Abdurrahman ZEYNAL


SİYASET VE SİYASETÇİ DİLİ – 1-

Siyaset veya propaganda dili nasıl olmalı?                  


             Mayıs 2022 AYDIN

Bu günlerde siyasi söylemler yine kızıştı, biri birlerine veryansın ediyorlar!

Karşılıklı meydan okuma karşılıklı düelloya kadar gittiler!

Güzel konuşmayı, güzel hitabeti; millet mi siyasetçilere sunup öğretecek, yoksa siyasetçiler mi halka öğretecek?

 Şu anda millet, bu erdemleri siyasetçilere öğretmeye çalışıyor ama onlar, öğrenmemede inat ediyorlar…Ben siyasiler, önder ve rehber olmalılar derim!

Bu işi yapan kişilerin dili, lafı, sözü ve cümleleri en iyi olmalı. İpek gibi olmalı, milleti sarmalı ve ısıtmalı.

Türkçemizin o güzel sözleri ve deyimleri dururken, niye çirkin, kırıcı, ayrıştırıcı, ötekileştirici , yerici , aşağılayıcı, küfredici... veya yıpratıcı ; yahut ta bunlara benzer söz veya cümleler kullanılır ?

Bu propagandayı yapan kişi veya kişiler, toplumun önde olanları olduğu için, bu sözcükler daha da önem kazanıyor. Çok kişi izliyor, okuyor ve etkileniyor.

Örneğin en başta üst düzey siyasetçiler ve siyasetçiler, yetkililer ve makam sahipleri, akademisyenler, eğitimciler; medya mensupları, haberciler, yazarlar, açık oturum, panel ve konferanslarda konuşanlar...

Bir sade vatandaş kırıcı ve kötü laflar sarf etse birkaç kişi duyar? Onlarda birkaç kişiye götürebilir ve bu olumsuz durum sınırlı kalır.

Ama; Bir siyasetçi meydanda, tv. de konuşursa onu sadece ülkemizin 80 milyonu değil, tüm dünya duyuyor. Konumu icabı sözlerine inanılabilin ir. O söz ve cümle adım adım, dalga dalga kişilere ve topluma yayılabilir /yayılıyor da. Hatta artarak, bazen değişerek daha acı ve daha agresif hal alabilir/ alıyor da!

Bu halde toplumun var olan; dayanışma, kardeşlik, dostluk, sevgi ve saygı bağlarını zayıflatabilir...

Tedirginlik, huzursuzluk yapar ve güvensizlik duygusuna sebep olur, hatta kavgaları körükler!

Tabi ki tüm konuşanlar, yazanlar ve medya mensupları bu yazılan olumsuzluklara lara uymuyor. Çok güzel konuşan ve yazanlar da az değil.

Halbuki hedef, bu olumsuz tarafta olmamalı... Hedef olumlu tarafta olup, yapıcılık ve yukarda sayılan güzel duyguları, milletimizde olan erdemleri artırmak ve pekiştirmek olmalıdır.

Bizler onlar, bizimkiler ötekiler, bizden olanlar bizden olmayanlar, bize oy verenler vermeyenler…gibi basit ve yüzeysel ötekileştirmeler yapılırsa; ALLAH KORUSUN milletimizde

Yukardakiler, üst düzeydekiler KAVGA EDERSE, alttakilerde ve gençlerde ne gibi duygular oluşur?

Kavgalı ortamda, kavgasız gençlik yetişir mi? Bu tablolar geleceğimiz ve ülkemiz için neye mal olur?

Bunları başta siyasiler, aydınlar, eğitimciler, yazarlar medya mensupları ve hepimiz düşünmeliyiz!

Güzel Türkçemizin, güzel sözleri, nükteleri, hicivleri vardır. Türkçemiz ve gramerimiz güzel kullanılmayı beklediği gibi; toplumumuzun ezici çoğunluğu ve aklıselim kitlelerin % de100 ü de bunu beklemektedir.

Yazı devam edecek, hoşça kalın.                                    Uz. Dr. Ayhan YİĞİT