Muhammet Yılmaz


Nüfus Artıyor Ama Erzurum Yerinde Sayıyor: Bu Gidişat Kimin Sorumluluğu?

Nüfus Artıyor Ama Erzurum Yerinde Sayıyor: Bu Gidişat Kimin Sorumluluğu?


Türkiye nüfusu artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, 2025 yılı itibarıyla ülke nüfusunun 86 milyonu aştığını ortaya koyuyor. Nüfus artış hızı yükseliyor, kentleşme derinleşiyor, büyük şehirler büyümeye devam ediyor.
Ancak aynı tabloda sessizce gerileyen bir başka gerçek daha var: Erzurum ve Doğu Anadolu’nun demografik erimesi.

Bu mesele artık “doğal göç” ya da “küresel trend” denilerek geçiştirilecek bir noktada değil. Çünkü rakamlar şunu söylüyor: Türkiye büyürken, Erzurum yaşlanıyor; Türkiye gençleşme potansiyelini korurken, Erzurum gençlerini kaybediyor.

Sorun Nüfus Değil, Tutamamak

Erzurum’da doğan çocuk sayısı tek başına sorun değil. Asıl problem, okuyan, yetişen, meslek edinen gençlerin Erzurum’da kalmaması. Üniversite var, ama mezuniyet sonrası hayat yok. Tarım var, ama kazanç yok. Hayvancılık var, ama katma değer yok. Kamu yatırımı var, ama özel sektör yok.

Gençler gidiyor çünkü:

Kalıcı ve nitelikli iş alanı yok

Üretim teşvikten çok bürokrasiyle boğuşuyor

Şehir, yaşam kalitesi açısından rakipleriyle yarışamıyor

Bu bir tercih meselesi değil; zorunlu bir göç.

Yaşlanan Şehir, Zayıflayan Gelecek

Ortanca yaş yükseliyor. Çalışma çağındaki nüfus azalıyor. Yaşlı bağımlılık oranı artıyor. Bu ne demek?

Bu demek ki:

Üreten nüfus azalıyor

Sosyal yardım ve sağlık yükü artıyor

Belediye hizmetleri daha pahalı hale geliyor

Şehrin ekonomik dinamizmi zayıflıyor

Kısacası Erzurum, geleceğini bugünden kaybetme riskiyle karşı karşıya.

Artık Sorumluluk Net: Yerel Yöneticiler

Bu noktadan sonra topun sürekli “Ankara’da” olduğunu söylemek kolaycılık olur. Evet, merkezi politikalar önemli. Ama yerel yönetimler, milletvekilleri, odalar, üniversite ve sivil toplum da bu tablonun bir parçası.

Şu sorular artık yüksek sesle sorulmalı:

Erzurum’da gençleri tutacak hangi sektör planlandı?

Tarım ve hayvancılık neden hâlâ ham üretime sıkıştı?

Üniversite–şehir–sanayi ilişkisi neden kâğıt üzerinde kaldı?

Genç bir insan neden Erzurum’da gelecek kursun?

Bu soruların cevabı yoksa, nüfus kaybı da tesadüf değildir.

Rakamlar Uyarıyor, Zaman Daralıyor

TÜİK verileri bir alarmdır. Bu alarmı duymamak, “nasıl olsa Türkiye büyüyor” diyerek geçiştirmek Erzurum adına tarihi bir hataya dönüşebilir.

Artık mesele yalnızca nüfus değil; üretim, temsil gücü ve gelecek meselesidir. Bugün harekete geçilmezse, yarın bu şehir sadece haritalarda büyük, hayatta küçük kalacaktır.