca rahatlığı ile çevirir,

Kimin e-postasına arzuhalimizi gönül rahatlığı ile göndeririz?

Eşimizin, dostumuzun, akrabamızın her hangi bir işi bürokrasinin hantal çarkına takıldığında kimin tavassutuna ihtiyaç duyarız.

Kolaylaştıran adamların…

Başı dara düşene, işi zora düşene Hızır aleyhisselam gibi yetişenlerin…

Yani gerçek milletvekillerinin…

*

Bir de zorlaştıranlar vardır ki…

Allah ellerine, dillerine, kapılarına düşürmesin…

“Ben böyle küçük işlere bakacak adam mıyım?” afra tafrasıyla yüzlerini ekşitirler, el sürmezler taleplere… Eskiden sigara kutularına yazarlarmış notları, şimdi yırtar atarlar çöplere…

Hem, bir telefonla insanların hayatlarını kolaylaştıracak dirayeti göstermezler, hem de büyük işlerin de üstesinden gelemezler…

Müeyyidesi ağırdır bu ihmalkârlığın; halktan muvakkat ve zorunlu bir saygı görebilirler amma, deruni hürmet ve sevgi göremezler.

*

Kolaylaştıran adamlar…

İyi ki varsınız…

Size halkın çok ihtiyacı var.  

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin” ilahi düsturu sadece dini tebliğ yöntemi değil; Müslüman´ın genel hayat kılavuzudur.

Ne mutlu bu kılavuzla hizmet yoluna çıkan hizmet erbabına… Varacakları yer belli, dünyada başarı, ahrette cennet!

*

Omuzlarında ağır mesuliyetler taşıyan değerli siyasetçilerin;

Büyük projeleri omuzlamak…

Önemli yatırımlara imza atmak…

Şehir kalkınmasına önderlik etmek…

Yerel yönetimlere ağabeylik görevini yerine getirmek gibi ‘büyük işleri de´ var.

Ama büyük adımlarla büyük hedeflere yönelmişken…

‘Bir küçük hamle ile ahalinin hayatını kolaylaştıracak´ işleri de ihmal etmemek lazım.

Küçük küçük büyük adımlardır insanı farklı ve özel kılan.

*

Bu dönem hemşehrilerimizi temsil göreviyle şereflenen kıymetli milletvekillerimize canıgönülden başarı diliyorum. Yakalarına pek yakışan o güzel rozetlerle bizim de iftihar ettiğimizi samimiyetle belirttikten sonra bir hakikati ifade ederek bitirelim yazımızı : Tevazu, Milletvekilinin ebediyen parlayacak gönül rozetidir!

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bunu Gerçekten Yapabiliriz (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah Şu İçimizdeki Tramp´lar (04 Eylül 2018 - Salı)
Şen Ol Köyüm Şen Ol Sende Nem Kaldı (28 Ağustos 2018 - Salı)
Bir Savaş mı Bu? (14 Ağustos 2018 - Salı)
Tuğlanın Altındaki Karıncalar (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Bugün Şehrimiz İçin Ne Yapacağız (31 Temmuz 2018 - Salı)
Kurucu Şehir Olmanın Haklı Gururu (24 Temmuz 2018 - Salı)
Vereceğimiz Bir Can, Vatana Millete Kurban! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
MANŞETLERE YAKIŞAN ERZURUM (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Seçen Seçilen İlişkisi (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Tabanıyassızadeler… (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Gülleri Soldu, Bülbüller Perişan (01 Mayıs 2018 - Salı)
Erzurum´un Seçimi (24 Nisan 2018 - Salı)
Erzurum Lisesi´ni Nasıl Bilirdiniz? (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Kaplıcada Erzurum´u Düşündüm (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜL KOKLUYOR EL BURUNLAR (02 Ocak 2018 - Salı)
İÇİMİZDEKİ KUDÜS (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Dilsiz Şeytan Olmamak Lazım… (12 Aralık 2017 - Salı)
AKILLI TELEFONUMU SEVİYORUM (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Ah Şu Metal Yorgunları (14 Kasım 2017 - Salı)
AK Partideki Değişim İradesi (31 Ekim 2017 - Salı)
MÜFTÜ KIYSIN NİKÂHIMI… (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ordun Seferde İse Eğer… (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİYASET VE DEĞİŞİM… (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gıda Sanayii Hep Gündemimizde Olmalı (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Gidip Şu Musul´u Alalım! (19 Eylül 2017 - Salı)
BİZİM BİR HALİSE TEYZEMİZ VARDI... (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Ürünsüz Şehir, Yarınsız Şehir (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
SOHBET OLA BERİ GELE (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Bu Türkiyeliler Garipleri Dövücüler midir? (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İL BAŞKANI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
EFKAN ALA´YA YENİ GÖREV BEKLİYORUZ (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM SOSYAL MEDYA ATÖLYESİ (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM KİTAP FUARI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EĞİLMEZSEN, GÖLGEN BİLE DİK OLUR! (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUMLUNUN ELİ TUTULMAZ… (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANDIK MÜBAREK BİR KUTUDUR! (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
EVET´İN GÜÇLÜ AYAK SESLERİ… (14 Nisan 2017 - Cuma)
ERZURUM NEREYE, NASIL, NE ZAMAN? (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ, GEÇİLEMEYECEK! (20 Mart 2017 - Pazartesi)
NARMAN´IN PERİ KANATLARI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
 EVET (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEREDEN ÇIKARDIN ŞU ÇOBAN MESELESİNİ? (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İNSAN NASIL ÖLÜR BİLİR MİSİNİZ? (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
ERZURUM´UN TEŞVİKLE İMTİHANI (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
RAFLARDAKİ ERZURUM (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
GÖKYÜZÜNÜN MELEKLERİYLE BİR UZUN GECE (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
ŞU HEMŞEHRİ SERMAYE HALA NAZLANIYOR MU? (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Ankara´da Bir Dost Yemeği (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
8 ARALIK´TA ERZURUM GÜNLERİNDE BULUŞALIM (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
DİYANET ERZURUM İSLAM AKADEMİSİ (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

İlginç Bilgiler 8
Taze deniz ürünlerini hava geçirmez ve kapaklı bir kap içinde buzdolabında saklayın. En fazla iki gün içinde tüketin. Dondurulmuş deniz ürünlerini alışveriş sonrasında orijinal ambalajında derin dondurucuya koyun.

Deniz Ürünleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları