Abdurrahman ZEYNAL


MUSALLADA KİMSESİZ BİR TABUT

Yıllar önce İstanbul Ortaköy Camiinde ikindi namazı kılmış çıkmıştım.


Musallada bir tabut ve üç erkek bir kadının çaresizce beklediğini görmüş çok ama çok üzülmüştüm. Benzer bir cenaze namazına Ayvalıkta şahit olmuş içim içimi yemişti.

Yıllar sonra benzer bir manzara Erzurum Asri mezarlığında yaşanmış olduğunu görgü tanıkları anlattı. İçim cız etti. Evet anladım ki, sahipsizlik böyle bir şey. Çaresizlik böyle acı... İnsanın eşi dostunun olmaması böyle bir şey.....

Halbuki tabutta konulan söz gelimi zengin biri olsa cemaatten geçilmez... Ölen üst düzey bir devlet görevlisi ise demeyin gitsin... Hele birde ölen siyasetçi veya siyasetçi yakınıysa artık duyan duymayan oradadır...

Eğer ölen gripse, yoksulsa, kimsesiz ise mezara indirecek kimse bile çıkmaz... Ne acı değil mi...

Dün yaşanan olayı duyunca Kerem ile Aslı Hikayesinde geçen Kuru Kafa Kerem atışmasını sizlerle paylaşmak istedim...

Aldı Kerem

Bir sual sorayım haber ver bana

Sende bu dünyada var mıydın kafa?

Kaç zamandan beri burda yatarsın

Bu dünyada ölmem der miydin kafa?

Kafa aniden cevap verir;

Dinle şimdi başa gelen halleri

Bir zaman dünyada bende var idim

Hem de bir han ülkesinin başıydım

Cümle yoksullara aşikâr idim.

Aldı Kerem:

Bakmaz mısın anlındaki yazıya

Toprak dolmuş kulağına ağzına

Hiç uydun mu kör şeytanın sözüne

Helâl diye haram yer miydin kafa?

Aldı Kafa:

Bilmez idim ben malımın hesabın

Bilmez idim hiç ahiret azabın

Vadesinde içtim ecel şarabın

Ölmeseydim kör şeytana uyardım.

Aldı Kerem:

Kafa şu dünyada acep mert miydin

Koyun muydun, kuzu muydun, kurt muydun

Yedirmez içirmez bir nıhıs mıydın?

Yoksa aksakallı pir miydin kafa?

Aldı Kafa:

Ata biner, yay tutar, ok da atardım

Lokman gibi hastalara yeterdim

Güzellerin gözlerinde tüterdim

Öldüğümde yaşlı bir halde idim.

İşte geçek bu değerli kardeşlerim. İbret alına.. Ders çıkarıla....