www.erzurumgunebakis.com / Nejmi AKBAŞ
Bireysel kredi kartı kullanıcılarını yakından ilgilendiren önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi.
Yeni uygulamayla birlikte, kişilerin farklı bankalardaki kredi kartı limitleri için üst sınır getirildi. Toplam limitin belirlenen eşiği aşması halinde, bankalar limitleri otomatik olarak düşürebilecek.
Yayımlanan düzenlemeye göre, bir kişinin tüm bankalardaki kredi kartı limitlerinin toplamı 400 bin TL'yi geçemeyecek. Bu tutarın üzerinde limite sahip olan kullanıcıların kartları, herhangi bir başvuruya gerek kalmadan yeniden düzenlenecek. Bankalar, fazla limitleri yüzde 50 ile yüzde 80 arasında değişen oranlarda azaltacak.
Yüksek Limitlere Otomatik Müdahale
Yeni sistem özellikle geliriyle orantısız şekilde yüksek kredi kartı limiti bulunan kullanıcıları kapsıyor. Son bir yıl içinde en yüksek harcamanın yapıldığı hesap kesim dönemleri esas alınarak, kullanılmayan limitler kademeli olarak düşürülecek. Böylece kontrolsüz harcama ve artan borç yükünün önüne geçilmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, bu uygulamanın özellikle birden fazla bankadan yüksek limitli kart kullanan kişiler için sürpriz etkisi yaratabileceğini belirtiyor. Kart sahiplerinin, limit düşüşlerini hesap özetlerinde ve mobil bankacılık uygulamalarında yakından takip etmeleri öneriliyor.
Limitler Artık Gelire Göre Belirlenecek
Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise kredi kartı limitlerinin belirlenme kriterinin tamamen değişmesi oldu. Yeni dönemde kredi kartı limitleri, belgelenebilir gelir esas alınarak belirlenecek. Bankalara bu sisteme uyum sağlamaları için belirli bir geçiş süresi tanındı.
Buna göre;
Borçlular İçin Yapılandırma İmkânı
Yeni sınırlamalarla birlikte mevcut borç yükü olan kullanıcılar için de bir kolaylık sağlandı. Ödenmemiş kredi kartı borçları ve gecikmeye düşmüş bireysel krediler, belirli şartlar altında 48 aya kadar yeniden yapılandırılabilecek. Bu imkândan yararlanmak isteyenlerin, tanınan süre içinde başvuru yapmaları gerekiyor.
Ekonomi çevreleri, atılan bu adımların kredi kartı kullanımında daha temkinli bir dönemin başlangıcı olacağını ve bireysel borçlanma alışkanlıklarını önemli ölçüde etkileyeceğini değerlendiriyor.
