AMİN DERKEN MISIR TANRISI AMON İSMİNİ Mİ SÖYLÜYORUZ?
Tarih: 10.2.2020 12:42:34 / 1395okunma / 0yorum
Elif Filiz GÜNDEREN

 

Ellerimizi göğe açıp dua ederken Amin demeyi asla ihmal etmeyiz. Benzer şekilde Hıristiyan ve Museviler de Amen/Amon kelimesini kullanıyor. Amin kelimesi, Tek tanrılı dinlere mahsus bir kullanım. Sizce böyle bir benzerliğin aslı nereye dayanıyor olabilir? İbadetlerimizle yakından ilişkilendirdiğimiz amin kelimesinin kökeni nedir?

Dua ederken kullandığımız amin kelimesini bundan binlerce yıl önce Mısırda yapılan bir ayinde söyleniyor. Çok garip olmaz mı? Evet doğru duydunuz. Bizim el açıp dua ederken kullandığımız amin kelimesini bundan yüzlerce yıl önce Mısırlılar kullanıyordu. Milattan önce üç binlerde Mısır rahipleri ayinlerde amin diyorlar ve ibadetlerini bu söylemle tamamlıyorlardı.

Sami dillerinin hemen hepsinde aynı anlamlarda kullanılan amin kelimesinin Mısır tanrılarından Amon´dan kaynaklandığı iddiası ise en çarpıcı olanı. Bilindiği üzere, Mısır firavunları yaşarken ve öldükten sonra Tanrı vasfı kazanırdı. Mısır firavunlarından Amenofis´in Tanrılaşma çabası Amon/Amen isminin ondan sonra ki yüzyıllarda dini literatüre yerleşmesini sağladı. Gerçekten Amenofis, halkına her duanın sonunda adımı anacaksınız emrini vermiştir. Ondan sonra bu kullanım, gelenek halini almış, dualardan sonra Amon denilmeye başlanmıştır. Amenofis´in ölümünden sonra Mısırın baş tanrısı artık onun adıyla anılan Amon´dur. Amun ve Amona Mısırda bilinmeyeni bilen, güvenilir ve inanılır bir Tanrıdır. Grekler onu Zeus ile eş tutmuşlardır. Neticede Mısırlıların Tanrı Amon için atfettikleri amin kelimesi buradan kaynaklanır.

Yakın coğrafya da peygamberliğini ilan eden Musa peygamber, öncesinden gelen bu geleneği bozmamış Amen kelimesini kullanmıştır. Mısırın bulunduğu coğrafya ve kültür ile yakından temas halinde olan İbraniler için bu durum pek de şaşılacak gibi değil. Hıristiyanlar da amin kelimesini kullanmakta bir sakınca görmemiş kullanım günümüze kadar gelmiştir.

Kelime Kitab-ı Mukȃddesin bir çok yerinde geçmesine rağmen Kuran-ı Kerimde Amin kelimesine hiç rastlanılmaz. Ancak Hz. Muhammed´in Fatiha okunduktan sonra Amin diyiniz uyarıları, zamanla Kuran-ı Kerim her okunuşunda gelenek halini almıştır.

Türk Dil Kurumunun verdiği bilgiye göre, Amin; öyle olsun, Allah kabul etsin anlamında duaların arasında ve sonunda kullanılan bir söz olarak ifade edilir. Dinimizin ritüelleri arasında yer alan bu kelime diğer dinlerde aynı amaçla kullanılıyor. Fakat kelimenin kökeni konusunda ileri sürülen birkaç iddia var. Bunlardan biri, Amin kelimesinin Arapçaya Süryaniceden ve İbraniceden girdiğidir. Tüm Sami dillerinde amin kelimesi y-m-n kökünden geldiği düşünülerek bu iddiaya varılmıştır. Diğer bir görüşe göre,  Arapça güvenilir ve emin olmak, güvenmek anlamına gelen e-m-n kökünden türeyerek kullanılmıştır. Y-m-n kökünden gelen kelime, yani yemin anlamına gelen kelime ile benzer köktedir. Y-m-n; sağ, sağ el, bereket ve yemin anlamalarında kullanılır. Buradan hareketle kelimenin İbranice ve Süryaniceden gelmediği, Arapça kökenli olduğu ileri sürülmüştür.

Amin kelimesi Türkler islȃmiyete geçtikten sonra Türkçeye giren kelimelerden biri. Türk destanlarında dua etmek anlamında alkış kelimesi kullanılıyor. Amin kelimesi ettiğin olsun anlamında aytkanıñ bolsıñ/kelsiñ, yani aytmak/eytmek olarak, günümüz Türkçesiyle etmek kelimesine tekabül ediyor.

Sonuçlandırmak gerekirse eğer, kökeni Mısır´a kadar uzanan amin kelimesi, tek tanrılı dinlerin ritüelleri arasında yer almakla kalmamış, günümüze kadar varlığını korumuştur. Dolayısıyla artık amin kelimesi, tek tanrılı dinlerin ortak bir mirası sayılıyor. Bu kullanımın İslamiyet´te görülmesi yakın coğrafyaların kazandırdığı kültürel birlikteliğin getirisi olabileceği gibi, Hz. Muhammed´in tebliği üzerine gelenek haline gelmiş olabilir. Ayrıca, Peygamberin mevcut kullanımı zikretmesi bir tezat değil, aksine tek Tanrılı dinlerin ortak özelliklerinden ve coğrafyanın dil alışverişinden kaynaklanıyor. Binaenaleyh, yüzyıllar geçmesine rağmen kültürümüzde işlevselliğini halen koruyan kelime, vazgeçilmez unsularımızdan biridir.

Umarım ön yargılarınızı bir kenara bırakarak bu yazıyı okursunuz. Amin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
NUH´UN GEMİSİ, AĞRI DAĞI (25 Ocak 2020 - Cumartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

İlginç bilgiler 7
Yufka ile yapılan böreklerde tepsiye yaydığınız yufkaların üzerine eritilmiş margarin ve sütten oluşmuş karışımı dökerseniz böreklerinize ayrı bir lezzet katarsınız. Yufka ile yaptığınız böreklerin üstüne, böreği fırına vermeden önce bir yumurtayı, bir ş

Börek Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları