Elif Filiz GÜNDEREN


Muhteşemden Yükselişe

Yiğidi öldür, hakkını yeme!


 

“Büyük Selçuklu Uyanış” dizisinde ‘Allahuekber’ nidalarının yankılandığı sahneler hakikaten büyüleyici! Tartışmasız bir oyunculuk ve doğru açılardan çekimin yanı sıra ses, aksesuar ve koreografinin birlikte harmanlandığı sahneler, Mel Gibson’un “Cesur Yürek” filmindeki savaş sahnelerini aratmayacak cinsten!

Muhteşem Yüzyıl ile dikkatleri üzerine çeken; ardından “Diriliş Ertuğrul”, “Büyük Selçuklu”, “Payitaht” ve “Piri Reis” gibi izleyici kitlesini ekranlara toplayan tarihi dizi ve filmlerde ilerleme kaydettiğimizi söyleyebiliriz. Keza bir dönem eleştirilere maruz kalan “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin bile hatırı sayılır derecede katkı sağladığı, tarihi dizilere olan açlığımızı hatırlattığı kanaatindeyim. Nitekim dizinin senaryosunda tarihi gerçeklik ile uyuşmayan noktaların olduğunu artık kabul ediyor ve biliyoruz. Hayatının büyük bir kısmını at üstünde, seferden sefere geçiren bir padişahın saray ve harem hayatının abartılarak sunulduğu ve dekor, kıyafet ve aksesuar konusunda da büyük hatalar yapıldığına tanık olduk. Ticari kaygının tarihten bir kesit anlatma çabasının önüne geçtiği dizi hakkında tarihçi İlber Ortaylı’nın yapmış olduğu açıklamayı: 'Tarihi anlatma gibi bir endişeleri yok” manidar buluyorum.

Devam edelim!

“Muhteşem Yüzyıl”dan sonra “Diriliş Ertuğrul” ile başlayan bu serüveni biraz daha irdelemek gerekiyor sanırım.

Dizinin belki de en sert eleştirilere maruz kaldığı hususlardan biri; savaş sahnelerinin evimizin arka bahçesinde üç beş insan ile çekiliyor izlenimi oluşturmasından kaynaklanıyordu. Ayrıca savaş aksesuarlarının yeterince gerçekçi olmadığı sahnelerde aynı oyuncuların benzer sahnelerde tekrar oynatılması, önceden yapılan dizi müziklerinin kullanılması ve tarihten kısmi kaymalar gibi durumlar izleyicilerin dikkatlerinden kaçmadı.

Bu konuda en son yapılan çalışmalara bakınca bir öncekinin diğerine ciddi kaynak ve tecrübe sağladığını ve yönetmenlerin giderek profesyonelleştiğini söyleyebiliriz. Nitekim “Piri Reis” ve “Uyanış Büyük Selçuklu” gibi yapımlarda bütçenin daha geniş tutulduğu, savaş sahnelerinin bir nebze daha gerçekçi olduğu görünüyor. Dahası oyuncuların kullandıkları aksesuar ve giysilerin Türk örf, adetlerine uygunluğu da dizinin tarih danışmanlarının bu konuya itina ettiklerini kanıtlıyor.

Ancak o dönemlerde bir kıyafet dikiminin uzun bir zaman aldığı, basit yöntemlerle ve elle dikildiğini düşünecek olursak eğer, dizilerde kullanılan kostümlerin günümüz tekstil ürünlerinin içerdiği kusursuz dikiş, biye ve detaya sahip olması gözlerden kaçmıyor. Pek tabii, Türklerin Orta Asya’dan itibaren kadın ve erkek kıyafetleri konusunda oldukça çeşitli ve detaycı olduğunu yazılı kaynaklardan ve arkeolojik verilerden biliyoruz. At üstünde savaşan bir ulusun günlük yaşamına uygun tasarlanmış deri, kumaş ve metalden oluşan üç ya da daha fazla giysinin üst üste giyildiği bu kıyafetler başlık ve kemerler ile tamamlanıyor.

Bu noktada Hollywood sinemasının hata kabul etmez kusursuzluğu bizim için bir ölçüt oluşturmalı mı, evet! Kaldı ki Hollywood sinemasının kostümler ve giysi konusunda aylar öncesinden uzun bir çalışma ve özveriden sonra perdeyi araladığını biliyoruz. Dünyanın birçok yerinden en yetkin uzmanlar ile çalışan Hollywood’un bu konuda Türkiye’den dahi uzmanlar ile çalıştığını,” Hobbit”, “Karayip Korsanları”, “Game Of The Thrones”, “Peter Pan”, “Star Wars”, “Allattin” gibi birçok film için kostümlerin ve kumaşların İstanbul Kapalı Çarşıdan seçildiğine şahit olduk. Benzer şekilde Türkiye’de çekilen “Ayda”, “Cep Herkülü”, “Katül Amera”, “Kuruluş Osman”, “Diriliş Ertuğrul” gibi filmlerin kostümlerinin Kapalı Çarşıdan temin edilerek hazırlandığını söylemek gerekir.  

Bu gün, bir dönemin hatalı senaryo, düşük bütçeli dekorasyon ve giyim kuşamına kıyasla yurt dışına açılan tarihi film ve dizilerin ülkemizde çekildiğini yineleyerek, ilerleyen zamanlarda daha profesyonel bir dokunuşla tarihi doğru öğretme ve sevdirme çabasının ön planda olduğu, gelişmiş sinema teknolojisinin kullanıldığı kaliteli tarihi dizi ve filmlerin yapılmasını umut ediyoruz.