www.erzurumgunebakis.com / Nejmi AKBAŞ
İş hayatında ani alınan ayrılık kararları, çoğu zaman beklenmeyen mali sonuçları beraberinde getiriyor. Özellikle bildirim süresine uymadan yapılan istifalar, çalışanların hem kıdem tazminatından mahrum kalmasına hem de işverene ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğüyle karşılaşmasına yol açabiliyor.
Bildirim Süresine Dikkat Edilmeli
Bir işyerinden ayrılmak isteyen çalışanın, görev süresine bağlı olarak belirli bir süre önceden işverene yazılı bildirimde bulunması gerekiyor. Çalışma süresi arttıkça bu bildirim süresi de uzuyor.
Bu süreler, iş sözleşmesiyle artırılabilse de azaltılamıyor. Bildirim yapılmadan işten ayrılmak, çalışan açısından ciddi maddi yük anlamına geliyor.
İhbar Tazminatı Nasıl Hesaplanıyor?
Bildirim süresine uymadan işten ayrılan çalışan, bu süreye karşılık gelen ücret tutarında ihbar tazminatı ödemek zorunda kalıyor. Hesaplama yapılırken yalnızca maaş değil; yemek, yol ve benzeri düzenli ek ödemeler de dikkate alınıyor. Bu da ödenecek tutarın daha yüksek çıkmasına neden olabiliyor.
Her İstifada Tazminat Ödenmez
Bazı durumlarda çalışanlar, ihbar tazminatı ödemeden işten ayrılabiliyor. Ücretin zamanında ödenmemesi, işyerinde sağlığı tehdit eden koşulların oluşması ya da çalışanın onurunu zedeleyici davranışlarla karşılaşması gibi haklı sebeplerle yapılan fesihlerde bildirim zorunluluğu ortadan kalkıyor.
Askerlik veya emeklilik gibi nedenlerle yapılan işten ayrılmalarda da ihbar süresine uyma şartı aranmazken, çalışanların ayrılık sürecini dikkatli planlaması olası maddi kayıpların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
