GEÇEN GÜNKÜ YAZIMDA;
14 Mart Tıp Bayramın öneminden bahsetmiş, iki yıldır salgın nedeni ile toplantı yapılamadığını, dolayısı ile sıkıntıların yeteri kadar konuşulamadığı;
Hekimlerin her olayda önde koştuğunu, takdir edilmeleri gerektiğini,
Çalışırken darp ve tehdit edildiklerini; uzun saat, nöbet …zor çalışmalar yaptıklarını;
PEKİ BU ZULMÜ NASIL YAPIYORLAR? Demiştik, aralıksız 33saat çalıştırmayı!
Kanun yok, yönetmenlik yok, genelge yok!
KLİNİK ŞEFİNİN YA DA BÖLÜM BAŞKANININ İŞARETİ VEYA SÖZLÜ EMRİ VE BAŞHEKİMİN TASTİKİ İLE!
Bölüm başkanı da diyor ki; ‘’ Kesintisiz hizmet veriyoruz, asistan az yetmiyor, böyle çalıştırmaya mecburuz.’’ Çözüm için asistan sayısının/ kadrosunun artırılması lazım…
Bu haksız, hukuksuz ve insanlıktan uzak fiili duruma son verilemez mi?
Ara sıra gündeme geliyor, (Uykusuz ve aşırı yorgun doktorun kaza yapıp öldüğü…günlerde!) değişen bir şey yok…
DARP VE KATLETME: Kaç arkadaşımız öldürüldü, yaralanan ve darp edilenlerin sayısı çok yüksek!
Senelerdir süre geliyor, son yıl ve günlerde artarak devam ediyor… BU ÖNLENMELİ!
M. Akif ERSOY, düşmanlar yurdumuza saldırdığı zaman ne demiş? ‘’ SİPER ET GÖĞSÜNÜ DURSUN BU HAYASIZCA AKIN, ‘’ Şimdi de; siper et elini, kalkanını, DURSUN DOKTORA GELEN BU HAYASIZCA SALDIRI.
Bu el, bu kalkan DEVLETİN ELİ, SAĞLIK BAKANININ KALKANI OLSUN!
Güvenlikçilerin sayıları artırılmalı, eğitimleri ve seçimleri gözden geçirilmeli,
Saldıranların cezaları artırılmalı, af olmamalı.
Kadın ve aile içi şiddet ve cinayetler için: cezalar artırılıyor, bunu destekliyorum.
Bu arada sağlık çalışanlara, DOKTORLARA SALDIRANLAR içinde ağırlaştırma eklenemez mi?
Bayramları tam ve coşkuyla yaşayabilmemiz için, sıkıntıların ve nahoş olayların olmaması lazım.
Dini ve milli bayramların dışında, birde mesleki bayramlar var. İşte o bayramların biri de bizim, TIP BAYRAMIMIZ.
Büyüklerimiz, ağabeylerimiz bu anlamlı günü; bizlere,” Tıbbiyelilere, Doktorlara” armağan etmiş, anmayı, kutlamayı gelenek-âdet haline getirmişler! Devletimizde hoş görüp kabul etmiş.
Getirmişler ki, bugün daha iyi anlaşılsın, anlatılsın, mesleki değerler tartışılsın.
DOKTORLAR bir gün dahi olsa; dinlensin, sevinsin, istediği şekilde davransın, istediği gibi; ailesiyle, eşiyle, dostuyla sevdikleri ile geçirsin!
Bu gerçekleşe biliyor mu? Hayır! Corona Salgını gelmedende geçiremiyorduk!
Değerli Dr. N.D Arkadaşımızın Fani Doktor şiirinden mısralar;
1- “Elimde notlar makale dergi, 5- Rüyalarım bölük pörçük,
2- Akranlarım gezer sokaklarda. 6- Deliksiz uykuya hasretim,
3- Erteledim sevinçlerimi, 7- Yıllar geçer artar yorgunluk,
4- Gençliğim kitaplar arasında. 8- Ne olur anlayın bende insanoğluyum”.
Kendimizi mesleğimizin inceliklerini, yeteri kadar anlatılabiliyor muyuz, Kurumlar, Kuruluşlar ve yetkililer bizleri tam, anlıyorlar mı? Bence hayır!
Bizler tam bir dayanışma içinde miyiz, Bir araya gelebildik mi, gelebilecek miyiz? Bir umut!
Birimizin meselesi hepimizin meselesi, birimizin derdi hepimizin derdi diyebiliyor muyuz? Bence hayır!
Kaç Tıp mensubu, sözlü ve fiziki saldırıya uğradı, hatta hayatını kaybetti! Hangi tabip odaları dile getirdi, kaç kez getirdi? Sağlık müdürleri ne dedi? Medya ne kadar üzerinde durdu?
Bunlar irdelenmeli, üzerinde durulmalı, nedenleri, niçinleri ortaya çıkarılmalı. Kanaatimce, gerekenler yapılmalı.
Sağlık Bakanlığı, bazı güvenlik tedbirleri aldı; ama yetersiz! Çünkü saldırılar ve tehditler devam ediyor…
Salgınlarla savaşan, cankurtaran, acı dindiren; değerli meslek mensuplarına bu yapılır mı?
Bir Doktorun mısraları; (N.D)
1- “Anlamam arsız hiddetten, 3- Anlamam arsız hiddetten,
2- Emeğe karşı şiddetten, 4-Hizmete karşı şiddetten”,
Her Tıp bayramında konuşmalar yapılır, nutuklar atılır, biraz da sorunlara değinilir; ama sorunlar giderilemez, sürer gider!
Sorun ve sıkıntıların giderilmesi dileğiyle, yazı devam edecek.
Hoşça kalın… Uz. Dr. ayhan YİĞİT
