Sevgi GÖL


Herkesin Bildiği Ama Kimsenin Hatırlamadığı Şey

Herkesin Bildiği Ama Kimsenin Hatırlamadığı Şey


Bazı şeyler vardır; hepimiz biliriz. O kadar iyi biliriz ki üzerine konuşmaya bile gerek duymayız. Ama iş uygulamaya gelince hafızamız aniden zayıflar. Sanki topluca unutmuş gibi yaparız.
Mesela şunu herkes bilir:
Zaman sınırlıdır.
Bunu bilmeyen yoktur. Saat takmayan, takvim kullanmayan, yaş almayan biri yok. Ama bu bilgi hayatımızın karar anlarında ortada görünmez. Sonsuzmuşuz gibi erteleriz.Söylenecek sözleri, yapılacak telefonları, gidilecek ziyaretleri… Hep “bir ara”ya bırakırız. “Bir ara”nın takvimde yeri olmadığını bildiğimiz hâlde.
Herkes şunu da bilir:
İnsan kırılgandır.
Bir cümleyle incinebilir, bir bakışla dağılabilir.Ama konuşurken kelimeleri ölçmeyiz. Çünkü kendi kırılganlığımızı hatırlarız da başkasınınkini unutmayı tercih ederiz. Empati bilgisi var, empati pratiği yok.
Herkes bilir ki başarı, görünen kısmından ibaret değildir. Herkes bir sporcunun, bir sanatçının, bir bilim insanının arkasında yıllar olduğunu söyler. Ama kendi hayatımıza gelince sabırsızız. İki denemede sonuç alamazsak vazgeçeriz.Sabır kavramı kolektif hafızada mevcut, bireysel kullanımda eksik.
Herkes bilir ki teknoloji kolaylaştırırken yalnızlaştırabilir.Masalarda telefonların yükseldiği anları hepimiz gördük.Aynı evde yaşayan insanların birbirine mesaj attığını da. Bu durum kimse için sürpriz değil. Ama kimse ilk telefonu bırakan olmak istemiyor. Çünkü bilmek başka, değiştirmek başka.
Herkes bilir ki adalet geciktiğinde eksilir. Liyakat konuşmaları, hakkaniyet tartışmaları, eşitlik vurguları… Hepsi zihinlerde mevcut.Ama gündelik çıkar devreye girdiğinde hafıza selektif çalışır. İlke bir anda yorulur.
Herkes bilir ki sevgi söylenmedikçe eksik kalır. Ama insanlar en çok bunu unutmayı seçer. “Nasıl olsa biliyor” cümlesi, en büyük hafıza hatasıdır. Bilmekle duymak aynı şey değildir.Bu ayrımı herkes teoride kabul eder, pratikte eritir.
Aslında mesele bilgi eksikliği değil. İnsanlık hiç olmadığı kadar bilgiye sahip. İstediğimiz her şeyi saniyeler içinide öğreniyoruz. Ama hatırlamak başka bir eylem. Hatırlamak, bilgiyi davranışa dönüştürmek demek. Orada tökezliyoruz.
Belki de herkesin bildiği ama kimsenin hatırlamadığı şey şu:
Hayat tekrar etmiyor.
Aynı sabah bir daha gelmiyor. Aynı insan aynı yerde ikinci kez durmuyor. Aynı cümle aynı etkiyi bırakmıyor.Bu bilgiyi hepimiz taşıyoruz. Ama çoğu zaman sanki prova yapıyormuşuz gibi yaşıyoruz.
Garip olan şu:
En temel gerçekler en çabuk unutulanlar oluyor.
Çünkü basitler.
Ve insan basit olanı hafife alma konusunda oldukça tutarlı.
Herkes biliyor.
Ama kimse tam zamanında hatırlamıyor.