Araştırmacının biri günün birinde karton bir kutu yapar. İçine su doldurur. Sonra alevlerin muhteşem olduğu bir ateşin üzerine koyar. Ancak deneyi ilk defa yaptığı için kağıdın yanıp yanmayacağını merak eder. O da ne kutu yanmıyor. Üstelik su ısınmaya başlamış bile....
Bir süre sonra su fokur fokur kaynamaya başlamış. Lakin karton kutu olduğu gibi duruyor. Araştırmacı şaşırıp kalır. Normal şartlar altında kağıdın yanması gerekirken şimdi yanmıyor?
Sonra eline bir iğne alır ve önce en üstten bir delik açar. Delik açılınca su fışkırmaya başlar. Derken biraz daha aşağıdan delik açar su daha hızlı akmaya başlar.
Araştırmacının merak duygusu tavan yapmaktadır. Birde kutunun tabanından delik açayım der. Dediğini yapar su basıncın etkisiyle daha hızlı akmaya başlar. Artık su kutuda kalmamıştır. Karton kutu alevlerin şiddetine dayanamayarak yanar ve kül olur.
İşte değerli kardeşlerim günahlarda böyledir. Günahın cinsine ve büyüklüğüne göre insana zarar verir. Öyle bir an gelir ki, kurtuluş yolu tükenir ve alevler yakmaya başlar.
Yanmaktan kurtulmak istiyorsan günah işlemeyeceksin. Su kabını delmeyeceksin.
Unutma su kabın İmanındır. İmanını koruyacaksın. İmanın koruyucusu Ahlaktır. İffettir. Edeptir. Helal lokma yemek, yetim hakkına zarar vermemektir. Kamu hakkını ne pahasına olursa olsun korumaktır. İsraf etmemektir.
Su başlangıçta ne kadar berraksa İmanda o kadar arı, duru ve temizdir. Su kirlenir ve değişik nedenlerden dolayı kaptan boşalırsa imanda yukarıdaki özelliklerini kaybederek yok olur.
O zaman Cehennem ateşinde yanmak mukadder olur.
Allah cümlemizi Cehennem ateşinden korunanlardan eylesin.
AMİN.

