Abdurrahman ZEYNAL


YOK OLAN MAHALLE DEĞİL TARİHTİR..

.


Gavur Boğan Muharebeleri..
1856 Muharebeleri esnasında Rus öncüleri Erzurum'a sızmayı planlamışlardı. Şehrin Kars Kapısının tahkim olduğunu gören Ruslar, şehre güneyden girmeye teşebbüs ettiler. Haberi alan Erzurumlular, Rus ordusunu Hasan-i Basri Mahallesinde karşıladı. O gün Hasan-i Basri mahallesinde şehirlerini işgal etmek isteyenlere karşı devleşen, coşup taşan, kabına sığmayan tüfeğe süngüye karşı, kılıçla, kordayla, değnekle ve nihayet yumrukla karşı koyan bir halk ordusu vardı. 
Bu halk ordusu karşısında bozguna uğrayan Ruslar çareyi geri çekilmede bulmuşlardı. O gün Erzurum’da tarih sayfalarına yeni bir kahramanlık menkıbesi yazılmış ve "Hasan-i Basri Mahallesi" halkın gönlüne "Gavurboğan Mahallesi" olarak kazılmıştır. Bu nedenle de tarih boyunca bu mahalle bu isimle anılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde Genelkurmay Başkanlığı makamına kadar yükselen Erzurumlu Orgeneral Fevzi Mengüç Gavurboğan muharebeleri hakkında şöyle yazıyor: "Erzurum'a ilerleyen Rus Ordusuna mensup bir fıkra (Tümen) Abdurrahman Gazi türbesini tahrip ve buradaki Erzurum kalesine hâkim tepeleri işgal ettikten sonra, gece karanlığında Toprak Tabyaya iki taburunu yaklaştırmıştı. Ermeni kılavuzlarının yardımı ile toprak tabyanın zayıf tutulan kısmından şehrin güney doğusundaki Hasan Basri-i ülya ve Hasan Basri-i Süfla mahallelerine girmeye muvaffak olmuşlardı. Rus askerleri burada Rabia Ana'nın kümbetini ve üst kısmını tahribe ve gece yarısı evlere saldırmaya başlamışlardı. Mevsim sonbahar, hava karlı ve soğuk idi. Gecenin karanlığı içinde beklenmedik durum karşısında iki mahalle halkı gece yarısı evlerinden fırladılar. 7 yaşında çocuğundan 70 yaşındaki ihtiyarına kadar kadın erkek ellerine geçirdikleri sopa, kazma, baltadan başka, bıçak, kılıç ve eski zaman şişhane tüfeklerine kadar ne buldularsa bu iki Rus taburunun hemen % 90 katledildi veya yaralandı. Geriye kalan ancak bir kaç yüzü kişi Abdurrahman Gazi sırtlarına doğru canlarını güçlükle kurtarmak suretiyle kaçabildi. Güneş Erzurum'un doğusundaki bu iki mahalleyi aydınlattığı zaman Hasan Basri deresinin içinde ve kenarlarında binlerce Rus ölüsü yatmakta ve bunların arasında kadınlarımızdan, erkeklerimizden genç ve ihtiyar bir kısım şehitlerimiz de bulunmakta idi. Zayiatımız Ruslara nazaran % 10 nisbetinde ve azdı. Kanlı olduğu kadar şanlı olan bu savaşa kazanmış ve Erzurum'un mübarek topraklarına Rusların ayak basmasına mani olmuştuk. Hasan Basri deresi Rus ölülerinin çokluğu yüzünden o gün saatlerce kanlı sular halinde akmıştı. Ruslar bu kanlı savaştan sonra ikinci bir teşebbüse geçmişlerse de tabyalardaki askerlerle beraber dövüşen halkımızın kahramanca mukavemetleri karşısında muvaffak olamamışlardır.
Bu sırada Rumeli'de ki Rus orduları da mağlubiyete uğradığından Erzurum önlerine gelen Ruslar Erzurum'a tekrar taarruzdan çekinerek geldikleri istikamette, doğuya doğru çekilmeye mecbur olmuşlardır. Bu arada Erzurum'a Vali ve Kumandan olarak tayin edilmiş bulunan Feyzullah Paşa, kahraman Hasan Basri Mahallesi halkını tebrik ve takdir etmiş ve ayrıca ordu emriyle de Erzurum ve civarındaki bütün askeri birliklere ve ahaliye bu büyük şahamet ve şecaat bildirisini yayınlamıştı. 
Vali ve Kumandan Feyzullah Paşa, Hasan Basri'nin bu iki mahallenin bundan sora Gavurboğan mahallesi lakabıyla anılmasının münasip olacağını söylemiş ve o zamanki Osmanlı hükümdarı Sultan Abdülmecid'e keyfiyeti arz ederek iradesini almış olup bu suretle o tarihten bu güne kadar bu iki mahalleye Gavurboğan Mahallesi adı verilmiştir.
Bu savaşta kan döken, can veren kadın ve erkek bütün şehit ve gaziler Türk milletinin namus ve şereflerini hayatlarının üstünde tutan Erzurumlu yiğitlerdir. İstiklal ve hürriyet ruhu bunların bütün varlıklarının zerrelerine kadar işlemiş bulunmakta idi. Bu kahramanlar yaptıkları savaşta Türk harb tarihine yeni, parlak ve şanlı sahifelerine ilave etmişlerdir. Türk milleti tarih boyunca devam ede gelen kahramanlığından muhariblik meziyet ve vasıflarından şerefti ananesinden, kudretli varlığından en güzel ve parlak misallerinden birini de Gavurboğan Savaşında vermiştir.”
KAYNAK: General Fevzi Mengüç(İbrahim Feyzi Mengüç. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 9. Genelkurmay Başkanı'dır.)