1960-70 kuşağında ilkokula gidenler beşinci sınıfa geldiğinde bitirme sınavına girer, derslerini veremeyenler sınıfı tekrar etmek zorunda kalırlardı...
Ortaokula gidenler üç yıl okuyup son sınıfı bitirdikten sonra mezuniyet için bitirme sınavına girer sınavı verenler diploma alırdı.
Liseyi üç yıl okuyup bitirdikten sonra lise bitirme imtihanına girenler başarılı oldukları takdirde lise mezunu olurlardı.
O yıllar sınıf geçmede zordu. Eğer eylüldeki sınavlarını veremeyenler sınıf tekrarına kalırdı. Sınıfı tekrar okumak mecburiyetindeydiler. Ertesi yılda sınavı veremeyen yani sınıfı geçemeyenler okuldan ilişiği kesilir tasdikname alarak hayata atılırlardı.
Bu nedenle ortaokulu 6, liseyi altı yılda geçen yani on iki yıl okuyan arkadaşlarımız vardı. Yani öyle kolay mezun olmak yoktu.
Takdir ve teşekkürname almaya sıra gelince aman ha öyle mümkün mü? Bu belgeleri almak o kadar zordu ki….
Mesela Kandilli Ortaokulunda okurken mevcudumuz 170 kişi civarındaydı. Ve 1969 yılında okulda toplam bir kişi takdir iki kişi teşekkürname almıştı.
Aşkale lisesinde 600 öğrenciden ancak beş yada on kişi teşekkür veya takdirname almıştı.
Anlayacağınız herkese bir diploma ver başının çaresine baksın anlayışı yoktu.
Ya şimdi….!
