Ömer Faruk KIZILKAYA


ERZURUM’A YATIRIM YAPILMAZ ÇÜNKÜ…

ERZURUM’A YATIRIM YAPILMAZ ÇÜNKÜ…


Yakın zamanda devlet Marmara Bölgesi’ndeki sanayi tesislerinin bir kısmını İç Anadolu Bölgesi’ne taşıma kararı aldıklarını açıkladı. Gerekçe de beklenen İstanbul depremi oldu. 11 il açıklandı ve içlerinde Erzurum yoktu. Bizim yazarçizer takımı, STK başkanları ve şehrin önde gelenleri yardım bağımlısı Suriyeliler gibi feveran ettiler: Niye bize yok?

O dönemde bunun sebebini açıkladım ama sanki yatırımları ben yapıyormuşum da Erzurumluları kandırıyormuşum gibi tepki gösterenler oldu. Bir ay geçmeden yaşananlar beni haklı çıkardı. Peki, ne demiştim?

Erzurum’a ağır sanayi yatırımı yapılmaz. Bunun iki önemli sebebi var. Birincisi Erzurum’un bulunduğu bölgenin tıpkı Marmara Bölgesi’ndeki gibi deprem riskidir. Malumunuz uzmanlar Bingöl Yedisu’da birikmiş bir enerjiden bahsediyorlar. Bunun harekete geçmesi durumunda 7 şiddetinin üzerinde bir depremin olması ve bu depremin çevre illerde de hasara yol açması ihtimali gündemde. (Şahsi tecrübem bu sene baharla birlikte depremlerin başlayacağı şeklindedir. Zira bu sene çok kar yağışı oldu. Kar yağışının çok olduğu yıllarda da deprem sayısında artış yaşandı. 2004 yılında yağan 1,5 m kardan sonra bahar bile olmadan depremler başlamıştı. Hatta yerel yönetimler seçiminin yapıldığı sabah da depremle uyanmıştık.)

İkinci sebep ise NATO anlaşmasıdır. 1952 yılında NATO’ya girdiğimizde yapılan anlaşmada ülkenin doğusuna koruma garantisi verememişlerdi. “İşgal riski” olan bölgeler içerisinde tutulmuştu. Bunu söylediğimde “Taa 1950’lerde imzalanan anlaşmanın geçerliliği mi kaldı? SSCB dağıldı, artık sınır komşumuz değil. Bu, bir mazeret olamaz.” diyenler oldu. “Yaklaşan bir İran savaşı var. III. Dünya Savaşı kimilerine göre başladı, kimilerine göre başlayabilir. O yüzden bu ihtimal yabana atılamaz.” demiştim. Nitekim savaş başladı. Rusya ve İran, bizim duruşumuza göre harekete geçecektir. Şu ana kadar bir tehlike olmadı ama olmayacağı anlamına gelmiyor. 

Marmara Bölgesi’nin boşaltılıp yatırımların İç Anadolu Bölgesi’ne çekilmesi aslında sadece depremle alakalı bir durum da değil. Bunun asıl gerekçesi -tıpkı II. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi- değerli varlıkların “güvenli bölge” olan İç Anadolu Bölgesi’ne taşınması düşüncesidir. Olası III. Dünya Savaşı ihtimalinde Boğazlar’ın önemi, bizi tedbirli olmaya itmektedir. 

O zaman Erzurum gibi Doğu şehirlerinde ne gibi yatırımlar uygun görülüyor, sorusu aklınıza gelebilir. Bunun da cevabı tarım, hayvancılık ve turizmdir. Çünkü bunlar pahalı ve kalıcı yatırımlar gerektirmez. Bu durumda haklı olarak bizler yakacak fiyatları, vergiler vb. konularda pozitif ayrımcılık isteyebiliriz. Bu konularda kolaylıklar sağlanarak göçün engellenmesi gündeme gelebilir ama onu da talep edip ısrarla takip edecek siyasetçi lazım. O da bize yok. Konuştukları zaman utandığım vekillerle bu işin olmayacağı kesin. Bunu bildikleri için de zaten tuttuğunu koparan, halkını ve şehrini önceleyen kimseleri Erzurum’dan vekil göstermiyor, Erzurum’un yolunu bile bilmeyen “ithal vekiller” ile Erzurumluyu oyalıyorlar. Şahsi çıkarları için susan STK ve basın da bunun bir başka boyutu. 

Özetle Erzurum’a ağır sanayi yatırımı yapılamaz. Bunun da sebepleri bellidir: Şartları zorlayıp mücadele edecek siyasetçi, gazeteci, STK yoktur. Bu yüzden Erzurum hep göç verecektir.