1976 yılı bir sonbahar günüydü Erzurum İlim ve Kültür derneğinde oturuyoruz. Saat 14-15 sularında ... O gün nöbetçi Rahmetli Eski TRT spikerlerinden Yusuf Ziya Özkan'dı.
Yusuf bey kültürlü, edebiyatçı ve naif bir insandı. O gün yönetici masasında oturmuş sosyal olayları, tarihsel değişimleri anlatırken yaşı 40-50 arasında birisi geldi. Adamı tanımıyorduk.
Yusuf Bey adama hoş geldin dedikten sonra konuya devam ederken adam birden Yusuf Beyin sözünü keserek şöyle dedi:
Önümüzdeki aylar Türkiye'de insanlar silahlanacak, insanlar birbirini öldürecek. Sizler kendinizi savunmanız gerekecek. Bu nedenle bende silah var siz satayım dedi....
Şok olmuştuk. Yılardır Rahmetli Aykut Edibali "Gençler size yalvarıyorum. Sakın kavgaya girmeyin. Bu kör bir kardeş kavgasıdır. Bunun kazananı yoktur. Bu işin kazananı Emperyalistlerdir. Amanım dikkat edin kardeş kavgasına taraf olmayın" diye bizlere nasihatlerde bulunmuş ve kavgalardan uzak tutmuştu.
Yusuf Bey birden net bir biçimde: "Biz sizi tanımıyoruz. Bu teklifinizi de duymadık. İşitmedik. Derhal burayı terk edin. Yoksa sizi şu tahta merdivenlerden aşağı yuvarlarız dedi...
Adam bir şey demeden kalktı ve gitti... Sonrasında bu kimdi? Niye bize böyle bir teklif yaptı? gibi soruları sorduk. İşte 12 Eylüle bu gerçekleri görmeyenler, bu işi tezgahlayanlar el birliği ile ülkeyi 12 Eylüle taşıdı.
Dolayısıyla Bugüne kadar bu işte görev almış ekonomik, sosyal, siyasal ayağı hala ortaya çıkarılamamıştır. 12 Eylülün gerçek sebepleri mutlaka arşiv belgelerine göre çıkarılmalıdır. Yoksa bu tuzağa düşmeye devam ederiz.
