Lütfen tam okumanız dileklerimle....
Nereden nereye geldik.? Asıl soru sanırım bu. Bunu iki örnekle açıklayalım.
Yıl 1924. Erzurum depremde perişan olmuş. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Erzurum'a gelmiş. Bu arada 15 dakikalığına Erzurum Erkek Lisesini ziyaret etmiş. Ancak 15 dakika planlanan sohbet iki buçuk saat sürmüş.....!
İkincisi 36 yıl öğretmenlik yapmış, dört yılı Erzurum lisesinde geçmiş Fethi Ülkü Hocamızın hatırasından.
"Ben 1943-1947 yılları arasında Erzurum Lisesinde çalıştım. Teneffüs zili çalar çalmaz Ahmet Somunoğlu cebinde taşıdığı düdüğü çalar "haydi 12. sınıflar" diyerek öğretmenleri öğretmenler odasına toplardı. Teneffüs saatleri öğretmenler odası edebi sohbetlere sahne olur, sohbetler şiirle, müzikle, süslenirdi. Abdurrahim Şerif Beygu hocamız genç öğretmenlerle şakalaşırdı.
Öğretmenler odasının muhteşem yapısı şehirde duyulmuş, pek çok mülki ve askeri görevli bu mümtaz sohbetlerden istifade etmek istemişlerdi.
Bunlardan biride çok kibar bir insan olan Korgeneral Fahri Belen(merhum) okul müdürüne telefonla "öğretmen odanızın nezahetinden istifade etmeme müsaade edermisiniz" diye izin istemek nezaketinde bulunur ve aramıza katılmak suretiyle bizleri mutlu ederdi. Odada en mütevazi yeri seçer ve "Burada, benim yerim burasıdır" diyerek bizleri onurlandırırdı.
Vali Haluk Nihat Pepe de böyle nazik davranır, öğretmenler odamızı şenlendirirdi....! Bu türlü ilgililer öğretmene kişilik verir ve öğretmenleri bu ilgiye layık olma isteklerini artırırdı.
Üçüncü örnek. 30 Eylül 2021 tarihinde Artvin'de yaşandı. Bir Kaymakam sınıfa izin almadan girmiş, öğretmenin "hoş geldiniz " ifadesinden sonra uzatılan eli havada bırakmış ve sonrasında öğretmeni sınıftan çıkarmış.... Umarım anlatılanlar ve yazılanlar doğru değildir.
Değerli dostlar işte size üç örnek birincisi
1924 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk gerçekleştirmiş.. İkincisi Korgeneral Fahri belen 80 yıl önce... Üçüncüsü 80 yıl sonra yani dün yaşanmış...
Varın kararı siz verin....

