Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde bulunan Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi'nde eğitim alan kadınlar, aşçılık atölyesinde elde ettikleri başarıyla Diyarbakır Gurme Fuarı'nda 5 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde faaliyet gösteren Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi, kadınlara yönelik çok sayıda eğitim ve sosyal imkan sunuyor. Merkez bünyesinde aşçılık atölyesi başta olmak üzere Kur'an-ı Kerim kursu, kuaförlük atölyesi, okuma-yazma sınıfı, el sanatları atölyesi, fitness salonu, kütüphane, konferans salonu ile çocuk bakım ve oyun odası bulunuyor. Aşçılık Atölyesi'nde eğitim alan kadınlar dünya mutfağı başta olmak üzere birçok yemek tarifi üzerine hem teorik hem de uygulamalı eğitim alıyor. Atölyede eğitim gören kadınlar, katıldıkları Diyarbakır Gurme Fuarı'nda önemli bir başarıya imza atarak 5 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.
Kadınlar yöresel yemeklerin yapımını öğreniyor
Aşçılık kursu öğreticisi Selma Uruç, şu an 20 öğrencisinin olduğunu söyleyerek, "Yiyecek içeceğe dair her şeyi yapıyoruz. Şerbetlerden tutun tatlılara, baklavasından kadayıfına kadar hepsini orijinal şekilde, tam ustasından öğrenildiği gibi yapıyoruz. Çöreğinden, böreğinden, pastalarına kadar yiyecek içecek alanındaki her şeyi öğretiyoruz. Diyarbakır'ın coğrafi işaret almış bütün yemeklerini ve yöresel yemeklerini yapıyoruz. Hatta sadece Diyarbakır değil, bütün yörelerin yemeklerini de yapıyoruz. Amacımız, bütün öğrencilerimize ister Diyarbakırlı olsun ister olmasın bu yemekleri öğretmek, tattırmak ve sevdirmek. Bununla ilgili çok güzel örnekler de yaşadık. Mesela kursiyerlerimizden biri buralı değildi ve kuru sebze meftunesini hiç yememişti. Bir gün burada yaptık, 'Hocam çok güzel' dedi. Sonra Gurme Fuarında bir yarışma oldu. Ben de ona 'Sen bunu yap' dedim. Burada onu eğittik, nasıl yapıldığını gösterdik ve o yemekle yarışmaya katıldı. Sonuçta altın madalya aldı. Diğer kursiyerlerimden toplamda 5 kursiyerim de gümüş madalya aldı. Hepsi Diyarbakır yemekleriyle yarışmaya katıldılar. Çok güzel bir sonuç oldu, çok güzel bir dönüş aldık. Tabii ki çok gururluyum, çok mutluyum. Her yerde yetiştirdiğim kursiyerlerim gerçekten beceriklidir" dedi.
Atölye kursiyerlere iş kapısı açıyor
Burada sadece yemek öğretmediklerini, kursiyerlerin kalbine de dokunduklarını, ailelerine de dokunduklarını ifade eden Uruç, şu ifadeleri kullandı:
"Bir aile gibi oluyoruz. Hepsinin çocukları benim çocuklarım gibi oluyor. Hepsi benim kardeşlerim, kızlarım gibi. Bu yüzden birbirimizden daha fazla verim alıyoruz. Aralarında iş yeri açanlar var, iş yerlerinde çalışanlar var. Özellikle tatlıcılık ve restoran işletmeciliği sektöründe birçok arkadaş benden eleman istiyor. Yetiştirilmiş eleman talep ediyorlar. Ben de kursiyerlerimizi yönlendiriyorum. Şu anda birçok kursiyerimiz iş yerlerinde çalışıyor, evlerine ekmek götürüyor ve kendi ayakları üzerinde duruyor. Bu da beni çok mutlu ediyor, gururlandırıyor. Biz zaten sık sık alan taramasına çıkıyoruz. Evlerinde oturan kadınlarla konuşuyoruz. Kimisi 'Eşim izin vermiyor', kimisi 'Bu saatten sonra ne yapacağım' diyor. Biz onlara dokunuyoruz ve her şeyi anlatıyoruz. 'Evet, evlenmişsiniz, çoluk çocuğunuz var ama hayat bitmiş değil. Hayat sadece bundan ibaret değil' diyoruz. 'Kursa gelin' diyoruz. Kursa geliyorlar ve burada sadece yiyecek içecek öğrenmiyorlar. Her şeyi öğreniyorlar."
Diyarbakır yemeği ile yarışmada 1'inci oldu
Gurme Fuarında altın madalya alan Arzu Demirtaş, Diyarbakırlı olmadığını fakat altın madalyayı Diyarbakır'ın tescilli yemeğini yaparak kazandığını aktardı. Demirtaş, "Hocamızla şans eseri tanıştık. Buranın yemeği olan kuru sebze meftunesini yarışma için çıkardım. Tabii önce hocamız bana öğretti, ben de o şekilde yaptım. Altın madalya aldım. Yemeğim de çok beğenildi. Hocamız burada farklı şekilde baklava yapmayı, su böreği yapmayı, hepsini tek tek bize öğretiyor. Daha önce herkes tabii ki evinde yapıyor ama buradaki gibi püf noktalarını bilmiyordum. Pasta yapımıdır nasıl açacağımızı, nasıl keseceğimizi, nasıl bir yağlama yapacağımızı bütün teknikleri tek tek bize öğretiyor. Buradan hocama çok teşekkür ediyorum. Eğer bu şekilde eğitimime devam edersem, ben de hocamız gibi bir hoca olmak istiyorum. Öyle bir hedefim var. Kadın olmak sadece evde oturmak değil, sadece çocuk bakıp çocuk doğurmak da değil. Çocuklarla birlikte her şeyi yapabiliriz, her şeyi başarabiliriz. Tabii arkada eşlerimiz bizi desteklerse. Çünkü çoğu kişinin eşi desteklemiyor, bu tarz şeylere izin vermiyor. Ama eğer eşiniz destekçi oluyorsa evde oturmanıza gerek yok. Çocuklarınız bile varsa bu tarz yerlere gelip eğitim alabilir ve ileriye dönük adımlarınızı sağlam bir şekilde atabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Kars yöresine ait Hangel yemeği yapıp gümüş madalya alan Eylem Özden ise, "Tabii ki her kadın her şeyi bilmiyor. Biz geldik buraya ve burada birçok şeyi öğrendik. Bilmediğimiz şeyler de vardı tabii ki ama hocamızın sayesinde onları da öğrendik. Mesela yaş pasta yapmayı bilmiyordum, onu öğrendim. Baklava yapmayı bilmiyordum, onu öğrendim. Yani çok şey öğrendik. Kadın isterse her şeyi yapar. Kadınlar güçlüdür" diye konuştu.
Gümüş madalya alan Suriye uyruklu öğrenci Mizgin Öter de kursta hemen her şeyi öğrendiğini dile getirdi. Öter, "Tatlı yapmasını hiç bilmiyordum. Burada her şeyi öğrendim. Hocalarımızdan çok memnunum. Ben Suriyeliyim bu kursa geldim ve artık Türk mutfağı ve tüm yörelerin yemeklerini yapabiliyorum. Gümüş madalya aldım. Tüm kadınlara sesleniyorum. Ne istiyorsanız yapın, başarılı olursunuz."
