RAFLARDAKİ ERZURUM
Tarih: 16.1.2017 08:40:56 / 1467okunma / 0yorum
Vahdet Nafiz AKSU

 

 

Orta ve üst gelir gruplarının suyolu ettiği süpermarketlere sanırım birçoğunuz belli aralıklarla uğruyorsunuz.

Benim de yolum düşüyor tabii ki ara sıra.

Rengârenk raflarda yerlisiyle, ithaliyle binlerce ürün birer tüketim misyoneri gibi “Al beni, al beni, sepetine at beni” diye gülümsüyor gezinenlere.

Ne zaman elimizde sepet, önümüzde alış veriş arabası yaklaşsam raflara, hayalimde şu cümle ışıklı levhalar gibi yanıp sönmeye başlıyor:

“Ne zaman bu raflarda üzerine ‘üretim yeri: Erzurum´ yazan ürünler göreceğim!

***

Mesela gıda reyonlarında…

Pasinler´imizin o leziz patatesinden yapılmış, çocukların bayıldığı cipsler.

Tortum´umuzun kömeleri, cevizli pestilli sucukları…

Meyveli ürünleri.

Olur´umuzun pekmezleri.

Envayı çeşit kavurmalar, peynirler, sucuklar.

Kuşburnu marmelatları, ay çiçeği paketleri.

Petek petek ballar.

Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler.

Siz uzatın listeyi, unuttuklarımı ekleyin.

***

Sonra geçin ileri teknoloji ürünlerinin sergilendiği bölümlere.

Tekstile, giyime.

Orada da yerel markalarımız gülümsesin bize.

***

Bunları boş hayaller saymayın.

Hepsi mümkün, olabilir şeyler.

Ayağı gerçeğin sağlam betonuna basan düşler.

Yerel özellik taşıyan civil peyniri, kadayıf dolması, su böreği gibi yiyecek maddelerinin bile temiz ve güvenilir bir şekilde pazarlanabilmesi halinde önemli bir Pazar payı elde edileceğimize hiç kuşku yok.

İç ve dış piyasalara açılma çabalarının sadece yerel mutfak ürünleriyle sınırlı kalmayıp, imalat sektörünü de kapsayacak kapasiteye ulaşması en büyük dileğimiz.

***

Dericilik, hayvansal ürünler yan sanayisi gibi birçok sektörün yatırım yapmasına çok elverişli bir ortam mevcut şehrimizde. Öncelikli olarak hemşehri sermayenin bu alanlarda yatırım yapmak üzere Erzurum´u seçmesi kendi çıkarlarına olacaktır. Sigorta, stopaj ve benzeri teşvik unsurları uygulanırken, ucuz iş gücü mevcutken bu alanda yeterli canlılığın sağlanamayışı üzerinde daha ciddi şekilde durulmalı bence.

***

Şehrimizdeki işletmeleri katma değeri yüksek, markalı ürün üretimine yöneltemezsek ne işsizlik sorunumuzu çözebilir, ne de şehrin ekonomik canlılığını sağlayabiliriz.

***

Bu açıdan baktığımızda, yerel ürünlerin markalaşma ihtiyacı, ekonomik gündemimizin bir numaralı maddesi haline gelip oturuyor.

Bir yandan hizmet sektörüne verdiğimiz önemi sürdürürken, diğer yandan yerel Kobilerimizi yurt içinde ya da yurt dışında marka olabilmiş, ürününü tanınmış ve güvenilir bir marka haline getirmiş firmalar haline getirmeye çalışmalıyız.

Aksi halde “Erzurum Günlerinde” bile, stantlarda sergileyecek yeterli yerli ürün bulunmayan bir şehir manzarasından kurtulamayız.

***

Bakın önümüze tarihi bir fırsat koydu Hükumetimiz.

Üreten ekonomi anlayışıyla Erzurum´u cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan teşvik programını iyi değerlendirmeliyiz.

***

Yerel ürünlerimizin iç ve dış pazarda tutunabilmesi için kendi markalarımızı yaratmak ve markalaşmayı teşvik etmek çok meşakkatli bir iştir evet, ama tek çıkar yol da budur!

Anahtar Kelimeler: RAFLARDAKİ, ERZURUM
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bunu Gerçekten Yapabiliriz (11 Eylül 2018 - Salı)
Ah Şu İçimizdeki Tramp´lar (04 Eylül 2018 - Salı)
Şen Ol Köyüm Şen Ol Sende Nem Kaldı (28 Ağustos 2018 - Salı)
Bir Savaş mı Bu? (14 Ağustos 2018 - Salı)
Tuğlanın Altındaki Karıncalar (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Bugün Şehrimiz İçin Ne Yapacağız (31 Temmuz 2018 - Salı)
Kurucu Şehir Olmanın Haklı Gururu (24 Temmuz 2018 - Salı)
Vereceğimiz Bir Can, Vatana Millete Kurban! (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
MANŞETLERE YAKIŞAN ERZURUM (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
Seçen Seçilen İlişkisi (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Tabanıyassızadeler… (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Gülleri Soldu, Bülbüller Perişan (01 Mayıs 2018 - Salı)
Erzurum´un Seçimi (24 Nisan 2018 - Salı)
Erzurum Lisesi´ni Nasıl Bilirdiniz? (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Kaplıcada Erzurum´u Düşündüm (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
GÜL KOKLUYOR EL BURUNLAR (02 Ocak 2018 - Salı)
İÇİMİZDEKİ KUDÜS (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Dilsiz Şeytan Olmamak Lazım… (12 Aralık 2017 - Salı)
AKILLI TELEFONUMU SEVİYORUM (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Ah Şu Metal Yorgunları (14 Kasım 2017 - Salı)
AK Partideki Değişim İradesi (31 Ekim 2017 - Salı)
MÜFTÜ KIYSIN NİKÂHIMI… (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Ordun Seferde İse Eğer… (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
SİYASET VE DEĞİŞİM… (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gıda Sanayii Hep Gündemimizde Olmalı (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Gidip Şu Musul´u Alalım! (19 Eylül 2017 - Salı)
BİZİM BİR HALİSE TEYZEMİZ VARDI... (28 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Ürünsüz Şehir, Yarınsız Şehir (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
SOHBET OLA BERİ GELE (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Bu Türkiyeliler Garipleri Dövücüler midir? (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İL BAŞKANI (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
EFKAN ALA´YA YENİ GÖREV BEKLİYORUZ (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM SOSYAL MEDYA ATÖLYESİ (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUM KİTAP FUARI (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
EĞİLMEZSEN, GÖLGEN BİLE DİK OLUR! (01 Mayıs 2017 - Pazartesi)
ERZURUMLUNUN ELİ TUTULMAZ… (24 Nisan 2017 - Pazartesi)
SANDIK MÜBAREK BİR KUTUDUR! (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
EVET´İN GÜÇLÜ AYAK SESLERİ… (14 Nisan 2017 - Cuma)
ERZURUM NEREYE, NASIL, NE ZAMAN? (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ, GEÇİLEMEYECEK! (20 Mart 2017 - Pazartesi)
NARMAN´IN PERİ KANATLARI (06 Mart 2017 - Pazartesi)
 EVET (27 Şubat 2017 - Pazartesi)
NEREDEN ÇIKARDIN ŞU ÇOBAN MESELESİNİ? (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
İNSAN NASIL ÖLÜR BİLİR MİSİNİZ? (06 Şubat 2017 - Pazartesi)
ERZURUM´UN TEŞVİKLE İMTİHANI (30 Ocak 2017 - Pazartesi)
GÖKYÜZÜNÜN MELEKLERİYLE BİR UZUN GECE (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
ŞU HEMŞEHRİ SERMAYE HALA NAZLANIYOR MU? (26 Aralık 2016 - Pazartesi)
Ankara´da Bir Dost Yemeği (12 Aralık 2016 - Pazartesi)
8 ARALIK´TA ERZURUM GÜNLERİNDE BULUŞALIM (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
DİYANET ERZURUM İSLAM AKADEMİSİ (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:43 07:28 12:27 14:51 17:09 18:41
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
Kurabiye hamurunun elinize yapışmasını istemiyorsanız ellerinizi soğuk suyla ıslatıp kuruladıktan sonra kurabiyeye şekil verin. Kurabiyelerin zamanla sertleşmemesi için yanlarına bir-iki dilim kabuklu elma koyarak saklayınız. Elmanın yayacağı nem sayesin

Kurabiye - Bisküvi Tarifleri İle İlgili Püf Noktaları