Hergün sabah kalkıp haberleri dinlediğimde ekonominin iyi olmadığını, paramızın pul haline gelmesiyle ilgili haberleri dinleyip üzülmekten başka bir şey elimden gelmiyor.
Gürcistan, Azerbaycan, Bulgaristan paralarının Türk Lirası karşısındaki değerlenmeleri içimi sızlatıyor.
Marketlerde, alışveriş merkezlerindeki fiyat artışları üzüntümüze üzüntü katıyor.
Siyasilerin konuşma tarzları dertlerime dert katıyor....!
*******
Peki ülkemiz bu manzarayı hak ediyor mu? Elbette hayır.
780 Bin Kilometre kare yüzeye sahip, ovasıyla, yaylasıyla, dört mevsimi yaşamasıyla, tarihi, turistik yerleriyle dünyada ender yerlerden biridir.
Limanları, havayolları, demir yoları ve karayollarının kesim noktası olması bu ülkeye engin bir zenginlik sunmaktadır.
Ekilebilir tarlaları ile, milyonlarca büyük ve küçük baş hayvanların otlatılacağı yaylaları ile, işlenmeyi bekleyen maden kaynaklarıyla ender birikimler sunmaktadır.
********
Çok genç bir nüfusa sahip olması, 201 üniversitesi, pek çok enstitüsü ile eğitilebilir bir toplum olması da ülkenin büyük imkanlarını ifade etmektedir.
Tarihi, kültürü, insanlığa sunabileceği medeni değerleriyle Türkiye dünyada ilk on arasında olan bir ülkedir.
Yani Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması, maddi ve manevi büyümesi yönünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
********
Peki muhteşem Türkiye neden gerçekleşmiyor.? Neden tarımda, sanayide, hukukta ilerleyemiyor?
İşte burada Nasrettin Hoca fıkrası akla geliyor.
Bu ülkede un var... Şeker var... Yağ var... ateş var.... Helvayı karıştıracak kaşık var... Yani helva yapmak için her şey var....!
Peki öyleyse neden helva yok.... ?
