Erzurum'da 7 milletvekilinin 7'sinide alan Ak Parti son yirmi yıla damgasını vurdu. Yapılan tüm seçimleri kazanmış olması, dolayısıyla iyisi ile kötüsü ile bu yıllardan tamamen Ak Parti sorumludur.
2001 yılında Kemal Derviş'in ortaya koyduğu kanunlarla işler düzene girdi. İşler düzene girerken yeni kurulan hükümetin büyük ölçüde işini kolaylaştırdı. Dünya konjonktürü bu gelişmeye uygundu. AB'ye girme hamleleri bu ortamı daha güzel hale getirdi. 2003 ABD'nin Irak'a müdahalesi ABD bankalarından kaçan körfez sermayesi için Türkiye sağlam bir durak oldu. Böylece gelir seviyesi yükseldi. Hukukta yapılan değişmeler güven ortamını pekiştirdi.
İşte bu ortamda Erzurum bu gelişmeden ne kadar pay aldı ona bakmak gerekir. 2000-2005 yılları arasında şehir sanayide, tarımda, kültürde pek fazla bir değişme gözlenmedi. Ortam durgundu.
Bu yıllarda Tortum yolu çevresinde özel sektöre ait Oto Plazalar boy gösterdi. En büyük istihdam alanları buralar oldu. İnsanlar bu devrede sıfır otomobil ve ev alma gayreti içine girdiler. Özellikle Yıldızkent, Hilalkent, Kayakyolu ve Dadaşkent'te yeni konut yapılması hızlandı.
Önceki yıllardan gelen bir kısmı atıl hale gelmiş fabrikalar tasfiye edilirken Ilıca Yolundaki "Tarım aletleri Fabrikası" önce özelleştirildi sonra kapatılarak tasfiye edilmiş oldu. Birlik AŞ Un Fabrikası ve Yem Fabrikası bu dönemde üretime başlayan kurum oldu. Ayrıca Pasinler'de özel sektör tarafından kurulan BİMS tuğla fabrikası şehrin kazanımıydı. Dadaşköy yolu üzerindeki EBK Kombinası Ilıcaya nakledilerek yeni tesisler burada üretime başladı. Ancak özel sektöre ait kombinalar kapılarını kapatarak devre dışı kaldılar. Sadece Orallar Et Kesim tesisleri azda olsa varlığını sürdürdü. Erzurum'a doğal gazın gelmesiyle birlikte "ERGAZ ve İpragaz Dolum Tesisleri" eski önemini yitirdi. Aşkale'de kurulan "Krom İşletmeleri" verimli olamadı.
2009 yılında alınan Üniversiteler arası Kış oyunları Erzurum için yeni bir ümit kaynağı oldu. Atlama kuleleri, Körling tesisi, Kayak pistleri, Yüzme salonları şehir için önemli birer kazanımdı. Tarihte Erzurum ilk kez Gayri Safi Yurt İçi Hasıladan % 1.1 pay aldı. Ancak bu tesisleri yapan müteahhitlerin Erzurumlu olmaması gelen paranın şehirde kalmasını engellemiş oldu.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu devreye damgasını vurdu. Özellikle Tarihi Camiler, Hanlar ve Hamamları restore ederek büyük hizmetleri gerçekleştirdi.
Yine bu devirde Yakutiye ilçemiz sınırları içinde başlatılan Kentsel Dönüşüm eski mahalleri tasfiye ederek tarihi eserleri gün yüzüne çıkardı. Kale ve çevresinin, Üç Kümbetlerin çevre düzenlenmesi şehre renk kattı.
Son yıllarda 1500 yataklı bölge hastanesi hizmete girerken Numune, Kadın Doğum, Göğüs, Şifa, Aziziye, Palandöken hastaneleri kapatılarak bölge hastanesine taşındı. Özellikle Mumcu Caddesinde muayene işleten doktorlar şehri terk ederek batı illerine gitmeleri bir başka olaydı.
Son yirmi yıl içerisinde Hınıs ve Narman Fasulyeleri markalaşırken, şehir merkezinde özellikle çağ kebapçıların, çorbacıların sayısının artması değişen bir durumu simgeliyordu.
Atatürk Üniversitesi var olan fakültelerine yeni ilaveler yaparken 1938 yılında kamulaştırılan 1958 yılında Ziraat Fakültesine devredilen "Tohum Islah İstasyonu" arazisinde "Erzurum Teknik Üniversitesinin" kurulmuş olması başka bir olaydı.
1966 yılında açılan hava alanı terminal binası bu dönemde yeniden inşa edilerek Askeri Hava Alanı'ndan ayrılmış olması bir başka gelişmeydi.
Erzurum Büyük Şehir Belediyesi il çapında büyük atılımlar yaparak köylere kadar asfalt çalışmasını yaygınlaştırdı. Kültür Evleri açtı. Kitaplarla donattı. Belediye özellikle son yıllarda park ve bahçelerin açılmasına önem vererek yeni bahçeleri insanımızın kullanımına açtı.
Şehir adına önemli bir tarih ve sosyal etkinlik anlamında Erzurum Kalkınma Vakfının öncülüğünde başlayan Sarıkamış Harekatı etkinlikleri ile 2013 yılından itibaren başlayan ve önemli bir etkinliğe dönüşen 9 Kasım "Torunlar Ecdadıyla Buluşuyor" törenlerinin başlamasında bendenizin fikir olarak ileri sürmesi değerli Valimiz Ahmet Altıparmağın yön göstermesi ile başlamış olması bir başka kazanımımız olmuştur.
2002-2020 yılları arasında şehirle ilgili pek çok kitabın ve derginin basılması kültürel zenginliğimize katkı sunmuştur.
Sonuç olarak bu yirmi yıllık süreçte Erzurum Kaliteli göç vermeye, kalitesiz göç almaya devam etti. Sanayileşme adına hiç bir fabrika inşa edilmedi. Taşımacılık yoluyla köy çocukları kasabalara taşınırken köy okulları atıl kaldı. Okullarda Bayrak çekilmedi. İstiklal marşı okunmadı. TUİK verilerine göre Türkiye'nin gelir seviyesi düşük illeri içinde sonlarda kaldı.
SON

