Emine Tugay

Tarih: 11.02.2026 15:57

Tanışmak: Hayatın En Kadim Yolculuğu

Facebook Twitter Linked-in

Tanışmak, ruhlar âleminden başlayan, Kâlû Belâ’ya uzanan kadim bir yolculuktur. Dünya hayatında ise bu yolculuk doğumla başlar. İnsan, doğduğu andan itibaren hiç görmediği yüzlerle karşılaşır, hiç duymadığı sesleri duymaya başlar. Herkesin alışık olduğu, çoğu zaman fark etmediği pek çok şeye şaşkınlıkla bakar.
Her tat yeni bir tanışma, her renk yeni bir buluş, her görüntü yolculuğumuza yeni bir ahenk katar. Masumiyet, her şeyi güzel kılar; hayatı saf ve berrak bir yerden görmemizi sağlar.
Zaman geçtikçe masumiyet yerini farkındalığa bırakır. Büyüdükçe bazı renklerin karanlığını, bazı kokuların zehrini, bazı güzelliklerin arkasında baska yüzler saklandığını görürüz. İşte bu yüzleşmenin adına tecrübe deriz. Çünkü bu yolculukta en çok ona ihtiyaç duyarız.
Allah bize önce güzeli, sonra çirkini; önce iyiliği, sonra kötülüğü gösterir. Zira hayat bir imtihandır ve imtihanın dili tecrübedir. Yaş ilerledikçe yollar daha kavisli, daha engebeli hâle gelir. Çünkü burası, Hz. Âdem’in gönderildiği bir imtihan dünyasıdır.
Bir yolculuğun sonunda tanıştıklarımızın özeti olur hayat. Mutluluklar kadar “iyi ki”ler, “keşke”ler ve pişmanlıklar da bu özette yer alır. Tanışmalar iyidir; asıl olan, bizim nerede ve nasıl durduğumuzdur.  Bu hafta itibariyle; hayata, insana, tanışmalara ve durduğumuz yere dair küçük ama derin paylaşımlar yapmaya çalışacağım. Çünkü inanıyorum ki hayattaki en güzel şeyler, hep doğru tanışmalarla başladı. Mevlânâ’nın Şems’le, Yunus Emre’nin Tapduk Emre’yle tanışması gibi…
Her hafta bu köşede, hayat yolculuğuna birlikte küçük adımlarla eşlik etmek dileğiyle…
Umarım bu yolculukta  tanıştığımıza memnun oluruz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —