Haritalar, insanlığın dünyayı anlama ve düzenleme çabasının en eski araçlarından biridir.Ancak tüm teknik gelişmelere, uydu görüntülerine, dijital haritalara rağmen hâlâ haritalarda yer almayan, işaretlenmeyen, hatta bilerek görünmez kılınan birçok yer vardır. “Haritalarda olmayan yerler” ifadesi bu kez bir duyguya değil, doğrudan fiziksel gerçekliğe karşılık gelir.Dünyanın farklı bölgelerinde resmî haritalarda adı geçmeyen yerleşimler bulunur.Bunlar kimi zaman plansız büyümüş gecekondu mahalleleri, kimi zaman göçle oluşmuş geçici yaşam alanları, kimi zaman da siyasi, ekonomik ya da askerî nedenlerle görünmez kılınmış bölgeler olur. Bu yerler fiilen vardır; içinde insanlar yaşar, çocuklar okula gider, hayat devam eder. Ancak harita üzerinde yok sayılırlar.
Bazı köyler idari düzenlemelerle başka yerleşimlere bağlandığı için isimlerini kaybeder.Bazı mezralar nüfus azlığı gerekçesiyle resmî kayıtlardan çıkarılır.Oysa bu kararlar alındıktan sonra da insanlar orada yaşamaya devam eder. Haritalar güncellenir, tabelalar sökülür ama mekân ortadan kalkmaz. Sadece görünmez olur.
Haritalarda olmayan yerler bazen bilinçli bir tercihin sonucudur. Askerî bölgeler, güvenlik gerekçesiyle işaretlenmez. Mülteci kamplarının bir kısmı geçici kabul edildiği için haritalara eklenmez. O “geçici” olan yerler ise yıllarca varlığını sürdürür. Haritada yoktur ama gerçek hayatta binlerce insanın evidir.
Dijital haritalar bu durumu değiştirmiş gibi görünse de aslında sorun devam eder.Harita uygulamalarında adresi bulunamayan mahalleler, “bilinmeyen yol” olarak işaretlenen sokaklar, sistemde tanımlı olmadığı için navigasyonun durduğu noktalar hâlâ vardır. Teknoloji ilerledikçe kapsama alanı genişler ama eşitsizlik ortadan kalkmaz.
Bir yerin haritada yer almaması, o yerin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Aksine çoğu zaman tam tersini gösterir. Haritalarda olmayan yerler genellikle altyapıdan yoksun, kamusal hizmetlere erişimi sınırlı, resmi ilgiden uzak alanlardır. Görünmemek, çoğu zaman ihmal edilmenin ilk adımıdır.
Bu durum yalnızca küçük yerleşimlerle sınırlı değildir. Büyük şehirlerin içinde bile haritada adı geçmeyen geçitler, merdivenler, sokak araları bulunur. Resmî planlarda yoktur ama şehir hayatının işleyişinde önemli bir rol oynar. İnsanlar oradan geçer, kısayol olarak kullanır, gündelik yaşamın parçası haline getirir.
Sonuçta haritalar, dünyayı olduğu gibi değil, seçerek gösterir. Ne gösterileceğine, neyin dışarıda bırakılacağına karar verir. Bu nedenle haritalarda olmayan yerler, sadece coğrafi değil, aynı zamanda idari ve toplumsal bir meseledir. Fiziksel olarak var olan bir yerin kayıtlarda yok sayılması, mekânın değil, bakışın eksikliğidir.
Haritalar güncellenebilir. Yer isimleri eklenebilir. Ama bir yerin haritada görünür olması, çoğu zaman ancak orada yaşayanların varlığının kabul edilmesiyle mümkündür.