Gündem 29.05.2020 15:51:24 0

Fosil ağaç ormanının akıbeti merak ediliyor

Erzurum´da Narman ve Oltu ilçelerini içine alan bölgede geçtiğimiz aylarda ortaya çıkarılan fosil ağaç ormanının sın durumu merak ediliyor. Şu ana kadar ne Üniversiteden ne de ilgili kuruldan nasıl bir çalışma yapıldığına dair açıklama gelmedi.

 -ÖZEL-

Sinan AYDIN

 

Erzurum´da Narman ve Oltu ilçelerini içine alan bölgede fosil ağaç ormanı keşfedildiği iddia edilmişti. Gazeteniz Günebakış´ın duyurduğu haber sonrası, şu ana kadar nasıl bir çalışma yürütüldüğü ile ilgili bilgi alınamadı.  Gözer, yetkililerden gelecek açıklamalara çevrildi. Taş Eserleri Müzesi Koordinatörü Oğuzhan Türk´ün sosyal medya hesabından paylaştığı keşif bilgisi ve görseller, heyecan uyandırmıştı. İddialara göre; Narman ve Oltu ilçelerinde fosil ağaç ormanları keşfedilmişti. Konu ile ilgili nasıl bir çalışma yapıldığı ve nasıl bir açıklama yapılacağı ise merakla bekleniyor. ´Erzurum´da Fosil Ağaç Ormanı Keşfedildi!´ söylemi sonrası akıllara ise fosillerin kaç yıllık olduğu ve bölgede ne tür çalışmaların yapılacağı sorusu takıldı.  Aradan geçen birkaç aya rağmen konu ile ilgili ne Üniversiteden ne de yetkili kurum ve kuruluşlardan nasıl bir çalışma yapıldığına ya da bir çalışma yapılıp yapılmadığına dair bir açıklama yapılmadı. Suskunluk, ´fosil ağaç ormanı ilgisizlik kurbanı mı? ´ sorusunun sorulmasına neden oluyor.

 

FOSİL NEDİR, NASIL OLUŞUR?

 

Fosiller, jeolojik geçmişe dair önemli bir bilgi kaynağıdırlar. Geçmiş hayatlara dair en önemli bulgulara fosiller sayesinde ulaşırız. Dünyanın geçmişinde canlıların nasıl yaşadığı, nasıl beslendiği, nasıl göründüğü gibi konuları anlamamıza olanak sağlar. Fosillerin bilimsel olarak incelendiği ve üzerinde çalışıldığı bilim dalı paleontoloji olarak adlandırılır. Aslında paleontoloji, jeoloji ve biyolojiyi birleştirir. Belirli bir zamana ait yaşam formlarının özelliklerinin bilinmesi, ortam şartlarının nasıl olduğuna dair bilgileri sağlar.İnsanlar genelde Paleontoloji ve Arkeolojiyi karıştırır. Paleontologlar, fosilleri araştırır ve jeolojik geçmişe ait yaşam formlarıyla ilgilenirler. Arkeologlar ise geçmişteki insan yaşamının materyal artıklarıyla yani tarihi eser olarak bilinen kalıntılarıyla ilgilenir.Fosilleşmenin en sık görüldüğü yerler, bataklık, göl ve deniz gibi tortulaşmanın mümkün olabileceği yerlerdir. Bir oganizma ölse hatta dokuları çürüse bile onları oluşturan organik bileşenler tortular içerisinde korunabilir. Bunlar kimyasal fosil olarak bilinir. Bu fosiller petrole dönüşebilir. Ancak bazen kayaçlarda bulunan fosiller, pertole dönüşmez ve öylece kalırlar. Bu durumda ortaya mükemmel bir geçmiş kaydı doğurur.

 

FOSİLLER NASIL OLUŞUR?

 

Fosillerin bir çok çeşidi vardır ve sadece taşlarda bulunmaz. Çevresel koşullara göre farklı şekillerde fosilleşebilirler. Örneğin Arktik tundralar içerisinde bulunan donan tarih öncesi filler bu çeşitliliğe çok uygun bir örnektir. Canlı kalıntısının buz kütleleri arasında kalması onun binlerce yıl boyunca korunmasına ve fosilleşmesine neden olabilir. Fosiller Hakkında!Sibirya´da bulunan 39,999 yıllık mamut.Toprak üzerinde yaşam faaliyeti sona eren canlılar çevre koşullarına bağlı olarak toprak, kil, kum gibi etkenlerle kaplanarak hava ile teması kesilir hale gelir. Tortu halinde kalan canlı kalıntısı binlerce yıl boyunca hiç bozulmadan korunabilir. Çevresel koşullar bu fosillerin petrole dönüşmesine de neden olabilir. 

 

Taşlaşmış Fosiller

 

Diğer bir fosilleşme yöntemi ise karbonizasyon olarak adlandırılır. Özellikle yaprak ve nazik hayvanların fosilleştiği yöntem budur. İnce bir tortunun bir organizmayı kaplamasıyla gerçekleşir. Zamanla basınç, sıvı ve gaz bileşenlerini dışarı atar ve geriye sadece karbon artığını bırakır.

 

Karbnonizasyon Fosili

 

Böcekler çok narin canlılardır. Böceklerin kalıntılarının korunması çok zordur. Bu nedenle böcek fosillerine çok ender rastlanır. Sadece çürümemesi için gerekli olan ortam koşulları yeterli değildir. Aynı zamanda da ezilme ve basınç gibi durumlara karşı da korunmalıdır. Bu şekilde en sık rastlanan böcek fosilleri reçine adı verilen tortunun içerisinde kalan böcek kalıntılarının zamanla reçinenin de sertleşmesi ile tam bir koruma sağlaması durumunda oluşur. 

 

Reçine Fosili

 

İz fosilleri olarak adlandırılır. İz fosilleri de çok önemli fosiller arasında yer alır. Bu İzler yumuşak tortularda kalıp daha sonradan taşlaşan fosillerdir. Paleontologlar bu izler sayesinde birçok çıkarımda bulunabilirler. 

 

Dinozor ayak izi

 

Bir başka iz fosili de Burrow fosilleri olarak adlandırılır. Bu izler, ayak izlerinden farklı olarak canlıların yaşam alanları hakkında bilgiler verir. Yaşadıkları çevre koşullarını bu fosiller sayesinde anlayabiliriz.

 

Fosilleşmiş Karides Yuvası

 

Kaprolit fosiller ise canlıların yeme alışkanlarını ortaya koyan fosillerdir. Bu fosiller canlının bir bütünü olarak değil, midesinin içeriği veya doğrudan dışkısı ile ilgilidir. Aşağıdaki fotoğrafta bir dışkı fosili görmektesiniz.

 

Kaprolit Fosil

 

Gastrolit fosiller de şuan günümüzde bulunmayan bazı sürüngenlerin midelerinde bulunan taşlardan oluşur. Bu taşlar eski tarihteki canlıların, besinleri daha kolay öğütmelerini sağlayan taşlardan oluşuyor.