Geçtiğimiz sene, kış yoktu, fazla buzda düşmedi…
Bu sene ocak başına kadar yine kış yoktu, buz kar kazası olmadı; ama olmayacak manasına gelmez, bu nedenle gündemde de yoktu.
Bende bu tatsız kazaları ve maddi kayıpları yazmayayım dedim.
Fakat son günlerde birçok arabanın, buz düşmesi sonucu, hasar gördüğünü ve kişilerin yaralandığını, milletin yakındığını gördüm ve duydum…
Günümüzde, artık buz düşmesi ile insanlar yaralanmamalı ve ölmemeli; arabalarda hurdaya dönmemeli!
Bu tatsız olaylar ve can güvenliğinin tehlikede olması; şehrimiz için bir sürü olumsuzluklar yaratıyor! Bu aziz kentte yaşamayı zorlaştırıyor…
Bu problem senelerdir Erzurum’da yaşanıyor.
Bu sene kaç araba zarar gördü/ görecek, kaç kişi yaralandı/ yaralanacak bilmiyorum. Konuşulanlara bakılırsa, azımsanacak sayıda değil! [ ? ] Hele kışın başındayız!
Peki; bu insanlar, kendilerini nasıl korusunlar? Sokağa, caddeye çıkmasınlar mı, alışveriş yapmasınlar mı, işlerine gitmesinler mi?
Tünelle mi gitsinler, koruyucu patroitlerle mi, yoksa miğfer mi satın alsınlar?
Arabalarını nereye park etsinler?
Buzun düşmesine sebep olan, bu fiili işleyen, ya da gereğini yapmayan, suçlu kim?
Soğuk hava mı, kar mı, buz mu; yoksa bu yanlış ve tehlikeli sistemi yapan, yaptıran insanlar mı?
Burada suç, suçlu ve /veya ihmal bulunmalı. Suçlu aramıyorum…
Fiziki sebep ve sonuç ortada. Sorumlular görmeli, gereken tedbirleri almalı...
Vatandaşlarda bu hususta hassas olmalı; yapıt ve meskenlerini ona göre yapmalı, inşa etmeli!
Yoksa daha çok kişi bomba yer ve çok araba ezilir, tahrip olur!
Bu kazalar önlenebilir kazalar... Neden önlenmesin?
Bombadan söz etmeyi hiç sevmem. Çünkü o savaşı hatırlatır...
Savaşlarda insanlığın yüz karasıdır. (Tabii ki; çıkaranlar, saldıranlar suçludur. Savunanlar, can, mal ve vatanını koruyanlar değil.) Burada üzülerek kullandım!
Allah korusun, bu kazaları kimsenin başına vermesin. Ama oluyor görüyoruz!
Bize düşen bunları önlemek değil mi?
İlim var, teknik var, teknoloji var, mühendislik var diğer ülkelerde örnekleri var, en önemlisi de akıl var... Tedbir al, canını ve malını koru diyor, ilahi emirler var.
Önlenebilir bir kaza diyorum:
Bu, buz düşmesi, insanların yaralanması, ölümlere, maddi hasarlara sebep olması; Erzurum’da, 'ne acıdır ki' süregelen bir şey!
Gözümüzün içine baka baka geliyorum diyor! Bizde onlar baka baka gel diyoruz!
Acaba bu buzlar, yetkililerin gözlerine bakmıyor muydu ve bakmıyor mu?
Daha kaç kış, buz kamalarına bakarak baharı bekleyeceğiz?
Şehrin yerini değiştiremeyeceğiz; kışa, kara, soğuğa ve buza; bir şey yapamayacağına göre, yapıma yönelmek gerekmiyor mu?
Niye buz düşsün ki?
AŞINIZI YAPTIRIN, kurallara uyun, hasta olmayın, etrafa hastalık yaymayın …
Devam edecek, hoşça kalın. UZ. Dr. Ayhan YİĞİT
