Abdurrahman ZEYNAL


GAZİ AHMET MUHTAR PAŞA ORTAOKULUNDAKİ BİR ANIM

Geçmiş yıllarda okulalrın müsamere kolları vardı. İşte bu kol 1982 yılında piyes hazırlamış şimdilerde yıkılmış olan ancak her Erzurumlunun hatırasının olduğu Halk Eğitim Salonunda oyun sahnelenmişti. Fakat Ertesi günü okul müdürümüz Halit Ağabeyi rahmeti rahmana kavuşmuş okulumuz yasa boğulmuş, Erdal Şahin Bey okul müdürlüğüne atanmış, işler eskisi gibi yürümişti.



Tam bu sıralarda bir kış günü sınıfa girdiğimde duvar kenarında durmakta olan öğrencimin garip davranışı dikkatimi çekti. Sırada zor oturuyor ayakkabısının uç kısmını yere bastırıyordu. Çaktırmadan dikkatlice baktıktan sonra arka sıralara geçip sıra gözlerinde bir yabancı şey aramak bahanesiyle ayakkabısının tabanına baktığımda tabanının yırtık olduğunu görmüş oracıkta çareyi bulmuştum.

Okul çıkışı Kavaflar çarşısına giderek bir dostuma; bir öğrencim gelecek ona bir çift ayakkabı giydir. sonra seninle konuşuruz dedim. O ne demek hocam hemen gönder dedi.

Ertesi günü öğrencime çaktırmadan incitmeden kavaflardaki bir dükkana benim selamı götürümüsün dedim. Öğrencim elbette öğretmenim dedi. Adresi vererek öğlede öğrencimi dükkâna gönderdim. Dükkân sahibi öğrencimi karşılamış, çay ikram etmiş, bir çift ayakkabı hediye ederek göndermişti. Böylece öğrencim artık sınıfta rahattı. Olaydan hiçbir kişi haberdar olmadı.

Evet Öğretmen; "sadece ders anlatan, bağıran, çağıran, not veren değil öğrencisinin tüm hal ve davranışlarını kontrol eden ve gerektiğinde çözüm üreten insandır".