Atatürk Üniversitesi'ni THE’ye aldılar: "İyi Bilim İnsanı, İyi Yönetici Değil" Eleştirisi ve Şehirle Bütünleşme Çağrısı

Erzurum'da SAR TV'de yayınlanan "Basın Bülteni" programının ikinci bölümünde konuşmacılar Cemil Sarıtaş ve Yücel Akbaş, Atatürk Üniversitesi'nin güncel gelişmelerini ve yönetim anlayışını sert bir dille masaya yatırdı.

Tarih: 02.02.2026 11:34 Güncelleme: 02.02.2026 11:34

Atatürk Üniversitesi

www.erzurumgunebakis.com / Haber Merkezi

Erzurum'da SAR TV'de yayınlanan "Basın Bülteni" programının ikinci bölümünde konuşmacılar Cemil Sarıtaş ve Yücel Akbaş, Atatürk Üniversitesi'nin güncel gelişmelerini ve yönetim anlayışını sert bir dille masaya yatırdı. Programda özellikle rektörlük dönemi, uluslararası üniversite sıralamaları ve devam eden ilaç hammaddesi üretim projesi yoğun eleştirilerin odağında yer aldı.

10 Milyon Euro'luk İlaç Hammaddesi Projesi: Büyük Umut mu, Yönetim Zaafı mı?

Atatürk Üniversitesi'nde 88 bilim insanının görev aldığı stratejik ilaç hammaddesi üretim projesi, Sağlık Bakanlığı ve YÖK desteğiyle yaklaşık 7 aydır sürüyor. Ateş düşürücü, ağrı kesici, morfin ve kalp ilaçları gibi 11 grupta etken madde üretimini hedefleyen çalışma, Evyap'ın yaklaşık 10 milyon Euro'ya yakın bina ve fabrika desteğiyle güçlendirildi.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu'nun açıklamalarına atıfta bulunulan programda, proje "önemli bir adım" olarak nitelendirilse de eleştiriler ağır bastı. Konuşmacılar, daha önce üniversitede şeker hastalığı ve yara iyileşmesi üzerine değerli bir ilaç çalışması yapan bir akademisyenin patent alamamasını örnek göstererek, "Başarılı çalışmalar yönetim zaafiyeti nedeniyle sekteye uğruyor" değerlendirmesinde bulundu.

Vurgulanan nokta şu oldu: Bilim insanları emek veriyor, ancak başarı yönetim yeteneğine bağlı. "İyi bir bilim insanı olabilir, ama iyi yönetici değil" ifadesiyle rektörlük performansı doğrudan hedef alındı.

Uluslararası Sıralamalarda Atatürk Üniversitesi: "THE Alınıyoruz" Tepkisi

Programın en sert bölümlerinden biri, dünya çapında 40 bin üniversiteyi değerlendiren bir kuruluşun sıralamalarına ayrıldı. Konuşmacılar, bu tür sıralamaların "herkesi mutlu etmek" için geniş kriterler kullandığını, ilk 1000'e bile girmenin kolaylaştırıldığını savundu.

Türkiye'den ilk 10 ve ilk 100'de üniversite olmadığını, ilk 500 ve ilk 1000'de de Atatürk Üniversitesi'nin yer almadığını belirten konuşmacılar, sıralamaların "Barış Manço'nun 7'den 77'ye puanlaması" gibi yapay olduğunu iddia etti. "Üniversitemiz tiye alınmış durumda" denilerek, rektörün bu sıralamaları ciddiye alıp paylaşması eleştirildi.

Beş ana kriter üzerinden yapılan değerlendirmede Türkiye'nin yokluğu vurgulandı; Amerika, Singapur, Çin, İsveç ve Avusturalya gibi ülkelerin üniversiteleri listede yer alırken Türkiye'nin eksikliği "kompleks" ve "mücadele" gerekçeleriyle açıklandı.

"Şehre Dokunmak Zorundasınız": Üniversite-Şehir Bütünleşmesi Çağrısı

Programda en çok tekrarlanan tema, Atatürk Üniversitesi'nin Erzurum'a yeterince "dokunmadığı" oldu. Mimarlık, mühendislik ve ziraat fakültelerinin şehre katkı sağlaması gerektiği belirtilerek, TOKİ projeleri, kongre binası gibi konularda eleştiriler getirildi.

Geçmişten ders alınmalı vurgusu yapıldı: "Yaşar Sütbeyaz gibi vizyoner bir değerin kıymeti bilinmedi" denilerek, üniversite yönetiminin şehre fayda sağlamazsa pişmanlık duyacağı ifade edildi. "Sınıf oluşturmaya çalışıyorsunuz, başarılı olamayacaksınız" uyarısı dikkat çekti.

Sonuç: Başarı mı, Başarısızlık mı? 5-6 Yıl Sonra Görünecek

Konuşmacılar, 10 milyon Euro'luk kaynak ve 88 bilim insanının emeğiyle yürütülen projenin başarısız olmasını kimsenin istemediğini belirterek sözlerini tamamladı: “Başarısızlık olursa kimse mutlu olmaz. Ama yönetim zaafı sürerse, Atatürk Üniversitesi en kötü dönemlerinden birini yaşayacak. Bunu hep birlikte göreceğiz.”

Program, üniversite yönetiminin bilimsel başarıları şehre ve ülkeye dönüştürme sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiği mesajıyla sona erdi. Erzurum kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Basın Bülteni", Atatürk Üniversitesi'nin hem potansiyelini hem de eleştirileri gündeme taşımaya devam ediyor.