Alpaslan CENGİZ


DEĞİŞMEK İÇİN CESARET GEREKİR

Hayat stratejisi kalp ritminin çizelgesinde olmalı mıdır? Yoksa sakin ve sükûnetli mi olmalıdır?


İnzivaya çekilmelidir? Bazı olaylarda ve olgularda zihinsel yorgunluğun mücadelesini vermek adına uzaklaşmak gerekiyor. Eskiden ninelerimizin anlattığı o soba başlarında ki huzur kokulu efsaneler yok. İletişim kuramadığımız bu günlerde video oyunlarıyla büyüyen bir nesle üzülüyorum. Toplumsal açıdan yozlaşıyoruz ve buna boyun eğmeden devam ediyoruz. Kabulleniş ve halimizden memnunuz. Nitekim kaybolan esaretin bedelini yüzyıllar sonra kendi milli kimliklerimize yabancılaştığımız da ve değerlerimizi kaybettiğimiz de anlayacağız. 

Heidi çizgi filmini izlemeyen yoktur. Heidi’nin dedesi gibi dağ başında bir kulübe de geçirmek gerekiyor. Belki de o örülmez duvarları aşacak bir ‘Heidi’ gerek her birimize. 

Kırgınlığım kendimden yana. Değiştirdiğim ve dönüştürdüğüm kimliğim. Kişi ilk önce değişime kendinden başlamalıdır. Bu ilke hareket ettiğimde gene benim benliğim dönüşüyor. Çevre gene aynı. 

Hadi gel ayıkla pirincin taşını. Bitmek bilmeyen bir yorgunluk var. Sohbet ettiğim herkes bir şeylerden şikâyetçi ama değişime sıra gelince ‘korkaklık’ ediyoruz. Değişim yenilikçi, ileri görüşlülerin kırmızıçizgileridir. Etrafa rüzgâr olup esenlik getirecek kişilerin esintisine şu günlerde bilhassa ihtiyacımız var. Evvela ne böyle değişim ne de böyle bir cesarete sahibiz.