Bu gelişmelerin başlangıcı önce mağaralar sonra kamıştan evler ve nihayet duvarlarla örülmüş muhteşem binalara dönüşmüştür.
İnsanoğlu değişik coğrafyalara, değişik medeniyetlere göre ihtiyaçlarını belirlemiş ve duvarların yapılmasını sağlamıştır.
Duvar deyip geçmeyin.... Duvar birbirine benzemez elemanların bir araya gelip insan elinin şekillendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Akıl ürünüdür... İrade eseridir. El, kol, zihin ve beynin müşterek çalışmasının sonucudur.
İlkel duvarlar yapılırken taşlar irili ufaklı yan yana, üst üste dizilip adını Anadolu'da sıkça kullandığımız çadıra benzeyen "galıf" ismini verdiğimiz ilkel yapılara dönüştürmüştür.
Zamanla duvarların daha sağlam ve korunaklı olması için destek elemanları geliştirilmiştir. Toprak bu elemanların temelini oluşturmuş, birleştirici harç görevi yapmıştır.
Ancak toprakla yeterli, sağlam yapı oluşturmayınca bu sefer taşlar arasına "hıbar" dediğimiz küçük taş parçaları konularak destek sağlanmıştır.
Zaman ilerleyip insan oğlunun hayatı gelişip zenginleşince bu sefer çamurun içine küçük saman parçaları ilave ederek inşaat yapmaya başlanmış.
Tüm bu gelişmeler taşların yontularak düzgünhale getirilmesi sonucu kare, dikdörtgen olmalarını sağlamış, evler artık köşe taşlarıyla desteklenerek binaların muhteşem sanat abidelerine dönüşümü başarılmıştır.
Kabe, piramitler, tarihi taş camiler, kiliseler, taş köprüler....
Tüm bu gelişmeler birbirine benzemezlerin bir araya getirilerek yapılmasını sağlamıştır.... Tabii burada Türk Milletinin inşaat tarihine kattığı "Horasan Harcını" burada zikretmek gerekir.
Horasan harcı; tarihin en eski ve en dayanıklı inşaat ürünüdür. Söz gelimi çimentonun ömrü yüz, yüz elli yıl iken Horasan harcıyla yapılan binaların ömrü on binlerce senedir.
Horasan harcının ana maddesi; volkan tozu, öğütülmüş at kuyruğu kılı, yumurta akı, sönmüş kireç, kum ve sudur. Temelleri doğru eşilmiş, coğrafi etkiler dikkate alınmış binalar, kaleler, saraylar ve camiler ancak bu inşa tekniğiyle geçmişten geleceğe uzanan bir ömür sürmüşlerdir.
Hani benzemezlerin bir araya gelmesi var ya ha işte tam bunun karşılığıdır. Taş, kum, horasan harcı, maharetli usta.. İşte bu benzemezler muhteşem anıtlara insanoğlu eliyle şekillenmiştir.
Günümüzde bu inşaat teknikleri daha geliştirilerek benzemezler bir araya getirilmiş, gök delenler, muhteşem köprüler, tarihsel anıtlar yapılmıştır.
Çimento, kum, demir, çelik halatlar, çiviler, kalıplar ve daha neler bir araya getirilmiş ve Boğaziçi köprüsü, Çanakkale köprüsü inşa edilmiştir.
Demek ki duvarın gelişmesi ancak bir birine nitelik olarak benzemeyen benzemezlerin İnsan aklıyla bir araya getirilmesiyle vücut bulmuş halidir.
Eğer günümüzle mukayese edersek demokrasinin gelişmesi duvarın gelişmesi gibidir. Yani bir birine benzemeyen benzemezlerin bir araya gelerek insanoğluna daha güzel yarınlar inşa etme becerisidir. Beceri kültürü ne kadar sağlıklı işlerse demokraside o kadar verimli ve güzel olur.
20/02/2022 ERZURUM
