Menü Erzurum Günebakış
Abdurrahman ZEYNAL

Abdurrahman ZEYNAL

Tarih: 23.03.2026 18:00

ÇANAKKALEDE SAVAŞAN ERZURUMLULAR

Facebook Twitter Linked-in

Osmanlını son dönemlerinde Çanakkale Boğazı tahkim edilmiş, boğazın muhtelif yerlerine tabyalar yapılmış adlarını devrin padişah isimlerinden almış ve Birinci Dünya savaşında destan yazan Mehmetçikler tarafından bütün dünyaya Çanakkale geçilmez dedirtmiştir.
İşte Erzurum'un Çanakkale ile ilgili benzerliği burada başlamakta ikisi de kilit rolü üstlenmektedirler. Öyle değilmi Mecidiye, Hamidiye, Aziziye tabyaları aynı isimlerle anılmaktadır. Tek Farkları Erzurum'daki tabyalar mekân olarak büyüktür.
Böyle muazzam savunma hattında görev alanlardan biriside Edirne Müdafii Şükrü Paşadır. Ancak Şükrü Paşa savaşta değil II. Meşrutiyetin ilanından sonra Ferikliğe yükseltilmiş ve Çanakkale Boğazı Muhafızlığına tayin edilmiştir. Şükrü Paşa 1912 yılına kadar bu görevini sürdürmüş ve Balkan savaşı çıkınca Edirne savunması için buraya gönderilmiştir.
Planları önceden hazırlanmış, paylaşılacak topraklar belirlenmiş, yıkılacak imparatorluklar hedef seçilmiş “bir damla petrolün bir damla kandan” önemli olduğu vurgulanmış ve yirmi milyondan fazla insanın can verdiği; Saraybosna’da Sırplı Prensin öldürülmesiyle başlayan dünyayı alev ve ateşe atan Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başladığında Erzurum'dan bölgeye asker sevk edilmiştir..
Almanya, Avusturya Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu bir cephe, İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya bir cephede yer alarak savaştılar.
Osmanlı İmparatorluğu 3 kıta, yedi cephede savaştı. 2 milyondan fazla şehit verdi. 9 milyon kilometre kare toprak kaybına uğradı. Kayıplarımız hadsiz ve hesapsızdı. Savaşın başlarında kazandığımız Kutul- Amere, Çanakkale savaşları var ki dünya tarihine kahraman Mehmetlerimiz tarafından kanla yazıldı.
Abdülhamit Han’ın uzun çabalarıyla yetiştirdiği üniversiteli, liseli gençlerden kurulu bir okumuşlar sınıfının vatan müdafaası uğrunda tüketildiği bir savaştı. Dile kolay toplam kaybımız Çanakkale’de 255.000 idi.
Çanakkale’de savaşan, şehit düşen, esir düşen ve gazilerimiz bütün imparatorluk coğrafyasından gelmiş canlarını ortaya koymuşlardı.
Bu savaşta her yerden olduğu gibi Erzurum’dan da gidip savaşanların sayısı da binleri bulurken Çanakkale’de şehit düşen askerlerimizin sayısı da 937 civarında idi. Çanakkale komutanlığının verilerine göre bu savaşta en çok Kastamonulu sonrada Erzurumlular kayıp vermişlerdir.
TRT Çanakkale ile ilgili bir belgesel hazırlarken Erzurum’a geldiler. Aradıkları Çanakkale’de savaşanların ikinci veya üçüncü kuşaktan akrabalarıyla söyleşi yapıp yayınlamaktı. Ancak o günlerde ne yazık ki bu isimleri bulamadık. Geçen zaman içinde sorup araştırmalarım sonucu şehit olan birkaç Erzurumlunun ismini bulabildim. Bu isimler 
Pasinler nüfusuna kayıtlı Rıza oğlu 1892 doğumlu Durak, 
Tekman nüfusuna kayıtlı Mehmet oğlu Halil, 
Merkez nüfusuna kayıtlı 1890 doğumlu Aziz oğlu Coşkun, 
Hınıs nüfusuna kayıtlı 1890 doğumlu Mehmet oğlu Halil, 
Aşkale nüfusuna kayıtlı 1886 doğumlu Halil oğlu Ali, 
Tortum nüfusuna kayıtlı Ahmet Oğlu 1890 doğumlu Ali,
Erzurum Nüfusuna kayıtlı Abdullah Oğlu 1893 doğumlu Ali
Erzurum Doğumlu Teğmen Cemal Gürsel
Hasankale doğumlu Hafız Faruk Kaleli Efendi
Erzurum doğumlu Reşit oğlu 1890 doğumlu Süreyya Resuloğlu
Erzurum Erinkar köyü doğumlu 1894 doğumlu Salim Hanılcı
Yerlisu (Konk) köylü iki kardeş Hafız Muğdat kardeşi Mehmet Çavuş
Ömer Nasuhi Bilmenin kardeşi İbrahim Ruhi
Tepe köylü iki kardeş 
Erzurum Tortum 1890 doğumlu Ahmet Oğlu Ali, 
Erzurum 1893 Erzurum Abdullahoğlu Ali 
Olur ilçesi Altunkaya köyü 1308 doğumlu Hüseyin oğlu Burhan. Piyade er rütbesi ile savaşmış Domuzderesi mevkiinde 9/5/1331 tarihinde şehit düşmüştür. 
Olup şehitliklerde isimleri mermer üzerine yazılanlardandı.
Bu savaşa yaklaşık 900 Erzurumludan bir kısmı bu savaşa katılanlardandı.
Merkez Yerlisu köyünden Çanakkale’de Şehit düşen iki erin hikâyesini köyün yerlisi ve de akrabası olan 
Hakkı Keskiden iki yıl önce dinledim
Hacı Hakkı amcamız derki: Babamın halası Hatice bibi vardı (biz çocukken onu gördük) iki oğlu Çanakkale savaşına katılır
Ağabeyi Mehmet Çavuş cephede çok başarılı bir şekilde kahramanca savaşır, kendisine başarısından dolayı üst terfi rütbe verilir
bu emir birliğine ulaşınca bakarlar ki Mehmet Çavuş üç gün önce şehit düşmüştür........
Diğer kardeş Hafız Muğdat oda ağabeyi gibi şehit olur. Ailede başka erkek olmadığı ve de askere bekar gittiklerinden ocakları kapandı dedi.....
Hacı amcamız....
Süreyya Resuloğlu, Yavuz Resuloğlu'nun dedesi de savaşanlar arasındadır.
Ömer Nasuhi Bilmenin kardeşi İbrahim Ruhi (Yümni),Tepe Köylü..
Cemal Gürsel, Çanakkale, Filistin, Suriye ve Kurtuluş savaşlarında yer aldı.
1914 ve 1917 yılları arası topçu teğmen olarak Çanakkale'de 1. Topçu Alayı'nın 1. Bataryası'nda savaştı. Çanakkale Savaşı sonrası, 1 Eylül 1917'de 41. Tümen Obüs Bataryası Komutanlığı'na atanarak Filistin Cephesine gönderildi. Filistin ve Suriye cephesindeki bütün savaşlarda 41. Alay'ın 5. Bağımsız Batarya olarak görev aldı. İngilizlere Gazze cephesinde 19 Eylül 1919'da esir düşerek Mısır'da iki yıl esir kaldı.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —