SEVDA KUŞUN KANADINDA GÜVERCİN AŞKI
Tarih: 13.2.2020 12:00:13 / 908okunma / 0yorum
Batuhan ERHAN

                   Tarihin en eski dönemlerinden beri insan oğlunun temel ihtiyaçları arasında, haberleşmenin yeri ve önemi küçümsenmeyecek kadar önemli bir unsurdu.Buna tanıklık eden birçok kaynak , tarih Kitaplarımızın sayfalarında yerini korumakla beraber yine birçok makale ve  bilimsel araştırmalar içerisinde  günümüze kadar gelmiştir.

                   Haberleşme her çağda teknolojinin imkanları doğrultusunda yapılabilmiş ve insan oğlu medeniyetler arası kültürel gelişimini bu sayede tamamlayabilmiştir. Zamanla haberleşme farklı boyutlar kazanmış, amaç farklılıklarına göre çeşitli gelişimler sağlamıştır. İlkel çağlarda dumanla haberleşmenin yerini sonraki dönemlerde  medeniyetlerin ve ihtiyaçların gelişmesi nedeniyle elçiler almistir.Bütün kaynaklar buna şahitlik etmektedirler ki ihtiyaçlar değiştikçe paralelinde haberleşme ağının da gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Haberleşme konu olunca tabiki tarihin bir çok dönemine şahitlik etmiş güvercini yok saymak, bu konuya büyük bir ihanet olacaktır. Gerek Avrupa gerekse Osmanlı´da asırlar boyu  gizlilik açısından büyük bir önem taşıyan güvercinle haberleşmenin yeri çok özel ve değerliydi. Osmanlı ve Avrupa´da hemen her saray ve kalede haberleşmede kullanılan posta güvercinleri için özel barınaklar yapılır ve bunların başına tecrübeli eğitmenler konulurdu. Her güvercin haber taşıyacağı yön doğrultusunda eğitilir, belli bir seviyeye geldikten sonrada devletin resmi posta aracı olarak kullanılırdı.Bir çok savaşa tanıklık etmiş olan posta güvercinlerinin işlerinde ki başarılarını yabana atmamak gerek . Bazı savaşlarda güvercinlerin getirdiği haberler ve istihbaratlar sayesinde zaferler kazanılmış , büyük başarılara imzalar atılmıştır. Özellikle Osmanlı devleti döneminde güvercinin yeri ve önemi bazı kaynaklarda su şekilde anlatılmıştır “Ünlü Osmanlı gezgini ve bizimde hocamız olan Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde belirttiğine göre, 1600 lü yıllarda Osmanlı´da, İstanbul´da bulunan kuşbazlar 500 dükkan ve 600 kişiden oluşmaktaydı. Bu dönemde yetiştirilen güvercin ırkları ise şöyle sıralanmaktadır. Pal, taklabaz, şeber, cevizi, Şami, Mısıri, Bağdatlı, munakkit, alare, marselos (martoloz), demkeş, sabe, talazı, pelenk, jebar, kızıl ala, kara ala, tekir ala, varkil ala, sade kut, taçlı kut, çakşırlı kut.
Osmanlı toplumunda kuşlarla ilgilenen kişilere genel olarak “kuşbaz” adı verilmektedir. Sarayın kuşbazları genellikle saray bahçelerinde bulunan ve “kuşluk” adı verilen bölümde yetiştirilen kuşlarla ve güvercinlerle de ilgilenmektedirler. Osmanlı toplumunda dikkati çeken bir özellik güvercinlerle ilgili her türlü belgenin titizlikle ve düzgün olarak kayıt edilmiş olmasıdır.”(Kaynak: Anadolu Güvercin Kültürü Derneği ) Peki günümüze gelecek olursak tarihimize tanıklık etmiş ve hak ettiği değeri tarih boyunca görüşmüş olan güvercinlerimiz şimdi ne durumdalar ve hangi şartlar altında besleniyorlar? Değişen teknoloji sayesinde haberleşme ağındaki yeri ve önemi zamanla kaybolan güvercin , bu ününü kaybetmesi ile birlikte hobi hayvanı olarak beslenmeye başlandı. Anadolu´nun her bölgesinde gerek iklim şartları gerekse kişiden kişiye göre değişen zevkler doğrultusunda çeşitli ırklar halinde beslenmeye devam eden güvercin , günümüze kadar ulaştı. Belki de en kötü dönemini günümüzde geçiriyor olmasının nedeni zamanla ticari kaygılardan dolayı saf ırklarını kaybedip, günümüz şartlarında şehir yapılanmaların da ,çatı katlarında,küçücük kafeslerde hapis olarak beslenmesidir. Korkum o ki bir zamanlar devlet nezdinde büyük bir önem taşıyan güvercin, Zaman geçtikçe bilinçsiz beslenmeden dolayı ırk özelliklerini ve saflığını iyice kaybedip yok olmaya mahkum olacaktır. Yetkililerin bu duruma bir an önce müdahale etmesi gerektiğini düşünüyorum ve gerekli mercilerin bu konuyla ilgilenmesini temenni ediyorum. Ülkemizde, sınırlı sayıda kalan, saf ırk meraklısı güvercin severin çok zor şartlar altında güvercinlerini beslenmeye çalıştıklarını ve ırklarının devamlılığını sağlamaya çalıştıklarını gördükçe bu konuda umutsuzluğa düşüyor ve üzülüyorum.

                    Yetkililerimiz den ricam şu ki tarihimize şahitlik etmiş, bu kadar güzel bir hobinin yok olup gitmesine müsaade etmek yerine, güvercin severlerimizin kurdukları derneklere gerekli desteği gösterip ve onlara hayvanlarını rahat bir şekilde besleyebilecekleri kimseyi rahatsız etmeden ve kimseden rahatsız olmadan onlarla rahat bir şekilde vakit geçirebilecekleri ortamlar hazırlamak, gerekli ve zorunludur. Avrupa´da birçok ülkede güvercin severler için böyle ortamlar hazırlanmış ve devlet kontrolünde saf ırkların geliştirilmesi sağlanmıştır. Ecdadımızın bize bıraktığı bu değerli mirası korumak ve kollamak devlet yetkililerimizin boyunlarının borcudur.
             

                   

Anahtar Kelimeler: SEVDA, KUŞUN, KANADINDA, GÜVERCİN, AŞKI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sevgisiz dünya (08 Şubat 2020 - Cumartesi)
YOZLAŞAN KÜLTÜR SAHİPSİZ KALAN SANAT (06 Şubat 2020 - Perşembe)
GEÇMİŞ OLSUN ELEZIĞ (01 Şubat 2020 - Cumartesi)
ANTİSOSYAL MEDYA KULLANIMI (15 Ocak 2020 - Çarşamba)
ÇOCUKLAR BİZİM EN MASUM YANİMİZ (08 Ocak 2020 - Çarşamba)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

İlginç Bilgiler 6
Güvelerin dolaplarınızı istila etmelerini önlemek için, büyükçe bir portakal alın, üzerine kabuğu görünmeyecek kadar sık biçimde karanfil batırın. Bu karanfilli portakalı giyecek dolabınıza ya da sandığın bir köşesine koyun. Böylece güveleri giyecek dolaplarınızdan uzak tutmuş olursunuz.

Güvelerden Kurtulmak İçin