Nazan YAŞARBAŞ


Cennet kokusu ve meyvesi olan baba

Zordur özel bir çocuğun babası olmak.


Bir anne kadar emek ve fedakarlık gerektirir. Hem ruhen hem ekonomik olarak yorulursun. Diğer babalar eve ekmek götürme telaşındayken sen eczane eczane ilaç peşinde koşarsın. İş arkadaşların akşam eşiyle gideceği yerlerden bahsederken sen işten erken çıkıp çocuğunu rehabilitasyondan alma telaşındasındır. Diğer babalar çocuklarının spordaki başarılarından bahsederken senin aklında acaba çocuğum kriz geçirecek mi bugün düşüncesi vardır. Zordur özel bir çocuğun babası olmak. Yeri gelir çocuğunun krizi ile mücadele edersin, yeri gelir çocuğunun evde parçaladığı eşyaların yerine yenisini almaya çalışırsın. Yılbaşlarında, bayramlarda bir yere gitmeyi unutursun çoğu zaman. Eve son gelen misafirin kim olduğu ise aklından çoktan çıkmıştır. Eşinle bir başına kalmışsındır koca dünyada ama bir kere bile pes etmeyi düşünmezsin. Görürsün duyarsın oysaki boşanan, ayrılan, kaçan kocaları kızarsın onlara istemeden. Nasıl olurda yavrusunu bırakır diye. İsyan edesin gelir Tanrıya "NEDEN BEN, NEDEN BENİM YAVRUM" diye sorarsın bir cevap alamayacağını bildiğin halde. Zordur özel bir çocuğun babası olmak. Zor kabullenir insan çocuğunun özel olduğunu. Oysa doğmadan önce ne güzel hayaller kurarsın yavrunla yapacaklarınla ilgili. Şimdiyse kendini yavrun yaşasın diye doktor doktor gezerken bulursun. Öyle zordur ki özel bir çocuğun babası olmak anlatamazsın kimseye. Dışardan şen şakrak gözüken sen geceleri ağlarsın. Bazen eşinden yavrundan ayrı çalışman gerekir o işte en zorudur. O öyle zordur ki sabah acaba yavrumun ölüm haberini mi alacağım diye telefondaki mesajlara korkarak bakarsın. Gece gelen ve duymadığın aramaları görünce kalbin buz keser. Bazı babalar vardır ki yavrusunun büyüdüğünü telefonda izlemek zorunda kalır. Of öyle zor ki özel bir çocuğun babası olmak kimseye anlatamazsın. Gece kalkar yavrunun uyumasını izlersin. Tanrıya yalvarırsın benim canımdan al ona ver diye. O iyileşsin de ben ölürüm yeter ki dersin. Ama işe gittiğinde kimseye bir şey belli etmezsin. O en zorudur işte. Diğer babalar çocukları ile market market gezerken rehabilitasyonlar, hastaneler senin ikinci evin olmuştur. Biz ölürsek ona ne olur diye düşünürsün. Çevrendekiler kendini yıpratma derler sürekli. Sen içinden gülersin "başına gelmeyen bilemez" dersin. Zordur özel bir çocuğun babası olmak. Diğer babalar ev geldiğinde yavrusu boynuna sarılır, öper, babacım der. Senin yavrunsa dünyadan bihaber boş boş etrafa bakmakta, senin geldiğini bile fark etmemektedir. Ezberlemişsindir artık ilaçların isimlerini, prospektüslerini. Diğer babalar akşamları evlerinde çocukları ile TV izlerken sen çocuğunun sinir krizi geçsin diye ağlayarak onu tutar sarılırsın. Güçlü olmaya çalışırsın hani derler ya ERKEKLER AĞLAMAZ diye, oysa en çok erkeklerin ağladığını bilir her gün gizli gizli ağlarsın. Zordur özel bir çocuğun babası olmak çok zor...