Kuşlar İçin Taş Aramamaktayım!..
Tarih: 17.8.2018 08:01:06 / 1717okunma / 0yorum
Cahit Okçu

 

Gazeteci, yazar, şair, muharrir olmak kolay bir ülkenin kolaylıklarından. Kolalı birkaç cümle, yalaka küfesi taşımaya meyilli gündem yapanların istediği sonuç. Hoş görünme çabaları, ya da gagalar gibi klavye parmaklayanların hor intiba verme gayretleri, zeytin dalı bulamayınca taş taşıdığı günlerdeyiz. Korkutarak muhatap olmaya zorlamakla, yaltaklanarak muhatap olma arsında bir medya, bir bibibaalaliii!.. Ya iktidardan, ya muhalefetten nemalanmaktan başka hiçbir kaygısı  olmayan çıkartma redkidler o kadar çok ki. Sütçünün sabah bıraktığı şişeler büyük müyük gazete ve mahfillerde inek kıymeti taşımayacak süregelmelikle devam ediyor.

Bazıları ne yazsa olay. İsim ve makam yapmış, papağanı konuşturmaktan başka maharet beyan etmeyen sahiplik ukalalığı içinde, muhatap derdi yok..

Düşünün, o papağanı ormana atsanız, eser hikmeti kalır mı halden. Yazarlar tazı mantığıyla her kıpırtıya tilki, her sese keklik paniğiyle koşturup duruyor. Okuyan için çöplük karıştırmakla eş.. Arada itirazların rantları kesemediği, sanatın(!) ve saltanatın rahatını bozamadığı bir gerçek. Ya!.. Diyenler var elbet. Biri çıkıp, nasılsa bunları tirajlı gazetelerden okuyoruz, yaşadığımız yerden ne haber, diye serzeniş(lense) de, boş arabanın yokuş aşağı çilesine benzer duruşlardan öteye ne anlamı var?. Senin şehrinden hiçbir haber yok, seni yazmaya değmez, sen yağmur birikintisine bakıp saç taramakla kal, demekten başka cevabım yok bu sorulara. Senin şehrin su birikintisinde mola vermiş kervanların artıklarını karıştırmakta. Kuyrukçuluk, buyurdumculuk, oculuk buculuk. Sana ne denmişse onu yapmışsın. Takkeni nutukta fırlatmış bulamamışsın. Taran dur serçeler gibi su birikintilerinde. Sen zaten bbbaaaliii yazarına yakışmışsın?.. Küfredip kucağına bayıldığın gündemde uyuyorsun işte. Gazete gazete, kelime kelime yem döküyorlar su birikintilerinde, serçeler gibi kal diye. Tek beyazı yumurtası olan kuşlar gibisin. Acı kandırmanın kolaylığı bu çağın yegane özelliği ise önce senin şehrin çağdaş..

En kolayı dert edinmeyi bırakman. Tabağına düşen sinek en azından vızıldamıyor ya artık.

Bu şehir geri kaldı diyenlere, bir zamanlar doğunun ……..di diyenlere, bir zamanlar kiymet ve tavır abidesi, baktığı yeri yeşerten, bakmadığı yerde ot bitmeyen insanlar yaşardı bu şehirde demekten başka, ne desin bu fakir. Sorgulayacak yüreği kalmayanlar bbbaaaliii gibi karikatürleşir böyle. Burnu pinokyocudan, kulağı midastan, dili borazancıdan bir karikatür. Tek asliyeti tabya duvarları kadar mat olsa da, kara gözlerdeki bakışlar. Bir tek onları boyayamıyorlar işte. Bu şehir böyle işte. Ara bulmak için kargaşa çıkaran yazar muharrir tipinde insanlarla dolup taştı.

Tabidir ki disipline edildiğimiz düzende bizi sarhoş eden  her faktörü ve meydana gelen her olayı sebep sonuç ilişkisi içinde yorumlamalıyız. İnişli çıkışlı sistem olurda inişli çıkışlı fert yada cemiyet olamaz. Öncesinde fikir yada hayal, sonralarımızın maddesi, yada  sureti saymalıdır. Şikayetlerimize indirgenmemiz sonucu geri kalmakta hamlelerimiz.( “..İniş mükemmelden daha az mükemmele doğru gerçekleştiği halde çıkış mükemmel olmayandan mükemmele geçiş tarzında olduğu için zor gerçekleşmekte ve zaman almaktadır…/Farabi) Bu nefs içinde, yekun bir cemiyet vicdanı içinde aynı gerçek… Kuşlar hep gaga taşır.

Sonuçta bizde öteki şehirlerle birlikte doğduk. Sonuçta eşit ölçülerde …yatkın ve layıktık.

Ama dört sütunlu kubbemizden biri veya birileri çatlamış olmalı ki tedirgin ve bitap düştük.

Yağmur suları sızmaya başladı fırınlarımıza.

Teori, fikir, ahlak ve amel (aksiyon)…

Yakınmadan, bir zamanlar buyduk, şu olduk demeden,  bu dört sütünden hangisi eğilmeye başladı herkes bunu düşünmelidir.

Ben bir yerden başlayayım.. Akıldan maddeye inen  düzen içinde idare eden ve edilenler arasındaki uyum kayboldu. Fertten aileye, aileden şehre uyumumuz çatladı. Uyum disiplinsizliği,  aç insanın iskeletle tanıştırılması tipi sonuçlar.

Toplum olmanın en küçüğü şehir, en büyüğü  ülkedir.

Ülke şehri, şehir aileyi, aile şahsı arar. Ülke den sahsa aynı yürek atmazsa menfaatler uğruna esir ve köle olunur. Çünkü her nev başka bir neve muhtaçtır . Münasebetler mücadele tabiatlıdır. En kuvvetli en zayıftan başlar doymaya. İstismar ve istihdam siyah beyaz kadar uzak ama beyaz siyah kadar yakındır. Siyahı izaha beyazlar başlamaz mı. Öyle…

Her insan,  mükemmelleşme ihtiyacını topluluğu ile kazanır. Hiç dikkat ettiniz mi. Kuşlar  hep yoksul evler önünde  kümelenir. Ekmek kırıntısı deyin ne derseniz deyin. Bbbbibiali yazar çizeri de böyle.

Kırıntı nerdeyse orda.

Anahtar Kelimeler: Kuşlar, İçin, Aramamaktayım
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Tahakküm ve Sömürü… (16 Ağustos 2018 - Perşembe)
Kandiller Söndü Sönecek.. (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Gülü avucunda saklayanlar kurutur (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Üç Kötü, Bir İyi… (07 Ağustos 2018 - Salı)
Keseli iki ayaklılar (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gölgeler Kadar Soğuksa Yüreğin!.. (02 Ağustos 2018 - Perşembe)
Savunan Adam (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Uluyanlar ve Ulular (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Sallanan Şehir… (26 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ruhunu Kusanlar.. (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Deli Muhasebe!.. (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bir Diyara Yaslanmak…Vatan Demek… (14 Temmuz 2018 - Cumartesi)
Gölgeye Saplanan Haçlı Okları… (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Hamzahanede Gölge Damlayan Dallar… (10 Temmuz 2018 - Salı)
Simurga (Ankaya) El Sallamak (26 Haziran 2018 - Salı)
Yüreğini Adres Verenler (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Bir Kaç Güzel Gün İçin (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Güneşi Arayanlar? (19 Haziran 2018 - Salı)
Kına Rengi Taşlara… (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bozkır Ressamlarına.. (12 Haziran 2018 - Salı)
Yokuş Öksürükleri!.. (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Şey!.. (05 Haziran 2018 - Salı)
Günah (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Çöl Sulamak… (29 Mayıs 2018 - Salı)
Çalıntılar!.. (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Oysa… (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
Güneşin Avuçları!.. (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Var mısınız nehir olmaya!.. (08 Mayıs 2018 - Salı)
Felek!.. (07 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sular Biriktiği Yerde Kirlenmekte… (01 Mayıs 2018 - Salı)
Sen Türkülerini söyle.. (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
Bir Fantezi… (17 Nisan 2018 - Salı)
Kirpi Dikeniyle Mektup Yazmak… (13 Nisan 2018 - Cuma)
Derin Siyah… (10 Nisan 2018 - Salı)
Kaç kişi okur bu mektubu, bilmem!.. (27 Mart 2018 - Salı)
Leyleklerin Çayır Şurası… (02 Mart 2018 - Cuma)
Tüfekten Felsefeye… (20 Şubat 2018 - Salı)
Kısa Boylular!.. (06 Şubat 2018 - Salı)
Büyülü Yıllar… (30 Ocak 2018 - Salı)
Allahu ekber… (23 Ocak 2018 - Salı)
İşte Bu Bizim Hikayemiz… (16 Ocak 2018 - Salı)
Yeni Yıl, Eski Yarın.. (09 Ocak 2018 - Salı)
Tarifteki adreste olmayan Hayat… (26 Aralık 2017 - Salı)
Gerçekçi olmak, ‘Ne menem şey!..´ (05 Aralık 2017 - Salı)
Kar Yağıyor!.. (28 Kasım 2017 - Salı)
Sanki!.. (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Baba Bugün Dağlar yeşil Boyandı!.. (07 Kasım 2017 - Salı)
Hazzın Metafiziği… (24 Ekim 2017 - Salı)
Dolunayda Uyuyamam… (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Felsefenin Azad Ettiği Mahkum!.. (17 Ekim 2017 - Salı)
Yüreğini Adres Verenler (03 Ekim 2017 - Salı)
Kuyudaki uyku!.. (26 Eylül 2017 - Salı)
Gölgelerin Darası!.. (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Dergideki Şehir… (12 Eylül 2017 - Salı)
Bir Bir İnsan, Bin Bin Dünya… (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Kavak Maymunları… (22 Ağustos 2017 - Salı)
Kamyonculara… (08 Ağustos 2017 - Salı)
Dara mı ağır, yük mü?.. (25 Temmuz 2017 - Salı)
Ufuktan kovuğa… (18 Temmuz 2017 - Salı)
Guguk Kuşu Hilesi.. (11 Temmuz 2017 - Salı)
Hayal et!.. (04 Temmuz 2017 - Salı)
Günebakış!.. (20 Haziran 2017 - Salı)
Şey!... (06 Haziran 2017 - Salı)
Dağlar… (30 Mayıs 2017 - Salı)
Öykü bebek, Beril tebessüm… (23 Mayıs 2017 - Salı)
Okumak!.. Yalanı Azarlamak!.. (16 Mayıs 2017 - Salı)
Okumak!.. Benzeterek Yaşamak… (09 Mayıs 2017 - Salı)
Suskunluğun Yükü.. (02 Mayıs 2017 - Salı)
Her şeyden bir şeye!.. (25 Nisan 2017 - Salı)
Tarifteki adreste olmayan Hayat… (18 Nisan 2017 - Salı)
Müsait Zamanlarda Demokrat olmak… (11 Nisan 2017 - Salı)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güctedir.

İlginç Bilgiler 6
deneme deneme

deneme 4