www.erzurumgunebakis.com / Orhan BOZKURT
Özellikle okullarda ve kalabalık sınıflarda hastalığın hızla yayıldığı görülürken, uzmanlar aileleri daha dikkatli olmaya çağırıyor. Çoğu zaman "hafif bir çocuk hastalığı" olarak görülen suçiçeğinin, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği hatırlatılıyor.
Bulaşıcılığı Yüksek, Etkisi Sanıldığından Ağır
Suçiçeği, son derece bulaşıcı bir virüsle ortaya çıkıyor ve kısa sürede birçok çocuğa yayılabiliyor. İlk belirtiler genellikle halsizlik, ateş ve iştahsızlıkla başlıyor. Ardından vücutta, özellikle yüz, gövde ve saçlı deride su dolu kabarcıklar oluşuyor.
Bu döküntüler çoğu zaman kaşıntıya neden olurken, bilinçsiz kaşıma enfeksiyon riskini artırıyor. Özellikle küçük bebekler, ergenler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde hastalık çok daha ağır seyredebilir. Zatürre, beyin iltihabı ve ciddi cilt enfeksiyonları gibi komplikasyonlar bu gruplarda daha sık görülüyor.
Aşı ve İzolasyon Hayati Önem Taşıyor
Uzmanlar, suçiçeğine karşı en güçlü korumanın aşı olduğunu vurguluyor. Tek doz aşı kısmi koruma sağlarken, ikinci dozun yapılması hastalığın ağır geçmesini büyük ölçüde engelliyor.
Hastalığın yayılmasını önlemek için suçiçeği geçiren çocukların döküntüleri tamamen kuruyana kadar okula ve kalabalık ortamlara gönderilmemesi gerekiyor. Aksi halde tek bir vaka, kısa sürede bir sınıfın tamamına bulaşabiliyor.
Hijyen Kuralları İhmal Edilmemeli
El yıkama alışkanlığının artırılması, ortak eşyaların kullanılmaması ve hasta bireylerle temastan kaçınılması bulaşma riskini azaltıyor. Özellikle hamileler ve bebekler için suçiçeği daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden, bu grupların ekstra korunması gerektiği belirtiliyor.
Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor
Suçiçeğinde kesin bir tedavi olmamakla birlikte, belirtileri hafifletmeye yönelik yöntemler büyük önem taşıyor. Ateş düşürücüler, kaşıntıyı azaltan losyonlar ve bol sıvı tüketimi hastanın rahatlamasına yardımcı oluyor.
Uzmanlar, çocuklarda döküntü, ateş ve halsizlik gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor. Erken müdahale, hem hastalığın ağır seyretmesini hem de okul ortamlarında salgın haline dönüşmesini engelleyen en önemli adım olarak gösteriliyor.