Abdurrahman ZEYNAL


KANUNLAR NASIL TEMELLENDİRİLMELİDİR

KANUNLAR NASIL TEMELLENDİRİLMELİDİR


Türkiye Cumhuriyeti uzun yıllardan beri kanunlar konusunda ciddi sıkıntılar çekmektedir. Bir önce çıkarılan kanun bir sonra çıkarılan kanun tarafından etkisiz hale getirilmektedir.

Kanunların bu şekilde bir birini tekzip etmesi bir hukuk devletinde olmaması gereken bir durumdur.

Örneğin pek çok ülkede ihale kanunu yüz yılda bir iki defa değişikliğe uğramasına karşılık ülkemizde çok kısa sürelerde yüzden fazla değişiklik yapılması bunun yaşayan örneğidir.

O halde kanunların ruhu, çıkarılması ve hayata geçirilmesi nasıl olmalıdır sorusu önem arz eder.
Kanaatimce bir kanun birileri istedi diye değil toplumsal ihtiyaçlar nedeniyle çıkarılmalıdır. Dünyanın en eski, en köklü milleti olarak kanun yapıcılar bu tarihi geçmişe mutlaka atıfta bulunmaları gerekir.

Tarihçiler, konunun tarihsel gelişimini dokümanter hale getirerek işin tarihsel boyutunu temellendirmelidir. Sosyologlar, antropologlar, kültür tarihçileri çıkarılmak istenen kanunun insan boyutunu, toplumsal hayat uygulamalarını yazı haline getirmelidir.

İktisatçılar ve ekonomistler çıkarılmak istenen kanunun ekonomik boyutunu tüm yönleriyle incelesinler. Artısını ve eksisini ortaya koysunlar.

Felsefeciler ve ilahiyatçılar kanunun düşünsel ve inanç boyutunu ele alarak gereken uyarıları yapmalıdır. Toplum efsaneleri üzerinde uzmanlaşmış kişiler konu ile ilgili efsaneleri dile getirmelidir.

Tüm bunlar yapıldıktan sonra hukukçular toplanmış olan bu bilgileri bir araya getirip kendi aralarında ciddi bir kritiğe tabi tutarak çıkarılması gereken kanunu metin haline getirilmelidir.

Büyük çabalar sonucu ortaya çıkan bu kanun metni anayasaya uygun olup olmadığı, topluma katkısı ne olur olmadığı üzerinde gereken bilimsel çalışma yapılarak Türkiye büyük Millet Meclisine gönderilmelidir.

Meclisteki hukuk komisyonları danışmanlar eşliğinde gelen metne son şeklini vererek oylamaya götürmelidir.

Ortaya çıkan kanun metni toplumun maşeri vicdanında kabul görecek, böylece insanlar emin ve güven içinde olacak, ülkede can, mal, namus emniyeti başta olmak üzere yaşayacak ve toplum huzur toplumu, devlet hukuk devleti olacak, hiç kimse yarın endişesi duymadan hür olarak hayatını sürdürecektir.

Yok, kanunlar böyle değil günü birlik ve siyasal iktidarların oy sayısına ve gücüne göre çıkarılırsa toplumda sosyal yaralar derinleşerek büyüyecektir.