Melez Irklar “Verimi Düşürüyor”

Erzurum’da uzun yıllardır profesyonel olarak bal üretimi yapan Turgut Mollaoğlu, son yıllarda bal rekoltesinde yaşanan düşüşün yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını söyledi.

Tarih: 21.01.2026 17:14 Güncelleme: 21.01.2026 17:14
Melez Irklar “Verimi Düşürüyor”

www.erzurumgunebakis.com / Alpaslan CENGİZ

Erzurum’da uzun yıllardır profesyonel olarak bal üretimi yapan Turgut Mollaoğlu, son yıllarda bal rekoltesinde yaşanan düşüşün yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını söyledi.

Mollaoğlu, gezgin arıcılığın yaygınlaşmasıyla birlikte Erzurum’un doğal eko tipine uyumlu arı ırklarının giderek azaldığını vurguladı.

Mollaoğlu, “İklim değişikliği elbette etkili ama rekoltedeki düşüşün temel nedeni bu değil. Asıl sorun, bölgeye adapte olmuş yerli arı ırklarını kaybetmemiz. Erzurum soğuk iklimli ve rakımı yüksek bir bölge. Buraya uygun olmayan ırklarla çalışıldığında verim ciddi şekilde düşüyor” dedi.

“Asıl Sorun Bölgeye Uygun Arı Irklarının Kaybolması”

Bölgede geçmişte Anadolu ve Kafkas arı ırklarının yaygın olduğunu ifade eden Mollaoğlu, günümüzde bu ırkların yerini melez türlerin aldığını söyledi. Karniyol, Belfast, Gold ve Ligustica gibi ırkların bölgede yaygınlaştığını belirten Mollaoğlu, bu türlerin Erzurum ekosistemine uygun olmadığını dile getirdi.

“Karniyol bir ırktır ama Belfast gibi türler aslında çaprazlama sonucu elde edilen melezlerdir. İngiltere’de elde edilen bu genetik yapı, Erzurum’un iklimine uygun değil. Bu yüzden koloniler adaptasyon sorunu yaşıyor ve bal verimi düşüyor” diyen Mollaoğlu, Kafkas arı ırkının ise artık Türkiye’de yok denecek kadar azaldığını belirtti.

“Arı Adaptasyon Sağlayamadan Ömrünü Tamamlıyor”

Arıların yaşam süresinin 45 ila 60 gün arasında olduğunu hatırlatan Mollaoğlu, farklı iklimlerden getirilen arıların Erzurum’a uyum sağlayamadan ömrünü tamamladığını söyledi. “Batı illerinden getirilen arılar buraya adapte olana kadar zaten yaşam döngüsünü bitiriyor. Yeni nesil arılar da uygun genetikten gelmediği için zorlanıyor” dedi.

Aynı güçteki kovanlar arasında ciddi farklar görüldüğünü belirten Mollaoğlu, “Aynı ölçüde iki kovan düşünün. Biri kışı Erzurum’da geçirmiş, diğeri batıya gidip gelmiş. Verim arasında ciddi fark var. Bu tamamen bölge adaptasyonu ile ilgili” ifadelerini kullandı.

Atmosfer Kirliliği de Arıcılığı Etkiliyor

Bal üretimini olumsuz etkileyen bir diğer unsurun da hava kirliliği olduğunu dile getiren Mollaoğlu, son yıllarda toz taşınımı ve egzoz gazlarının bitki örtüsünü kirlettiğini söyledi. “Arı çok temiz bir canlıdır. Kirli çiçekten bal almakta zorlanır. Atmosferdeki kirlilik yağmurla toprağa inmeden bitkilerin üzerine çöküyor. Bu da arının işini zorlaştırıyor” dedi.

Arının temizlik konusundaki hassasiyetine dikkat çeken Mollaoğlu, “Arı kış boyunca kovana dışkısını bile bırakmaz. Bu kadar temiz bir canlı, kirlenmiş doğada verimli çalışamaz” şeklinde konuştu.

“Temiz Enerji Arıcılığı da Olumlu Etkiler”

Geleceğe dair umutlu olduğunu belirten Mollaoğlu, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla hava kirliliğinin azalacağını ve bunun arıcılığa da olumlu yansıyacağını düşündüğünü söyledi. “Hava ne kadar temiz olursa, arı da o kadar verimli olur. Bunun etkilerini önümüzdeki yıllarda daha net göreceğimize inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.