Erzurum´da ‘kem göz´ inancının kökeni çok eskilere dayanıyor
Erzurum´da Nazar (Göz) Değmesi ´Tü, Tü, Tü... Maşallah´…Kırk Bir Kere Maşallah!...
Tarih: 17.8.2019 07:56:48/ 1287okunma / 0yorum

-ÖZEL-


Sinan AYDIN


Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Fakültesi Halk Edebiyatı Araştırmacısı Öğretim Üyesi Lütfü Sezen´in yaptığı araştırmaya göre, Erzurum´da ‘kem göz´ inancının kökeni çok eskilere dayanıyor. Gazeteniz GÜNEBAKIŞ´ın ‘bayram tadına haberler´ bölümünde, bun kez Erzurum´da nazar inanışları ile ilgili yapılan araştırmayı haberleştirdik.  Araştırmada yer alan detaylı bilgilere göre; “İlk nazar boncuklarının Sü­merler tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Sümerlerden Mısırlılara geçtiği ve buradan dünyaya yayıldığı” görüşü yaygındır.” Antik Roma ve Helen medeniyet­lerinde, Müslüman, Yahudi ve Budist Hindu toplumlarında da görülen bu inanış, günümüze kadar gelebilmiştir.

 

ARAPÇA´DA NAZAR, “BAKIŞ” DEMEKTİR.

 

Kimi insanların bakışlarındaki zararlı güç, kişiye, hayvana ya da başka bir nesneye bakmakla; canlı üzerinde; hastalık, sakat­lanma, ölüm, nesne üzerinde ise; kırılma, yanma gibi olumsuz etkiler meydana getirebilmektedir. Mezardakilerin üçte birinin “nazar değmesinden” öldüğü inancı halkımız arasında oldukça yaygındır. Vakitsiz ölüm veya herhangi bir zararlı olay oluştuğu zaman “nazar değdi” tabiri kullanılır.


“Nazar (göz) değmesi inancı, halkımız arasında çok eskiden beri yaygındır. Hatta insanın kendi kendisine nazarının değdiğine bile inanılır”.

 

Daha çok çocukları etkilediği görüşü yaygındır. Bu inancın temelinde “kıskançlık ve ruhsal çekememezlik yatmaktadır”. Çocukları nazardan korumak için Müslüman çev­relerde “maşallah” Batı toplumlarında ise “Tanrı kutsasın” sözü kullanılır.


NAZARDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ TOPLUMDAN TOPLUMA FARKLILIKLAR GÖSTERİR.

 

Hindistan´ın bazı yörelerinde karşı cinsin kıyafetlerini giyme, bazı Asya topluluk­larında gözlerin etrafına siyah boya sürme, Müslüman çevrelerde ise, içerisinde ayetler yazılı olan muska taşıma bunlardandır. Bütün toplumlarda nazardan ko­runmak için kullanılan ortak yöntem mavi renkte nazar boncuğu taşınmasıdır. Mavi boncuğun gözlerden yayılan zarar verici ışınları emerek etkisiz hale getirdi­ğine inanılır.


Türk inançlarında çok önemli bir yere sahip olan nazar, kimilerine göre hura­fe olarak algılansa da halk arasında oldukça yaygındır.

Nazarlıkların gelişmiş biçimleri arasında, altından veya gümüşten yapılmış olanlarına “maşallah” denir. Bunların süs takısı olma özellikleri de vardır. Erzu­rum ve çevresinde; mavi boncuk, yedi delikli boncuk, göz boncuğu, sarı kehribar, hurma çekirdeği, üzerlik vb. malzemeden yapılan nazarlıklar oldukça yaygındır.

Eskiden, Erzurum´da bazı nazarlıklar evin giriş kapısının üstüne asılır veya eşiğe çakılırdı. At, geyik ve sığır kafası dış kapıya asılan nazarlıklardandı. Üzerlik gibi bazı nazarlıklara çeşitli şekiller verilerek ipliklere dizilip evin değişik yerlerine asıldığı da olurdu. Arapça bir kelime olan nazar, bakış demektir. Kimi insanların bakışlarındaki zararlı güç, bir kişiye, bir hayvana ya da bir nesneye bakmakla; canlı üzerinde hastalık, sakatlanma, ölüm, nesne üzerinde kırılma, yanma gibi olumsuz etkiler meydana getirebilmektedir. Herhangi bir zararlı olay böyle bir sebebe yük­lendiği zaman “nazar değdi” tabiri kullanılır. Nazar (göz) değmesi inancı halkımız arasında çok eskiden beri yaygındır.

Nazarın bazı ayetlerde yer aldığı bilinmektedir. Konuyla ilgili tespit edebildi­ğimiz ayetler şunlardır:

1. Kalem suresinin 51 ve 52.ayetleri

2. Yusuf suresinin 67. ayeti

3. Ayrıca; nazar değmemesi için felâk, nas, fatiha sureleri okunur.


Nazar değmesin konusunun bazı hadislerde de yer aldığı görülmektedir. Baş­lıcalarını veriyoruz:

“Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçmek bir şey olsaydı, bu göz değmesi olurdu.”

“Göz değmesinden Allah´a sığınırım, zira göz değmesi haktır.”

“Nazar insanı kabre, deveyi kırda(kazana) sokar.”

“Gözü değene abdest alması emredilir. Onun abdest suyu ile göz değmesine uğ­rayan yıkanır.”


Nazara uğramaktan ileri geldiği sanılan hastalıklara karşı, Türk halkı her dönemde bazı tedbirlere başvurmuştur.

Ülkemizin pek çok yerinde olduğu gibi Erzurum´da da nazardan korunmak için bazı tedbirlere başvurulduğu görülmek­tedir. Bunlar arasında en yaygın olanlar efsun yapmak, kurşun dökmek, tütsülemek, nazarlık kullanmak gibi uygulamalardır.

Efsun, yaşlı kişiler tarafından yapılır. Kurşun dökmesi işlemi; ocaklı aileden olup bu geleneği sürdüren tecrübe sahibi kadınlar tarafından, tütsülemek; Çörek otu, üzerlik, karanfil, tuz, biber, soğan ve sarımsak kabuğu gibi maddeler yakı­larak nazar değdiğine inanılan kişi veya nesnenin üzerinden geçirilerek yapılır. Nazar(göz) değmesi tehlikesinden korunmak için ise manevî gücüne inanılan bazı maddeler kullanılır. Bunlara “nazarlık” denir.


Efsun Yapmak

Yaşlı biri, bir bıçakla hastaya okur. Bu sırada bıçak, hasta vücudunun muhtelif yerlerinde dolaştırılarak; “göz edenin gözü çıksın” denir. Son­ra bıçak mangalın külüne saplanır. Bu işlem sırasında okuyan esnerse hastaya göz değmiştir.


Kurşun Dökmek

Kurşun Ocaklı aileden olan geleneğe bağlı ve bu işte tecrübe sahibi kadınlar tarafından yapılır. Kurşun döken kadın ocaktan izin almak zorundadır. Kurşun dökülmesi sırasında hastanın başı ve vücudu bir örtü ile ör­tülür. Kepçede eritilen kurşun, içerisinde su bulunan demir tasa dökülür. Kurşun dökülen tasın suyundan hastanın vücuduna sürülür, biraz da içirilir. Arta kalanına bir ekmek doğranarak dört yol ağzında köpeklere yedirilir. Tas içindeki suya dö­külen kurşun, patlamalarla şekillenir. Patlamaların nazarı ortadan kaldıracağına inanılır. Kurşunun şekillenmesinden hastanın kimler tarafından nazarlandığı tah­min edilmeğe çalışılır. Şekillenen bu kurşun daha sonra kapı üzerine asılır.


Tütsülemek

Nazara uğramış kişileri kurtarmak için tütsüleme yapılır. Uy­gulama sırasında üzerlik, çörek otu, karanfil, tuz, biber, soğan ve sarımsak kabuğu kullanılır. Nazara uğradığına inanılan kimsenin saçından elbisesinden, evinin eşi­ğinden gizlice alınan parçalar, yukarıda sözü edilen maddelerle birlikte yakılarak tütsülenir. Tütsüleme sırasında; tütsü yapan kimse şöyle der:

Üzerliksin havasın

Her dertlere devasın

Ak göz, kara göz,

Mavi göz, yeşil göz

Hangisi nazar etmişse

Onların nazarını boz.

Elemtere fiş,

Kem gözlere şiş,

Üzerlik çatlasın

Nazar eden patlasın


Nazarlık Kullanmak

Göz değmesinin tehlikesinden korunmak için manevî gücüne inanılan maddelere “nazarlık” denir. Nazarlıkların kullanılma bi­çimleri farklı farklıdır. Bunların bir kısmı doğrudan doğruya çocuğun elbisesine, omzuna, göğsüne veya başlığına dikilmek suretiyle kullanılırken, bir kısmı da kola takılmak, boyuna veya beşiğe asılmak suretiyle kullanılır. Büyükler ise; nazarlığı görülmeyecek biçimde giysilerinin altına asarlar.

Nazarlıkların gelişmiş biçimleri arasında, altından ya da gümüşten yapılmış maşallahlar gelir. Bunların süs özelliği taşıyanları da vardır. Erzurum ve çevresin­de; mavi boncuk, yedi delikli boncuk, göz boncuğu, sarı kehribar, yılan kabuğu, hurma çekirdeği ve üzerlik gibi malzemeden yapılmış nazarlıklar oldukça yaygın­dır.Bazı nazarlıklar evin herhangi bir yerine veya kapı üstüne asılır, bazıları da eşi­ğe çakılır. “At, geyik ve sığır kafası dış kapıya asılır.”197 Üzerlik gibi bazı nazarlıklara da çeşitli şekiller verilmek suretiyle, ipliklere dizilip evin muhtelif yerlerine asılır. “Türkmenler arasında kurdun her bir uzvu nazarlık olarak kullanılır.”

Erzurum halkı arasında nazarın zararından korunmak için kullanılan belli başlı nazarlıklar için tıklayınız. (Kaynak: Dr. Lütfi Sezen Armağanı 279)








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
 KKYDP 13. Etap Uygulama Rehberi Yayımlandı
KKYDP 13. Etap Uygulama Rehberi Yayımlandı
Kırsal Kalkınma Destekleri 13. Etap Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkındaki Tebliğe Ait Uygulama Rehberi Yayınlandı.
 DOSİAD önerdi: ‘Erzurumiyatçı yetiştirmeliyiz´
DOSİAD önerdi: ‘Erzurumiyatçı yetiştirmeliyiz´
.
 Doğu´nun Çukurovası Uzundere
Doğu´nun Çukurovası Uzundere
Erzurum´da yaz sıcaklığının en uzun süre yaşandığı ilçeler arasında yer alan Uzundere´de, kavun ve karpuz hasadı başladı. Uzundere, kiraz, kavun, karpuz ve bir çok sebze yetiştiriciliği ile ‘Doğunun Çukurovası´ unvanını aldı.
 Devasa eğiitm yatırımı gün sayıyor
Devasa eğiitm yatırımı gün sayıyor
Doğunun en büyük eğitim binası inşaatında sona gelindi
 Erzurum´un en iyi Liseleri belli oldu
Erzurum´un en iyi Liseleri belli oldu
Yüzdelik dilimlere göre Erzurum´Un en başarılı 10 lisesi belli oldu. İlk sırada İbrahim Hakkı Fen Lisesi yer alıyor.
 Narman Adalı gölü görsel şölen sunuyor
Narman Adalı gölü görsel şölen sunuyor
Her bahar şenliklerin yapıldığı bölgede bulunan Adalı göl, içerisinde yüzen ada olan büyük bir göl. Bu göl ziyaretçilerine, yaban hayatının tadını alabilecekleri bir görsel şölen sunuyor.
 Bu dünyadan bir Gullebi Turan geçti
Bu dünyadan bir Gullebi Turan geçti
Nam-ı Değer Gullebi Turan! O şimdi kimsesizler mezarlığında yatıyor!
 Deniz yok ama imkan var!
Deniz yok ama imkan var!
Denizi olmayan Erzurum´un 28 adet balık tesisi var
 Mahmut Tanal: Erzurum halkının yanındayız
Mahmut Tanal: Erzurum halkının yanındayız
Türk Hava Yolları´nın (THY) Erzurum´a yönelik politikasına bir tepki de CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal´dan geldi.
 Bu Proje Huzurumuz ve Geleceğimiz İçin!
Bu Proje Huzurumuz ve Geleceğimiz İçin!
Mahallenizin huzurunu istiyorsanız bu mücadeleye sizde katılın!
 Evinizde depreme karşı önlem alın
Evinizde depreme karşı önlem alın
Evinizde depremlere karşı bugün bir önlem almaya ne dersiniz? Örneğin; depremde zarar görme riskini azaltmak için, yatağınızı pencereye ve ağır dolaplara uzak şekilde konumlandırın
Prof Dr.Yıldız: Küresel iklim değişikliği ile mücadelenin çözüm yolu bilinçli çiftçi
Prof Dr.Yıldız: Küresel iklim değişikliği ile mücadelenin çözüm yolu bilinçli çiftçi
.
Nezahat onbaşının adı yaşatılmalı
Nezahat onbaşının adı yaşatılmalı
8 yaşında cepheye gitti, 12 yaşında onbaşı rütbesi aldı. Erzurumlu Nezahat onbaşı, milli mücadele yıllarının kadın kahramanlarından biri olarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı.
 Erzurum´da değişmeyen gelenek kurban bayramı adetleri
Erzurum´da değişmeyen gelenek kurban bayramı adetleri
Erzurum´da kurban bayramı adetleri, tören ve uygulamaları, bayram adetleri…
 Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye´de İlk On İçinde!
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye´de İlk On İçinde!
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, 74 Tıp Fakültesi Arasında 8´inci sırada yer aldı.
Tortum Şelalesi ve Narman Peribacaları turizme kazandırılacak
Tortum Şelalesi ve Narman Peribacaları turizme kazandırılacak
Erzurum Valisi Okay Memiş, şelale ve peribacalarında incelemelerde bulundu
Büyükşehir´in mobil mezbahalarına tam not
Büyükşehir´in mobil mezbahalarına tam not
Erzurum Büyükşehir Belediyesi´nin sağlıklı ve hijyenik kurban kesimi için kent genelinde oluşturduğu mobil mezbaha uygulaması Erzurumlulardan yine takdir topladı.
Vali Okay Memiş, Bayram Namazı sonrası vatandaşla bayramlaştı
Vali Okay Memiş, Bayram Namazı sonrası vatandaşla bayramlaştı
Erzurum Valisi Okay Memiş, Kurban Bayramı Namazını Tarihi Ulu Camii´nde eda etti. Kılınan namazın ve okunan hutbenin ardından cemaatle tek tek bayramlaşan Vali Okay Memiş, cami çıkışında vatandaşlarla bir süre sohbet etti, bayramlarını kutladı.
 LGS´de Oltu birinci Hınıs sonuncu oldu!
LGS´de Oltu birinci Hınıs sonuncu oldu!
LGS bitti ama tartışmaları bitmedi. Erzurum´un ilçeleri arasında LGS´de en başarılı ilçe Oltu olurken, Hınıs ise listede son sırada yer aldı.
 Rektörlere kurban ziyareti
Rektörlere kurban ziyareti
İl Müftülüğü kurban komisyonu, kamu kurum ve kuruluşlarının başındaki isimleri ziyaret ederek bağış hakkında detaylı bilgiler veriyor.
 Nihat Altay´da acı reçete: Vücudumuza her gün 2 bin adet zararlı madde giriyor
Nihat Altay´da acı reçete: Vücudumuza her gün 2 bin adet zararlı madde giriyor
Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, ‘‘ Sadece küçük bir sakızda bile 18 tane katkı maddesi var´´ diyerek insan sağlığı ile nasıl oynandığının acı reçetesini açıkladı.
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
Kek hamurunun piştikten sonra kalıptan rahat çıkması için 10 dakika bekletin. Fırına sürdüğünüz kek kalıbının yanmasını önlemek için kalıbın altına biraz tuz koyabilirsiniz.

Hamur İşi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları