Uçağını, silahını, mühimmatını yapan devir. Kayseri, Eskişehir, İstanbul ve Ankara'da kurulan Uçak fabrikaları, silah üretim fabrikaları, Gölcük tersanesinde yapılan ilk Denizaltımız gibi eserler bu dönem aittir.
İkici dönem 1950-1974 arası devir Savunma Sanayinden vaz geçip tamamen ABD ve batıya bağımlı olduğumuz devir. Türkiye-Amerika ikili anlaşmalarıyla, Marşal yardımlarıyla Amerika'nın kullandığı eski silah ve teçhizatların ülkeye girdiği, NATO silahlarının kullanıldığı böylece yerli ve milli hiç bir silahın üretilmediği aksine olanlarında kapatıldığı, işlevsiz hale getirildiği bir dönemdir.
Üçüncü safha 1975-2022 arasında gelişen, büyüyen ve ihraç edebilen bir devir. 1974 Türkiye Kıbrısa çıkarma yapıp başarılı olunca ABD ekonomik, askeri ve siyasal baskı ile Türkiye'nin önünü kapatmak istedi. İşte bu dönemde kurulan Türk Silahlı Kuvvetleri vakıfları kendi silahını kendin yap kampanyalarıyla ciddi adımlar attılar.
1980'lerde Kenan Evren döneminde çok namlulu silahlar üretilirken Özal döneminde kurulan TAİ ile F-16'ların Türkiye'de üretimi yapılırken uçak sanayimizin de önü açıldıkça açıldı. Türkiye 1990'larda Füze teknolojisini batılılar vermeyince Çin'den peşin parayla satın alıp bugün göğsümüzü kabartan menzilleri 300 kilometreyi bulan füzeleri 2010lardan sonra yaparak ordumuzun emrine verdi.
Son on yıldır geliştirlen İHA'lar, Sihalar, Gemiler, Denizaltılar yapılarak Türk Milletinin geleceğine güvenmesini sağlayacak projelere imza attılar.
Bu dönemler çok ama çok iyi analiz edilmelidir. Türk Sialh sanayinin gelişmesi, başarıları, engelleyenleri araştırmacılar tarafından yazılarak milletin bilgisine sunulmalıdır.
Bu konu önemlidir.
