Değerli dostlar, sevgili okurlarım!
Yıllardır yazar- çizerim (sanırım abartım bizim çizerimiz Vedat Refayeli Ağabeydir)
Attığım başlık ile Erzurumspor camiasına sübliminal bir mesaj verme çabasında
değilim.
Önceki gün oynanan ve malumun ilanı Göztepe yenilgisinden sonra bir yol haritası
çizmek için her şeyi açık açık söyleyerek, dikkatleri çekmek istiyorum.
Çünkü, her mağlubiyet sonrası üzülmek yetmiyor artık... Sadece ve sadece
doğruyu bulmak için de düşünmek gerekiyor.
Neden malumun ilanı dedik!
Geçen hafta Pendikspor karşısında futbol adına hiç bir doğruyu yapamadık. Buna
rağmen, rakibin bizi hafife almasından dolayı maçın son dakikalarında tamamen
bireysel bir hatadan dolayı 1 puan kazandık. O puanı da bu ligin tescilli
golcüsü Eren'in penaltıdan attığı gol ile kazandık.
Sonrası bazı kesimler tarafından hafta boyunca yazılan methiyeler ile takımın
ayaklarının yerden kesilmesi sonucu, önceki gün tabiri caizse boyumuzun
ölçüsünü aldık.
Maça başladığımız andan itibaren; Hiç bir varlık gösteremeyeceği belli
olan Göztepe’ye karşı sahada sergilediğimiz gayri ciddi tavırlar, gösterdi ki bu
takımda gerçekten bir lider yok.
Lider yok derken, bir gerçekten bahsediyorum!
Malum, bazen sosyal medya hesaplarımdan da paylaşırım. Mete zoru ile 5 yıldır
antrenmanlara götürdüğüm henüz 11 yaşında bir kaleci adayı daha doğrusu aday
adayı bile olma derdinde olmayan bir oğlum var #Saltukhan..!
3 Temmuz yıllarından bildiğim Erhan Göktaş ile yeniden filelere tutunuyor.. Bu
gidişle saatlerce başından kalkmadığı bilgisayardan kurtaracağız sanırım...
Yine konuyu dağıtık... (Bu arada Sahadaki oyunu, Formasyonu, rezalet oyuncu
değişikliklerini, taraftarın önüne atılan altyapı oyuncularımızı konuşmak dahi
istemiyorum.)
Derdim;
Göztepe-Erzumspor maçı...
Daha geçen yıl bu oyuncularla şampiyonluk mücadelesi vermedik mi?
Ne oldu da, aradan geçen bu zaman da futbol yeteneklerini kaybettiler?
#Erzurumspor sayesinde, büyüdüğünün farkında olmayan; içinde bulunduğu
sıkıntılı durumu kendi menfaatleri yönünde kullanan, gününü gün etmeye,
tesadüfen aldığı saha içi sonuçlarını fırsata çevirmeye çalışan, hatta saha
kenarında; “ teknik adamım” diyerek, ‘Sırtına Erzurumspor’ yazan montlarla; el-
kol hareketinden başka bir şey yapamayan ; hatta elini-kolunu bağlayan sen kim
sin?
Teknik adam olarak futbolcu grubuna verdiğin tavizlerden dolayı bugün onların
keyfe keder tavırlarına mecbur kalmış durumdasın...
Öyle ise tüm bunların sorumlusu kim?
Düşünebiliyor musunuz; 1 puana dahi savaş açmış bir durumdayken, kazanılan
penaltıyı riske etme cesareti gösteren bir oyuncu grubuna daha önemlisi bir teknik
adama sahibiz.
Hem saha içinde hem saha dışında lider olmak zor iştir.
Liderlik, biraz da genlerden gelir...
Zorlamayın be dostlar; o gen bunlarda olmaz.
Sezon başından beri bas bas bağırmamıza rağmen bizi ötekileştirmeye çalışarak
doğruları saklama çabası içinde olanlar, şunu hiç bir zaman
unutmasınlar; "Gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır. O
gerçekte Göztepe maçı ile az çok gözünüze sokulmuştur"
Utandım...
Sporun ve biraz da futbolun içinden gelen bir adam olarak, geçen Cumartesi
günü çok utandım.
Tüm heyecanını, bu şehrin mavi-beyaz formasına veren Büyükşehir Belediye
Başkanı Mehmet Sekmen’in maçın sonunu beklemeden stadı terk etmesinden
utandım!
Burada Göztepe takımının aldığı galibiyeti sporun doğası gereği elbette ki tebrik
ediyorum. Deplasmana geldiğinin farkında olan, rakibinin analizini doğru yapmış,
haddini de bilerek ne yapması gerektiğinin stratejisini belirlemiş ve bunların
karşılığında da haklı bir galibiyet almışlar...
Alkışlar...
Ne diyordu Akatay;
“Doğu’nun sınır taşı Erzurum’un Dadaşı
Efesi var İzmir’in Eğilmez Türk’ün başı..”
Birilerini kariyer yolunda zorla Muzaffer etmek için hak etmediği koltukta ısrarla
tutma çabası içinde olanlar, bugün geldiğimiz durumdan acaba memnun mudur
merak ediyorum...
Merak ediyorum!
Göztepe Futbol Akademisi’nde yetişen henüz 20 yaşında ki, Arda Özçimen’in
asgari ücretle geçtiği kaledeki kartal duruşunu merak ediyorum...
Bu arada Arda'ya gol atamayan 1994 bilmem nerede doğmuş milyon
dolarlık Olanare’nin tavrını da merak ediyorum...
Kaç gün geçti o maçın ardından halen kızıyorum Olanere’ye... O çocuğa
sarılmadığı, sporun evrensel kurallarına alışamadığı için...
En çokta o basın tribününde oturuken kendime kızgınım!
Bizim derdimiz Ardalar olmalı...
***
Bu arada sakın ha demagoji yapıyor demeyin taa sezon başından beri defaatle
söylediklerimin arkasındayım.
Yarı yolda fikir değişmedim hiç bir zaman da bazıları gibi kafamı kuma
gömmedim. Israrla hep ortada olanı söyledim. Zaten görünen köy kılavuz istemiyor
ki...
Sözün özü;
Siz, siz olun gelin bu sevdadan vazgeçin.
Kaybedecek bir Erzurumsporumuzun daha olmadığını iyi hesap edin ...
Edin ki, artık bizi de alıştırdığınız üzülmekten vazgeçirin.
Daha da geç kalmadan düşünmeye başlayın!
Vakit düşünme vaktidir, umarım düşme vakti olmasın...!


