Türkiye nüfusu artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, 2025 yılı itibarıyla ülke nüfusunun 86 milyonu aştığını ortaya koyuyor. Nüfus artış hızı yükseliyor, kentleşme derinleşiyor, büyük şehirler büyümeye devam ediyor.
Ancak aynı tabloda sessizce gerileyen bir başka gerçek daha var: Erzurum ve Doğu Anadolu’nun demografik erimesi.
Bu mesele artık “doğal göç” ya da “küresel trend” denilerek geçiştirilecek bir noktada değil. Çünkü rakamlar şunu söylüyor: Türkiye büyürken, Erzurum yaşlanıyor; Türkiye gençleşme potansiyelini korurken, Erzurum gençlerini kaybediyor.
Sorun Nüfus Değil, Tutamamak
Erzurum’da doğan çocuk sayısı tek başına sorun değil. Asıl problem, okuyan, yetişen, meslek edinen gençlerin Erzurum’da kalmaması. Üniversite var, ama mezuniyet sonrası hayat yok. Tarım var, ama kazanç yok. Hayvancılık var, ama katma değer yok. Kamu yatırımı var, ama özel sektör yok.
Gençler gidiyor çünkü:
Kalıcı ve nitelikli iş alanı yok
Üretim teşvikten çok bürokrasiyle boğuşuyor
Şehir, yaşam kalitesi açısından rakipleriyle yarışamıyor
Bu bir tercih meselesi değil; zorunlu bir göç.
Yaşlanan Şehir, Zayıflayan Gelecek
Ortanca yaş yükseliyor. Çalışma çağındaki nüfus azalıyor. Yaşlı bağımlılık oranı artıyor. Bu ne demek?
Bu demek ki:
Üreten nüfus azalıyor
Sosyal yardım ve sağlık yükü artıyor
Belediye hizmetleri daha pahalı hale geliyor
Şehrin ekonomik dinamizmi zayıflıyor
Kısacası Erzurum, geleceğini bugünden kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Artık Sorumluluk Net: Yerel Yöneticiler
Bu noktadan sonra topun sürekli “Ankara’da” olduğunu söylemek kolaycılık olur. Evet, merkezi politikalar önemli. Ama yerel yönetimler, milletvekilleri, odalar, üniversite ve sivil toplum da bu tablonun bir parçası.
Şu sorular artık yüksek sesle sorulmalı:
Erzurum’da gençleri tutacak hangi sektör planlandı?
Tarım ve hayvancılık neden hâlâ ham üretime sıkıştı?
Üniversite–şehir–sanayi ilişkisi neden kâğıt üzerinde kaldı?
Genç bir insan neden Erzurum’da gelecek kursun?
Bu soruların cevabı yoksa, nüfus kaybı da tesadüf değildir.
Rakamlar Uyarıyor, Zaman Daralıyor
TÜİK verileri bir alarmdır. Bu alarmı duymamak, “nasıl olsa Türkiye büyüyor” diyerek geçiştirmek Erzurum adına tarihi bir hataya dönüşebilir.
Artık mesele yalnızca nüfus değil; üretim, temsil gücü ve gelecek meselesidir. Bugün harekete geçilmezse, yarın bu şehir sadece haritalarda büyük, hayatta küçük kalacaktır.
