Ömer Faruk KIZILKAYA


Erzurum’un Önceliği: Yüksek Hızlı Tren Değil, Hızlı Tren

Erzurum’un Önceliği: Yüksek Hızlı Tren Değil, Hızlı Tren


Son günlerde Erzurum’da yüksek hızlı tren tartışmaları yeniden gündeme geldi. Bunun da sebebi Karadeniz’de yapımı planlanan Yüksek hızlı tren hattı projesi oldu.

Erzurum’un bazı ileri gelenleri hemen atlayıp “Onlara var da bize neden yok?” diye esip gürlemeye başladılar.

Ancak bu tartışmaların çoğu, şehrin gerçek ihtiyaçlarını göz ardı ederek hayali projelere odaklanmaktan kaynaklanıyor.

Erzurum’un önceliği yüksek hızlı tren değil, hızlı tren olmalıdır.

Dadaş Ocakları Derneğinin çıkardığı Erzurum Sevdası isimli derginin Aralık 2019 sayısı bu konuyu enine boyuna masaya yatırmıştı. Bu konu, boş tartışmalara girilmeden eğrisiyle doğrusuyla irdelenmişti.

Bu bilgilerden bir bölümünü şöyle sıralayabiliriz: 
Yüksek hızlı tren sadece yolcu taşımacılığında kullanılırken hızlı tren, hem yolcu hem yük taşımacılığında kullanılmaktadır.

Dolayısıyla Erzurum, önce ne istediğine karar vermelidir. Bunun için de önce ihtiyaç analizi yapmak gerekir. Erzurum’a ulaşım yatırımı mı yapılmalı yoksa ulaşımla birlikte lojistik yatırımı mı yapılmalı?

Erzurum’da yapılan “Lojistik köy” ne durumda?

Bizim önceliğimiz ulaşım mı, yatırım yetersizliği mi? 
Yüksek Hızlı Tren ucuz mu? Tabii ki değil.

Yazımı kaleme aldığım an itibariyle internette yaptığım araştırmaya göre Ankara- İstanbul YHT yolculuğu 3 saat 59 dakika sürüyor ve ücreti 930 TL. Ankara- İstanbul otobüs bileti 500 -950 TL arası. İstanbul- Erzurum uçak ücretlerine baktığımda 1872- 2229 TL arası değerler çıktı ortaya.

İstanbul- Ankara arası 930 TL olan Yüksek Hızlı Tren ücreti sizce İstanbul ile Erzurum arasında ne kadar olur?

Aynı zamanda bir de yolcu talebine bakmak lazım. Son bir yıl içinde 9 bin kişi daha azaldığımızı göz önünde bulundurursak eriyen Erzurum nüfusu bu masrafı karşılayabilecek potansiyelde mi? Erzurum’un il dışına yolcu trafiği ne kadar?

Malum, bu hattın kurulması için sıfırdan hat döşenmesi gerekiyor.  Burada bir de yer şekilleri devreye giriyor.

Karadeniz Sahil Yolu tarafından yapılacak bir yüksek hızlı tren hattı inşası çok büyük bir maliyet gerektirmez.


Erzurum’a yapılacak olanda ise dağlık bir alanda büyük bir yatırım ve zorlu bir inşa süreci gerekmektedir. Bu da ekonomik krizle uğraşan devlet için risktir.

Mevcut tren hattının yenilenip düzenlenmesi ile faaliyet geçmesi planlanan hızlı tren için uygun görülen maksimum hız 200 km/h olarak düşünülmektedir ki bu da mevcut tren ve otobüs hızından fazladır.

Bu etabın İpek yolu güzergahına dahil edilip güzergahın Çin’e kadar sürmesi de Erzurum’un yurt dışına açılması demektir. Bilet ücretleri de YHT’ye göre daha hesaplı olacaktır.

Erzurum’da kurulan ama aktif hale gelemeyen lojistik merkezin faaliyete geçirilmesi ve bu sayede Erzurum’un bir dağıtım merkezi haline getirilmesi bizim için daha önceliklidir. Lojistik merkezin faaliyete geçmesi demek, işsizlik sorununun çözümü ve kalkınma demektir.

Gerçekçi olmak gerekirse geliri iyi olan bir kişi de trenle uğraşmaz, uçağa biner. Yani balık vermek değil, balık tutmayı öğrenmek daha önemlidir

Bugün Erzurum’un ihtiyacı, vitrin projeler değil; halkın günlük yaşamına dokunan, şehrin ticaretini ve ekonomisini güçlendiren yatırımlardır.

Hızlı tren, Erzurum’un hem lojistik hem de ekonomik kalkınması için olmazsa olmazdır.

Yüksek hızlı tren tartışmalarına kapılıp şehrin gerçek ihtiyaçlarını görmezden gelmek, Erzurum’u gelecekte daha büyük bir çıkmaza sürükler. Önce hızlı tren…

Çünkü Erzurum’un ekonomisi, lojistiği ve halkı bunu istiyor.