Gidip Şu Musul´u Alalım!
Tarih: 19.9.2017 09:00:51 / 435okunma / 0yorum
Vahdet Nafiz AKSU

 

 

Türkiye´nin gündemini haklı olarak meşgul eden şu referandum meselesi sizin gibi benim de kafamı kurcalıyor günlerdir.

Bazı dostlar, “haklı infial ve itirazlarımızı dinlemeyip referandumu yaparlarsa Türkiye´nin Musul ve Kerkük´e girme hakkı doğar.” Düşüncesindeler. Benim de duygularımı okşuyor bu fikir, lakin aklım ‘dur hele biraz, düşün, sakin ol´ diyor.

*

Lozan Antlaşması´nda Musul sorunu çözüme bağlanmamıştı.

Bu konuda kaleme alınan kitaplarda detaylı şekilde anlatıldığı üzere  “görüşmeler uzayınca İsmet Paşa, konunun Türkiye ile İngiltere arasında çözülmesini önermiş; bu önerisi de taraflarca benimsenmişti.”

*

Bu karar uyarınca Musul konusundaki ilk görüşme 19 Mayıs 1924 günü İstanbul´da yapıldı. «Haliç konferansı» diye bilinen konferanstan sonuç alınamadı.

İngilizler Süleymaniye, Kerkük ve Musul kentlerini Türkiye´ye bırakmak istemiyorlar: “ Musul Kraliyet hükümeti için pek lazımdır.” Diyerek sözü kestirip atıyorlardı.

Sanki bizim için hiç lazım değildi…

*

Uğur Mumcu´nun “Kazım Karabekir Anlatıyor” adlı kitabında konuyla ilgili ilginç bir bölüm var:

Haliç konferansından önce Karabekir, yakın arkadaşı İsmet Paşa ile sık sık görüşüyordu.

Bir görüşmelerinde İsmet Paşa birdenbire: «Kâzım, Musul boş, şunu işgal ediversene...» demiş.

*

Karabekir, İsmet Paşa´ya şu cevabı vermiş:

-Bu hareket İngilizlere karşı ilansız bir harp demek olur. Oradaki kıtaları az da olsa tayyare kuvvetleri üstündür. (…)  Ben, kati olarak vazife kabul etmem. Size de tavsiyem bu uçuruma milleti sürüklemeyin.

*

Karabekir devam ediyor:

Fevzi Paşa´ya İsmet Paşa´nın bana Musul´u almayı teklif ettiğini, bunun daha önce de Gazi tarafından yapıldığını anlattım. Hayret etti ve bana şu cevabı verdi:

-Tuhaf şey! Benim böyle bir şeyden haberim yok. Bir harekât yapılacağı konusunda benimle bir şey görüşmemişlerdi.

Bu cevaba benim hayretim daha büyük oldu.

*

Anılardan anlıyoruz ki, Atatürk de aynı teklifi yapmış, git Musul´u al demiş Karabekir Paşa´ya… Misakımilli sınırları içinde bulunduğu halde Lozan´da sökülüp alınamayan bu güzel vatan köşeleri, anlaşılıyor ki Gazi´nin de içinde ukde olarak kalmıştı. Hatay gibi bir şekilde alınsın isteniyordu oralar da;  çabalar, netice vermeyen ‘özel harp´ faaliyetlerinden ibaret kaldı ne yazık ki.

Karabekir gibi ordunun bir bölümü askeri bir harekâtı ‘milleti uçuruma sürüklemek´ olarak görmüşlerdi o koşullarda.

Karabekir ‘ Bu işler böyle olmaz, keşke hilafeti erken kaldırmasaydık da siyasi ve diplomatik yolla alsaydık buraları´ görüşündedir.

*

 

Daha sonraki yıllarda da, ‘teenni ve ihtiyat hali´ hâkim bir tavır olarak kendini belli etti orduda.

Nitekim yıllar sonra rahmetli Özal ‘bir koyup üç alım´ diye celallenip, ‘Irak´a dalalım kaybettiğimiz yerleri alalım ‘dediğinde Genel Kurmay başkanımız istifa etmişti, bu niyeti devlet aleyhine görerek ve ordunun donanımının yetersizliğini gerekçe göstererek.

Tezkere konusunda da ordunun çekimser tavrı meclis kararında etkili olmuştu, hatırlarsanız. (Ordu´da darbe ve vesayet konusunda aynı teenni ve ihtiyat tavrını benimsemeyen ve müessir olan bir damar hep olagelmiştir, maalesef.)

*

Sebepler ne olursa olsun özbeöz vatan köşesi olan bu güzel Türk illeri ellere diyar oldu.

Dün İngilizler için pek lazımdı buralar, bugün ABD için…

*

25 Eylül´de yapılacak referandum bizi alıp getirdi bu meseleye.

Çünkü ilgili tüm tarafların kabul ettiği gibi Kerkük, Irak´taki referandumun en kritik kenti konumunda.

Referandumda ısrar eden ABD´nin koçbaşı Barzani´nin ana hedefi Kerkük´teki gücünü artırmak.

Referandumun, bir iç savaşa, hatta bölge ülkelerini içine çeken bir savaşa yol açabileceği kaygısı hâkim.

Baksanıza, tüm şer güçler ittifak halindeler; ateşle oynuyorlar, kukla ordular kuruyorlar, terör örgütlerine tır dolusu silahlar dağıtıyorlar, yetmiyor oyluyorlar.

Türklerin içi yanık, Türkmenlerin boynu bükük;  makul Kürtler,  Araplar şaşkın.

Daha net söyleyelim; Referandum sonrası eğer bir Kürt Devletinin kapısı açılırsa, oralarda yaşayan Türk unsurların bir katliam ve hatta soykırıma maruz kalma ihtimali yüksektir.

*

Türkiye dikkatli, Cumhurbaşkanımız milletin iradesi istikametinde kararlı.

Muhalefetin de tıpkı bir zamanlar Kıbrıs konusunda ve terörle mücadelede gösterdiği milli duruşu devam ettirmesi lazım.

Referandumun doğuracağı tatsız sürprizler karşısında Hükumeti yalnız bırakmamak bir vatan vazifesi.

Anahtar Kelimeler: Gidip, Musul, Alalım
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bunu Gerçekten Yapabiliriz (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah Şu İçimizdeki Tramp´lar (04 Eylül 2018 - Salı)
Şen Ol Köyüm Şen Ol Sende Nem Kaldı (28 Ağustos 2018 - Salı)
Bir Savaş mı Bu? (14 Ağustos 2018 - Salı)
Tuğlanın Altındaki Karıncalar (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Bugün Şehrimiz İçin Ne Yapacağız (31 Temmuz 2018 - Salı)
Kurucu Şehir Olmanın Haklı Gururu (24 Temmuz 2018 - Salı)
Vereceğimiz Bir Can, Vatana Millete Kurban! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
MANŞETLERE YAKIŞAN ERZURUM (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Seçen Seçilen İlişkisi (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Tabanıyassızadeler… (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Gülleri Soldu, Bülbüller Perişan (01 Mayıs 2018 - Salı)
Erzurum´un Seçimi (24 Nisan 2018 - Salı)
Erzurum Lisesi´ni Nasıl Bilirdiniz? (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Kaplıcada Erzurum´u Düşündüm (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜL KOKLUYOR EL BURUNLAR (02 Ocak 2018 - Salı)
İÇİMİZDEKİ KUDÜS (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Dilsiz Şeytan Olmamak Lazım… (12 Aralık 2017 - Salı)
AKILLI TELEFONUMU SEVİYORUM (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Ah Şu Metal Yorgunları (14 Kasım 2017 - Salı)
AK Partideki Değişim İradesi (31 Ekim 2017 - Salı)
MÜFTÜ KIYSIN NİKÂHIMI… (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ordun Seferde İse Eğer… (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİYASET VE DEĞİŞİM… (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gıda Sanayii Hep Gündemimizde Olmalı (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
BİZİM BİR HALİSE TEYZEMİZ VARDI... (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Ürünsüz Şehir, Yarınsız Şehir (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
SOHBET OLA BERİ GELE (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Bu Türkiyeliler Garipleri Dövücüler midir? (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İL BAŞKANI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
EFKAN ALA´YA YENİ GÖREV BEKLİYORUZ (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM SOSYAL MEDYA ATÖLYESİ (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM KİTAP FUARI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EĞİLMEZSEN, GÖLGEN BİLE DİK OLUR! (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUMLUNUN ELİ TUTULMAZ… (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANDIK MÜBAREK BİR KUTUDUR! (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
EVET´İN GÜÇLÜ AYAK SESLERİ… (14 Nisan 2017 - Cuma)
ERZURUM NEREYE, NASIL, NE ZAMAN? (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ, GEÇİLEMEYECEK! (20 Mart 2017 - Pazartesi)
NARMAN´IN PERİ KANATLARI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
 EVET (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEREDEN ÇIKARDIN ŞU ÇOBAN MESELESİNİ? (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İNSAN NASIL ÖLÜR BİLİR MİSİNİZ? (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
ERZURUM´UN TEŞVİKLE İMTİHANI (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
RAFLARDAKİ ERZURUM (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
GÖKYÜZÜNÜN MELEKLERİYLE BİR UZUN GECE (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
ŞU HEMŞEHRİ SERMAYE HALA NAZLANIYOR MU? (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Ankara´da Bir Dost Yemeği (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
8 ARALIK´TA ERZURUM GÜNLERİNDE BULUŞALIM (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
DİYANET ERZURUM İSLAM AKADEMİSİ (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Salatalık bir sebze değil, meyvedir.

İlginç bilgiler 7
Etin pişerken dağılmaması için suyuna birkaç damla sirke koyun. Etin suyunun berrak olması için üstünde oluşan köpüğü bir kevgir ile temizleyin.

Et Yemekleri Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları