Aldatmak ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz… Doğru, gerçek olmayan, uydurma, asılsız söz, haberin hepsi…
Söz hayat ve hadiselerin ifade vasıtası. O zaman neden insan yalan söyler. Tarih boyunca farklı kültürlerde, farklı coğrafyalarda söylenmiş. Niçin hayat ve hadiselere uygun olmayan cevaplar verilmiş.. İnsanlar, toplumlar, devletler neden aldatılmış?
Yalan; insanları aldatmak için sözün etkili olarak kullanılmasıdır diye tanımlayabiliriz.
İnsanları nedenli veya nedensiz olmayanı olmuş gibi göstererek başkalarını aldatma yolunu tercih etme çabasıdır yalan.
En çok kullanılan biçimiyle matematik sayılarıyla, istatistik verileriyle söylenmesidir. Yine dedi ki, dediler ki, duydum ki, rivayet olunur ki, gibi ifadeler yalanı meşrulaştırma aracıdır.
Yalan söylemek öncelikle psikolojik bir hastalıktır. İçerisinde aldatma, kandırma, yön değiştirme, sosyolojik, kültürel ve ahlaki sıkıntıların dil ile ifade edilmesi olarak karşımıza çıkmasıdır.
Fikri kuvvetli, hakikati önceleyen, sağlam ruh yapısına sahip insan yalan söylemez. Eğer yalan söyleme ihtiyacı duyuyorsa ruhsal problem taşımakta, korku, vesvese içinde gerçekleri aleyhinde olacağını hissederek yanlış söz söyleyebilme isteğidir.
Yalan söyleyenler megaloman, hasta adamlardır. Bu tipler yalanı yalan olduğu için severler. İnsanları aldatmak hoşlarına gider. Genellikle söyleyecekleri yalanları önceden tasarlayarak ifade ederler. Bu tipleri başkaları da kendi menfaatleri doğrultusunda kullanırlar. Böyle yalancılar insanların baş belasıdır. Yalan söyleyip insanları yalanlarına alet ettikleri nispetin de mutlu olurlar. Yalan böyle insanların hayat felsefesini oluşturur. Böyleleri yalanın kendilerince felsefesini yapmış olurlar.
Yalancıların bir diğer özellikleri hasetli olmalarıdır. Haset insanlar yalanı silah olarak kullanırlar. Böylece kendilerince iftira etmiş karşıdaki insanı zor duruma düşürmüş, sözde toplum içinde rezil etmiş olurlar.
Çocuklarda yalan söyleyebilir. Çocuk farkında olmadan bir şeye zarar verebilir. Kırabilir. Bu durum çocukta korkuya sebep olur. Çocuk korkudan yalan söyleyebilir. Suçlu suçunu itiraf edip doğruyu söyleme yerine saklama cihetine gidince yalan söyleyebilir.
Hırsız korkusundan yalan söyleyebilir. Yaptığı kötülüğü başkalarına isnat etmek için iftira ederek yalan söyleyebilir.
Kin, garez sahipleri de intikam almak duygusuyla yalan söyler. Yalan sahipleri, kin duygularını ispat etmek için yüzlerce defa yalan söyleyerek toplumu inandırma cihetine giderler. Bu durum toplumsal hayatta konuyla ilgili atasözlerinin meydana çıkmasına sebep olmuştur. Birkaç örnekle konuyu bağlayalım.
*Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.
*Yalandan kim ölmüş ki biz ölelim.
*Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.
*Yalancı şahit kahveleri varmış.
*Sen doğruyu söyle ben yalanı söylerim.
*Adam sende küçük yalandan bir şey olmaz.
