Her taraf kar... Bulutlar dağların başındaki karlarla buluşarak derin bir sis oluşturmuş. Garip bir his ama bu beni ürpertiyor. Hayal gücümü biraz başıboş bıraksam ve karşı dağın göğsündeki çam ağaçları da olmasa, Alpler’de kaybolmuş bir avcı da olabilirim, Ağrı’nın zirvesinde kar fırtınasına direnen bir dağcı da!..
Göğsümün tam ortasında içimi kemiren bir hayvan var sanki, belki de bu bendeki kış sıkıntısı. Öfke, burukluk ve uzaklık ne zaman bende buluşsa istemediğim bir umutsuzluk doğuyor içimden.
Böylesi anlarda kırıcı ve sıkıcı kelimeleri peş peşe dizerek öfke kusan cümleler kurmakta üstüme yok!
İki sözcüğü yalvar yakar bir araya getirerek bir şeyler yazmak için süslü cümleler kurmaya çalışan ben, nasıl oluyorsa her kelimesini bir taş gibi beyninden sağarask beyaz sayfalara damlatıyorum...!
Bilemiyorum!
Off!..
Bir ekrana bakmak ve klavyede dolaşan parmaklarımın çıkardığı sesler de beni kızdırıyor.
Hava karardı.
Bende iyice daraldım... Boş ver saçmalamayı be adam!
Anla işte, bu sendeki kış sıkıntısı.


